29 Ocak 2023 Pazar

İHLÂS-I ŞERÎF SÛRESİ’NİN FAZİLETİ

 

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : مَنْ قَرَأَ كُلَّ يَوْمٍ مِائَتَيْ مَرَّةٍ قُلْ هُوَ اللهُ أَحَدٌ مُحِيَ عَنْهُ ذُنُوبُ خَمْسِينَ سَنَةً إِلَّا أَنْ يَكُونَ عَلَيْهِ دَيْنٌ. (ت)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) بيوردولر :  كيم ’ قُلْ هُوَ اللهُ أَحَد ى ( إحلاص سوره سنى ) هر كون إيكى يوز دفعه اوقورسه – أؤزرنده بورج ( يعنى قل حقى ) اولمادقجه – أللى سنه لك كونحلرى سلينر . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:  Kim ‘Kul hüvellâhü ehad’ı (İhlâs Sûresi’ni) her gün iki yüz defa okursa -üzerinde borç (yani kul hakkı) olmadıkça- elli senelik günahları silinir.”

(Sünen-i Tirmizî)

Hicrî:  07  Receb    1444 Fazilet Takvim

 

İHLÂS-I ŞERÎF SÛRESİ’NİN FAZİLETİ

 

İhlâs-ı Şerîf Sûresi, Mekke-i Mükerreme’de nâzil olmuştur. Dört âyettir.

İslâm dininin itikâdının hulâsası olan tevhîd umdesini; yani Allâhü Teâlâ’nın birliğini ve sıfatlarını en saf ve hâlis bir sûrette bildirdiğinden dolayı, bu sûreye, “İhlâs-ı Şerîf” denilmiştir. Yine bütün tevhîd delilleri hulâsa edildiği için, “Tevhîd Sûresi” de denilmiştir. “Necât, Marifet, Kulhüvallâhü ehad” gibi yirmiden fazla ismi vardır.

Hadîs-i şerîfte, “Kul hüvallâhü ehad (sûresi), Kur’ân-ı Kerîm’in üçte birine muâdildir (denktir).” buyurulmuştur.

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem  buyurmuşlardır ki: “Ben, gece ve gündüz, ümmetim üzerine azâptan korkardım. Nihayet Cebrâîl aleyhisselâm bana ‘Kul hüvallâhü ehad’ sûresini getirince bildim ki Hazret-i Allah, bu sûre-i celîleyi indirdikten sonra ümmetime azâp etmez.”

Zira bu sûreyi okumaya devam eden kimse üzerine, bütün hayır ve iyilikler sağanak hâlinde yağar, o kimse üzerine sekînet iner, rahmet onu kaplar. Cenâb-ı Hak, o kimseyi mağfiret eder, ona aslâ azâp etmez.

İhlâs-ı Şerîf’i devamlı okuyan kimsenin rızkı geniş, ömrü uzun ve bereketli olur. Bu sûre-i celîle hürmetine her mühim işinde, Cenâb-ı Hak, ona yardımcı olur, yaptığı duaları kabul eder. Sekerât-ı mevtte (son nefesini verirken) şiddetli acılar çekmez, ruhunu kolay teslim eder. Kabir azâbından kurtulur. Kıyamet günü herkes korkarken o, emniyette olanlardan olur. Hazret-i Allâh’ın rahmetine nâil olarak Cennet-i A’lâ’da dilediği gibi yurt tutar.

Bu sûre-i celîleyi okuyan kimseye Allâhü Teâlâ, birtakım melekler vazifelendirir, onu muhafaza ederler, o kimse için istiğfârda bulunurlar.

(Nâzillî, Hazînetü’l-Esrâr)

Hicrî:     07 Receb  1444 Fazilet Takvim

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

28 Ocak 2023 Cumartesi

RECEB-İ ŞERÎF, TEVBE AYIDIR


 

قَالَ اللهُ تَعَالَى : يَٓا اَيُّهَا الَّذِينَ اٰمَنُوا تُوبُٓوا اِلَى اللّٰهِ تَوْبَةً نَصُوحًا... الآية. (سورة التحريم، ۸)

الله تعالى شويله بيوردى ( مئالا ) :  أى إيمان أدنلر ! اللهه نصوح ( كوناحه دونمك خطرينزه كلميه جك دره جه ده جدى ) بر توبه إيله توبه أديك  . "

Allâhü Teâlâ şöyle buyurdu (meâlen):  “Ey iman edenler! Allâh’a nasûh (günaha dönmek hatırınıza gelmeyecek derecede ciddi) bir tevbe ile tevbe edin...”

(Tahrîm Sûresi, âyet 8)

Hicrî:  06  Receb    1444 Fazilet Takvim

 

RECEB-İ ŞERÎF, TEVBE AYIDIR

 

Tevbe, dinin çirkin gördüğü ve yasakladığı şeyleri terk etmek, övdüğü ve emrettiği şeylere yönelmektir. Samimi, hâlisâne, azimkârâne olan bir tevbeye, nasûh tevbe denilir. Nasûh; çok hâlis, çok temiz veya pek ziyade faydalı demektir. Tevbe-i nasûh; bir kulun, işlediği günahlardan -sırf Allâh’ın rızasına muhalif olduğu için- pişmanlık duyarak vazgeçmesi, bir daha yapmamaya azmetmesi ve nefsini buna alıştırıp günaha dönmemeye karar vermesidir.

Akıllı kişiye yakışan, günahlardan uzaklaşıp Rabb’ine yönelmektir, tâ ki Cenâb-ı Hakk’ın rızasına, âhirette kurtuluşa nâil olabilsin. İnsan, her vakit nefsini muhasebeye çekmelidir. Bilhâssa Receb-i şerîf, Şâbân-ı şerîf ve Ramazân-ı şerîf gibi mübarek ayları ganimet bilmeli, faydasız şeylerle vakti zâyi etmemelidir.

Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) buyurmuşlardır ki: “Receb-i şerîf, Allâhü Teâlâ’nın ayıdır. Şâbân-ı şerîf, benim ayım, Ramazân-ı şerîf de ümmetimin ayıdır.”

Hazret-i Allah, Receb ayının her gecesinde şöyle buyurur: “Ay, benim ayımdır, kul benim kulumdur, rahmet de benimdir. Her şeyi ihsan eden benim. Benden mağfiret dileyeni bağışlayıcıyım.”

Hadîs-i şerîflerde şöyle buyurulmuştur:

Namazı, vakti geçmeden önce kılmakta acele ediniz. (Bir günah işlediğinizde de) ölüm size yetişmeden tevbe edebilmek için acele ediniz.”

Receb ayında istiğfarı çoğaltın. Zira Hazret-i Allah, Receb ayının her ânında nice kimseleri Cehennem’den âzât eder. Hazret-i Allâh’ın Cennet’te, altından yarattığı birtakım köşkler vardır ki ona ancak Receb ayında oruç tutanlar girecektir.”

Receb-i şerîf, hayır ve bereket aylarının anahtarıdır. Amel defterini, günahlar ile karartan kimseye yakışan, bu mübarek ayda onu tevbe ile temizlemektir. Ömrünü gaflet ve tembellikle zâyi eden kimse, bu ayı ganimet bilerek, kalan ömrünü, hayırlı şekilde kullanmalıdır.

Hicrî:     06 Receb  1444 Fazilet Takvim

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"