1 Eylül 2026 Salı

NASİHATİN LÜZUMU VE BAZI ÂDÂBI -1


قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : قَالَ اللهُ عَزَّ وَجَلَّ أَحَبُّ مَا تَعَبَّدَنِي بِهِ عَبْدِي إِلَيَّ النُّصْحُ لِي. (حم)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : الله عز و جل شويله بيوردى : قلمون يابمش اولديغى عبادت و قللوغون بانه أك سوملسى ، بنم ( رظام ) إيجن ( إنسانلره ) نصيحت ( أدرك اونلريك صلح و إيلكنه وسيله اولمق ) در . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular  : Allah Azze ve Celle şöyle buyurdu: Kulumun yapmış olduğu ibadet ve kulluğun bana en sevimlisi, benim (rızam) için (insanlara) nasihat (ederek onların salâh ve iyiliğine vesile olmak)tır.”

(Müsned-i Ahmed bin Hanbel)

Hicrî:  19  Rebîulevvel   1448  Fazilet Takvim

 

NASİHATİN LÜZUMU VE BAZI ÂDÂBI -1

 

Nasihat, vaaz ve öğüt demektir. İnsanların iyiliğini dileyerek, onları ıslâha vesile olan hâle sevk ve davet etmek, fesâda düşürecek hâllerden sakındırmaktır.

Resûlullâh Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, “Din, nasihattir.” buyurdular. Ashâb-ı Kirâm, “Kim için nasihat, yâ Resûlallâh?” diye suâl ettiler, “Allâhü Teâlâ’nın rızası için, Resûlünün rızası için, Müslümanların idârecileri ve Müslümanların tamamı(nın ıslâhı) için.” buyurdular.

Akıllı kimse, bütün Müslümanların iyiliğini ister. Kalbiyle, diliyle ve fiiliyle aslâ Müslümanlara zarar ve hıyânet kastında olmaz. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Ashâb-ı Kirâm’ından bîat alırken; namazı kılmalarını ve zekâtı vermelerini emir buyurur, her Müslümana nasihat etmelerini de şart koşarlardı.

Hz. Ali (k.v.), “Hileyle iş görme! Zira bu, kötü kimselerin ahlâkıdır. Din kardeşine -hayrını dileyerek-, hoşuna gitse de gitmese de nasihat eyle. Ufak bir kusur ettiğinde de onu -bağışlayarak- görmezden gel.” buyurmuştur.

Din kardeşlerinin hayırlısı; nasihatte mübâlağa gösterendir. Amellerin en hayırlısı da, ihlâsla işlenenidir. Seni hak yola irşâd eyleyenin sopası bile, kötü yola düşüren kimsenin selamından yeğdir.

Hasan-ı Basrî (rah.) Hazretleri buyurmuştur ki: “Mümin, diğer mümini kendinden bir cüz olarak görür. Mümin, din kardeşinin aynasıdır. Eğer onda hoşuna gitmeyen bir hâl görürse, hemen onu düzeltmek, doğru yola irşâd etmek ister, gizli ve âşikâr, ona nasihat eder.”

İki sınıf insan, zâlimlerden sayılır: Birisi kendisine doğru yolu bulması için nasihat edildiği hâlde bunu bir günah ve suç olarak görendir. Diğeri ise, dar bir mekânda kendisine yer verildiği hâlde, yayılarak oturup diğer insanlara darlık verendir.

Nasihat, onu kabul edecek kimseye yapılmalıdır. Kendi görüşünü beğenen, kibirli kimselere nasihat eden, tohumu, kaya üzerine saçan gibidir. Kaya, tohumu kabul etmediği gibi o kimse de nasihati kabul etmez.

 (Devamı var)

Hicrî:  19  Rebîulevvel   1448  Fazilet Takvim

 

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder