قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : اَلدُّنْيَا خَضِرَةٌ حُلْوَةٌ مَنِ اكْتَسَبَ فِيهَا مَالًا مِنْ حِلِّهِ وَأَنْفَقَهُ فِي حَقِّهِ أَثَابَهُ اللهُ عَلَيْهِ وَأَوْرَدَهُ جَنَّتَهُ. (ج)
رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : دنيا ، طاطلى و يشل بر بحجه ( كبى ) در . هر كيم اوراده حلالندن مال قازانر و اونى ، ( ورلمسى ) حق اولان يره صرف أدرسه الله تعالى ، اونه ثواب إحسان أدر و اونى جنتنه قويار . "
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular : “Dünya, tatlı ve yeşil bir bahçe (gibi)dir. Her kim orada helâlinden mal kazanır ve onu, (verilmesi) hak olan yere sarf ederse Allâhü Teâlâ, ona sevap ihsan eder ve onu Cennet’ine koyar.”
(Süyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr)
Hicrî: 18 Rebîulâhir 1448 Fazilet Takvim
ÂLİM BİR TÜCCÂR: YÛNUS BİN UBEYD (RAH.) -1
Yûnus bin Ubeyd rahimehullâh, Basralı olup Tâbiîn’in büyüklerindendi. Hadîs ilminde hâfız, sika (güvenilir) bir zat olup ilim, hikmet, vakar ve verâ sahibi idi.
Ashâb-ı Kirâm’dan Enes bin Mâlik radıyallâhü anh ile görüşmüştür. Tâbiîn’in büyüklerinden hadîs-i şerîf rivâyet etmiş; birçok büyük zât da kendisinden hadîs nakletmişlerdir.
Yûnus bin Ubeyd rahimehullâh, manifaturacılık yaparak nafakasını temin ederdi. Haram ve helâle çok dikkat ederdi.
Bir gün Şam halkından bir kimse dükkânına geldi. “Sizde dört yüz dirheme kumaş bulunur mu?” diye sordu.
Yûnus rahimehullâh: İki yüz dirhem olan bazı kumaşlar gösterdi. O esnada ezan okununca namaz kıldırmak için mescide gitti. Döndüğünde yeğeninin, Şamlı zâta gösterdiği kumaşları dört yüz dirheme satmış olduğunu gördü.
Yûnus rahimehullâh hemen gidip Şamlı zâtı bularak “Ey Allâh’ın kulu, bu kumaşlar, sana iki yüz dirhemdir diye gösterdiğim kumaşlardır. Dilersen iki yüz dirhemini iade edelim, dilersen de kumaşları iade et.” dedi. Şamlı zât, onun bu doğruluğuna hayran kalarak “Siz kimsiniz?” diye sordu. O da ismini söyledi. Adam, onun ismini duyunca “Vallâhi biz, düşman karşısına çıkıp darda kaldığımız zaman ‘Ey Allâh’ım! Yûnus bin Ubeyd’in hürmetine, bize selâmet ver.’ diye dua ederiz ve o sıkıntıdan kurtuluruz.” dedi.
Bir gün fakir bir kadın, dikmiş olduğu bir cübbeyi satmak için Yûnus rahimehullâh’a getirmişti. Yûnus rahimehullâh, kadına, cübbeyi ne kadara satmak istediğini sordu. Kadın, “Beş yüz dirhem” dedi.
Yûnus rahimehullâh, “Bu cübbenin kıymeti, daha yüksektir.” dedi. Kadın “Altı yüz olsun.” dedi. Yûnus (rah.) tekrar “Hayır, daha da yüksektir.” dedi. Bu şekilde bin dirhem oluncaya kadar fiyatını yükseltmesini istedi ve bin dirheme aldı. (Devamı var)
Hicrî: 18 Rebîulâhir 1448 Fazilet Takvim
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder