1 Mayıs 2026 Cuma

DÜNYA HAYATI, HAC YOLCULUĞU GİBİDİR


قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : تَعَجَّلُوا إِلَى الْحَجِّ يَعْنِي الْفَرِيضَةَ فَإِنَّ أَحَدَكُمْ لَا يَدْرِي مَا يَعْرِضُ لَهُ. (حم)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : فرض حجى أدى أتمكده عجله أدينز . زيرى سزدن هيجبرينز ، باشنه نه كلجكنى بله مز . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, buyurdular:  Farz haccı edâ etmekte acele ediniz. Zira sizden hiçbiriniz, başına ne geleceğini bilemez.”

(Müsned-i Ahmed bin Hanbel)

Hicrî:  14  Zilkâde   1447  Fazilet Takvim

 

DÜNYA HAYATI, HAC YOLCULUĞU GİBİDİR

 

Mümin, bu dünyada, Kâbe-i Muazzama’yı ziyarete gitmek için yola çıkan hacıya benzer. Kendisine verilen dünya nimetleri, hacıların yol azığı ve binekleri gibidir. Ömrün müddeti, hac ayları, ölüm vakti de Arafat’taki vakfe günü gibidir.

Bu kimse katî olarak bilir ki; kendisine verilen yol azığı ve binekler, vadileri ve uzun mesafeleri aşarak Cenâb-ı Hakk’ın Beyt-i Şerîf’ini ziyaret etmek için verilmiştir. Yani Allâhü Teâlâ, kullarına dünya nimetlerini ve ömrü, kendisiyle kulu arasında bir perde olan ve dâima kötülüğü emreden nefs-i emmârenin kötülüklerini aşmak ve kurtulmak için vermiştir. Nitekim Kâbe-i Muazzama’ya ulaşmak, ancak çölleri, vadileri aşmakla mümkün olduğu gibi, Allâhü Teâlâ’nın rahmetine, rızasına ve Cennetlerine kavuşmak da ancak dâima kötülüğü emreden nefs-i emmâre vadisini aşmakla ve Allâhü Teâlâ’nın rızasına uymayan nefsânî arzu ve istekleri terk etmekle olur.

Yol masraflarını nefsinin isteklerine harcayan veya hacca gitmeye niyetlendiği hâlde nefsine uyarak bir nehir kenarında eğlenmeyi tercih ederek hac kafilesinden geri kalan kişi ise gaflettedir. Kafile, Kâbe-i Muazzama’ya ulaşır, Arafat’ta vakfeye nâil olarak muratlarına vâsıl olur. Lâkin o gaflette olan kişi, daha sonra gafletten uyansa ve haccın geçip gitmiş olduğuna pişmanlık duysa, hattâ pişmanlık ateşi ile yanıp kavrulsa bu pişmanlığın ona artık hiçbir faydası olmaz.

İşte bunun gibi bir kimse, Allâhü Teâlâ’nın, kendisine verdiği dünya nimetlerini hayır yollarına harcamaz, kıymetli ömrünü ve vakitlerini Cenâb-ı Hakk’a itaat yolunda sarf etmezse ecel geldiği zaman ömrünün gaflet içerisinde zâyi olduğuna pişmanlık duyacaktır. Bu pişmanlık ve teessüf de ona hiçbir fayda vermeyecektir.

Hicrî:  14 Zilkâde  1447  Fazilet Takvim

 

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder