قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : مَنْ كَانَتْ لَهُ اِبْنَةٌ فَاَدَّبَهَا فَاَحْسَنَ اَدَبَهَا وَعَلَّمَهَا فَاَحْسَنَ تَعْلِيمَهَا وَاَوْسَعَ عَلَيْهَا مِنْ نِعَمِ اللهِ الَّتِي اَسْبَغَ عَلَيْهِ كَانَتْ لَهُ مِنْعَةً وَسُتْرَةً مِنَ النَّارِ. (طب)
رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : بر كمسنيك قز جوجوغى اولور ده ، اونى أك كوزل شكلده تربيه أدر ، ديننى ، اونه أك كوزل شكلده أؤكرتر و الله تعالى نيك كندسنه إحسان أتديكى نعمتلردن ده اونه جومرتجه حارجارسه او قز ، اونون إيجن كندسنى جهنم ، دن قورويان برده اولور . "
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, buyurdular: “Bir kimsenin kız çocuğu olur da, onu en güzel şekilde terbiye eder, dinini, ona en güzel şekilde öğretir ve Allâhü Teâlâ’nın, kendisine ihsan ettiği nimetlerden de ona cömertçe harcarsa o kız, onun için kendisini Cehennem’den koruyan perde olur.”
(Taberânî, el-Mu‘cemü’l-Kebîr)
Hicrî: 12 Safer 1448 Fazilet Takvim
EVLAT TERBİYESİ
Bir aile için çocukları, Allâhü Teâlâ’nın onlara verdiği birer nimettir, birer hediyedir. Binâenaleyh bunların kadrini bilmeli, güzelce terbiyelerine, dînî hayatlarına ihtimam göstermelidir. Bunlar, ailelerinin devamına, isimlerinin hayırla yâd edilmesine hizmet ederler. Bu husûsta ihmalkâr olanlar; çocuklarının güzelce tahsil ve terbiyelerine dikkat etmeyenler ise nâil oldukları bu nimetin kadrini bilmemiş, vazifelerinde de pek büyük kusur etmiş olur. Çünkü evlatlarımızın dînî, ahlâkî terbiyelerine dikkat etmek, onları namaz, oruç gibi vazifelere alıştırmak, onların İslâm ahlâkına sahip bir hâlde yetişmelerine çalışmak bizim için mühim bir vazifedir. Bu vazife yapılmazsa, Allâhü Teâlâ’nın verdiği hediyeye sahip çıkmamış oluruz.
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:
“Vallâhi sizden birinizin, çocuğunu güzelce terbiye etmesi, onun için her gün yarım sa’ (bir fitre miktarı) sadaka vermesinden daha hayırlıdır.”
“Çocuklarınıza ikramda bulunun ve (onların) terbiyelerini güzel yapın.”
“Siz, babalarınıza iyilik ediniz ki çocuklarınız da size iyilik etsinler.”
Hasan-ı Basrî (rah.) Hazretlerine, “Allâhü Teâlâ -meâlen-: “Onlar ki, ey Rabb’imiz! Bize, zevcelerimizden ve nesillerimizden, göz(lerimizin) aydınlığı olacak (sâlih insanlar) ihsan et. Bizi, takvâ sahiplerine rehber kıl, derler.”( Furkan Sûresi, âyet 74.) buyuruyor. Buradaki göz aydınlığını, dünya için mi âhiret için mi istemek lâzım?” diye sordular. O da:
“Tabii ki dünya için.” cevabını verdi.
“Niye dünya için?” diye sordular. Buyurdu ki:
“Mümin, zevcesinin ve çocuğunun, Allah Azze ve Celle’ye itaat ettiğini görür, bilir. Bir mümin için zevcesini ve çocuğunu, Allah Azze ve Celle’ye itaat ediyor görmekten daha güzel göz aydınlığı, mutluluğu ne olabilir?”
Hicrî: 12 Safer 1448 Fazilet Takvim

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder