17 Temmuz 2026 Cuma

ABDÜLKÂDİR GEYLÂNÎ (K.S.)


قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : إِنَّكُمْ لَا تَسَعُونَ النَّاسَ بِأَمْوَالِكُمْ وَلٰكِنْ يَسَعُهُمْ مِنْكُمْ بَسْطُ الْوَجْهِ وَحُسْنُ الْخُلُقِ. (هب)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : سزيك ماللارنز ، بتون إنسانلرى ممنون أتميه يتمز , اونلرى آنجق سزين كولر يوز و كوزل آخلاقنز ممنون أدر . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, buyurdular:  “Sizin mallarınız, bütün insanları memnun etmeye yetmez. Onları ancak sizin güler yüz ve güzel ahlâkınız memnun eder.”

(Beyhakî, Şuabü’l-Îmân)

Hicrî:  03  Safer   1448  Fazilet Takvim

 

ABDÜLKÂDİR GEYLÂNÎ (K.S.)

 

Evliyanın büyüklerinden Gavsü’l-Âzam Muhyiddin Abdülkâdir Geylânî Hazretleri, Kâdiriyye tarîkatının müessisidir. Neseb-i şerîfleri, Peygamberimizin (s.a.v.) mübarek torunu Hz. Hasan radıyallâhü anh’e dayanır.

H. 491 (M. 1097) tarihinde İran’ın Geylan beldesinde doğdu. Fıkıh, hadîs ve tasavvufta zamanının imâmı oldu.

Usûl-i fıkıh ve tasavvufa dair kitaplar telif etmiştir. Takvâ ve tasavvufa dair ârifâne sözleri çoktur. H. 561 (M. 1166) tarihinde Bağdat’ta vefat etmiştir. Buradaki türbesi, meşhur ziyaretgâhtır.

Mürîdlerinden Ebû Muhammed Müferric bin Nebhân-ı Şeybânî anlattı: Abdülkâdir Geylânî Hazretlerinin şöhreti yayılınca Bağdat’ın meşhur ve zeki âlimlerinden yüz fakih toplandılar. Onu mağlup etmek için her biri, başka başka fenlerden olmak üzere yüz suâl hazırladılar. Vaaz meclisine geldiler. Ben de orada idim. Hepsi mecliste yerlerini alıp oturduktan sonra Şeyh Hazretleri, başını eğdi. Sadrından, Allâh’ın dilediklerinden başkasının görmediği bir nur, yıldırım gibi çıktı. Oturanlardan hangisinin göğsüne isabet ediyorsa o, kendinden geçiyordu. Hepsi birden öyle şiddetli feryat ettiler ki Bağdat yıkılacak zannettim.

Sonra Şeyh Hazretlerine hürmet göstermeye ve yüzlerini, onun el ve ayaklarına sürmeye başladılar. Şeyh, onların her birine sarılıp sadrını, onların sadrına değdirdi, şuurları yerine geldi.

Ardından Abdülkâdir Geylânî Hazretleri, onlara sırayla, “Senin soracağın şu idi, cevabı da budur.” diyerek tamamının suâllerini ve cevaplarını bildirdi.

Meclis dağıldığında, onların yanına gittim ve “Size ne oldu?” diye sordum. Dediler ki: “Abdülkâdir Geylânî Hazretlerinin huzuruna oturduğumuzda, bildiğimiz bütün ilimler bizden alındı. O, sadrını bizim sadrımıza değdirdikçe alınan ilimlerimiz iade edildi. Sonra suâllerimize cevap vererek bilmediğimiz şeyleri de bize öğretti.”

Hicrî:  03 Safer  1448  Fazilet Takvim

 

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder