عَنْ أَبِي طَلْحَةَ رَضِىَ اللهُ عَنْهُ قَالَ : أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ ضَحَّى بِكَبْشَيْنِ أَمْلَحَيْنِ فَقَالَ عِنْدَ الْأَوَّلِ: عَنْ مُحَمَّدٍ وَآلِ مُحَمَّدٍ وَقَالَ عِنْدَ الثَّانِي: عَمَّنْ آمَنَ بِي وَصَدَّقَنِي مِنْ أُمَّتِي. (طب)
أبى طلحه رضى الله عنه شويله بيوردى : محقق هر جوجق إيجن عقيقه واردر . او حالده اونون إيجن قربان كسين و ( صاجنى طراش أدرك ) اوندان أزاي دفأدين . "
Ebû Talha radıyallâhü anh şöyle buyurdu: Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, iki alaca koç kurban etti. Birincisinde “Bu, Muhammed ve Ehl-i Beyt’i içindir”; diğerinde, “Bu da bana iman eden ve beni tasdik eden ümmetim içindir” buyurdular.
(Taberânî, el-Mu’cemü’l-Kebîr)
Hicrî: 25 Zilkâde 1447 Fazilet Takvim
KİŞİ HANGİ KURBANDAN YİYEMEZ?
Kişi, nezrettiği (adadığı) kurbandan kendisi yiyemez. Bu kurbandan; usûlünün (yani, ana-babası, dedeleri ve ninelerinin), fürû‘unun (yani çocukları ve torunlarının), aile ve akrabalarından, nafakası üzerine lâzım olanların da yemesi câiz değildir. Gayrimüslimlere ve zenginlere yedirmek de câiz olmaz. Yedirilirse o yedirdiği miktarın bedelini, fakirlere tasadduk etmek lâzım gelir.
Kişinin hayatta iken yaptığı vasiyeti üzerine, öldükten sonra malının üçte birinden kesilen kurbanı, vârisleri yiyemezler, zenginlere de yediremezler; onu fakirlere verirler. Fakat vârisler, kendi mallarından, ölen kimse adına kestikleri kurbandan yiyebilir ve başkasına da yedirebilir. Zira bir kimse kurban kesse ve sevabını, vefat eden kimseye bağışlasa, kendi kurbanı gibi yer ve başkasına da yedirir.
KURBAN KESMEYE DAİR BAZI MESELELER
Bir kimsenin emanet hayvanı, rehin hayvanı ve almaya vekil olduğu hayvanı, kendisi için kurban olarak kesmesi câiz olmaz.
Kocası, hanımının veyahut hanımı, kocasının kurbanını, izni olmayarak kendisi için kesse câiz olmaz. Kıymetini vererek razı etse de câiz olmaz.
İki kimse, kurbanlarını karıştırıp birbirlerinin kurbanını kendisinin zannederek yanlışlıkla kesseler, etini yemeden, hata ettiklerini fark ederlerse kurbanlarını almaları câiz olur. Etini yedikten sonra fark ederlerse helâlleştikleri takdirde yine câiz olur. Helâlleşemezlerse birbirlerine kurban bedellerini öderler, aldıkları bedelleri de sadaka olarak verirler.
Bir kimse, üzerine vacip olan kurbanını kesmeye niyet etse ve sevabını da vefat etmiş bir kimseye bağışlasa bu kurbanı kesmekle kurban borcunu ödemiş olur, sevabı da vefat edene ulaşır.
Hicrî: 25 Zilkâde 1447 Fazilet Takvim
SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder