قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : لَتُفْتَحَنَّ الْقُسْطَنْطِينِيَّةُ فَلَنِعْمَ الْأَمِيرُ أَمِيرُهَا وَلَنِعْمَ الْجَيْشُ ذٰلِكَ الْجَيْشُ. (حم)
رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : قسطنطنيه ( إسطنبول ) ألبتده فتح أديلجكدر . اونى فتح أدن أمير ( قوماندان ) ، نه كوزل أميردر و او اوردى ، نه كوزل اوردودر . "
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, buyurdular: Kostantîniyye (İstanbul) elbette fethedilecektir. Onu fetheden emîr (kumandan), ne güzel emîrdir ve o ordu, ne güzel ordudur!”
(Müsned-i Ahmed bin Hanbel)
Hicrî: 12 Zilhicce 1447 Fazilet Takvim
MISIR SULTANINA YAZILAN FETİH MEKTUBU
İstanbul’un fethinden sonra Fâtih Sultan Mehmed Han tarafından, birçok İslâm beldesine fethin müjdesini ulaştırmak için mektuplar ve hediyeler gönderilmişti. Bunlardan birini de Mısır Memlüklü Sultanı el-Melikü’l-Eşref’e göndermiştir ki, tercümesi kısaca şöyledir:
Bütün İslâm hükümdarlarının mertebesi en güzel ve derecesi en yüksek olan âdeti, Allah yolunda yaptıkları cihâddır. Bizler de bu sünnet üzere devam edip “Ayakları, Allah yolunda tozlanan kimseyi Allâhü Teâlâ, Cehennem ateşine haram kılar.” hadîs-i şerîfine uyarak bu mübarek senede Kostantîniyye’nin fethi için, şehir üzerine asker sevk ettik. Şehrin hisarı müstahkem ve sağlam; bir tarafı kara ve üç tarafı denizle çevrili bulunmakta ve her tarafı surlarla korunmakta idi. Bundan başka, Batı Cezayir’den, Rodos, Katalan, Venedik, Ceneviz gibi nice küffâr beldelerinden askerler gönderilmiş ve şehir ahlâksızlık, isyan, ehl-i şirk ve düşmanla dolmuştu. Resûlullâh Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem’in hadîs-i şerîflerinde zikrolunan şehir, böyle fena bir hâlde idi.
İslâm gazileri ve bahadırları ile kalenin kara cihetinden cenk etmek için top, tüfek, zemberek vesair silah tedarik ettik. Deniz cihetinden de muntazam ve mükemmel gemiler donatıp onları dahi silahlarla techiz ettik. 26 Rebîulevvel 857’de (6 Nisan 1453) şehre varıp evvela onlara İslâm dinini ve Peygamber Efendimizin (s.a.v.) yolunu teklif ettik; küfürleri üzere ısrar edip kibirlendiler. Bunun üzerine muhasara ve muharebeye başladık.
Gece ve gündüz, 54 gün cenk eyledik. Allâhü Teâlâ’nın avn ü inâyeti, Resûlullah Efendimizin (s.a.v.) mucizeleri bereketi ve Hulefâ-i Raşidîn’in himayeleri şerefiyle 20 Cemâziyelevvel 857 Salı (29 Mayıs 1453) günü, sabaha karşı fetih müyesser oldu ve şehir zapt edildi.
Hem cülûsumuzu ve hem de bu büyük fethin bildirilmesi husûsundaki mektubumuzu, hediyelerimizle birlikte, siz zât-ı devletlerine takdim etmek üzere gönderdik. Selâm, Allâh’ın Resûl’üne ve ona tâbi olanların üzerine olsun!
Hicrî: 12 Zilhicce 1447 Fazilet Takvim

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder