قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : مَنْ مَشَى بِالنَّمِيمَةِ بَيْنَ اثْنَيْنِ سَلَّطَ اللهُ عَلَيْهِ فِي قَبْرِهِ نَارًا تُحْرِقُهُ إِلَى يَوْمِ الْقِيَامَةِ ثُمَّ يُدْخِلُهُ النَّارَ. (مسند الحارث)
رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : هر كيم ، إيكى كمسه آراسنده لاف طاشرسه الله تعالى ، اونه ، قبرنده بر آتش مصلط أدر ده قيامته قدار اونى ياقار . صونره ده اونى جهنمه آطار . "
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular : “Her kim, iki kimse arasında laf taşırsa Allâhü Teâlâ, ona, kabrinde bir ateş musallat eder de kıyâmete kadar onu yakar. Sonra da onu Cehennem’e atar.”
(Müsnedü’l-Hâris)
Hicrî: 26 Rebîulevvel 1448 Fazilet Takvim
NEMÎMEDEN (LAF TAŞIMAKTAN) SAKINMAK -1
Her mümin, insanlar arasında buğz ve düşmanlığa sebep olan fikirlerden ve sözlerden uzak durmalı, din kardeşleri arasında birliği dağıtacak hareketlerden sakınmalıdır. İnsanların arasını bozmaya çalışanların sözlerine de itibar etmemelidir.
Huzeyfe bin Yemân radıyallâhü anh Hazretlerine, çok nemîme yapan (laf taşıyan) birisinden bahsedildiğinde şöyle buyurdular: Resûlullâh Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduklarını işittim: “Nemîme yapan, Cennet’e giremez.”
Dâvûd aleyhisselâm, oğlu Süleymân aleyhisselâm’a şöyle buyurmuştur: “Oğlum, nemîmeden (insanlar arasında laf taşımaktan) son derece sakın! Zira nemîme, insana, kılıçtan daha fazla zarar verir.”
Tabiîn’den Amr bin Meymûn (rah.) şöyle anlattı: Mûsâ aleyhisselâm, Allâhü Teâlâ’ya münâcât için Tûr Dağı’na gittiği bir vakitte, Arş-ı A’lâ’nın altında bir kimse gördü. Onun yüce makamına gıpta etti. Rabb’inden, onun kim olduğunu suâl etti, Hak Teâlâ, “Onun amellerinden üç hasleti sana bildireyim: O, Allâh’ın ihsân ettiği nimetlerinden dolayı hiçbir kimseye haset etmezdi. Ana babasına âsî gelmezdi ve insanlar arasında aslâ laf taşımazdı.” buyurdu.
Naklolunduğuna göre, laf taşıyan birisi, Basra valisine gelerek “Abdullah bin Hemmâm (rah.), senin aleyhinde konuşuyor” dedi. Vali, Abdullâh’ı getirtti. O, laf taşıyanı da onu duyacağı başka bir odaya gizledi. Abdullah’a, “Sen, beni hicvediyor, aleyhimde kötü konuşuyormuşsun!” dedi, o ise “Aslâ! Allâh iyiliğinizi versin! Siz, hakkında böyle şeyler konuşulacak bir kimse değilsiniz.” dedi. Gizlediği adamı oraya getirtip “Bu adam, senin böyle yaptığını söylüyor” dedi, Abdullah ise şu cevabı verdi: “Bu adamın hâli, şu iki şeyden birisidir: Ya bilmediği bir şeyi konuştuğundan yalan söylemiş olur; yahut insanların arasını bozmak için nemîme yapmış olur. Artık bu iki vasfa sahip bir kimsenin sözüne ne kadar itibar olunur!”
Vali, bu sözü çok beğendi ve daha sonra o nemîmeci adamı azarlayarak yanından kovdu.
(Devamı var)
Hicrî: 26 Rebîulevvel 1448 Fazilet Takvim

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder