28 Ocak 2022 Cuma

KAMERÎ AYLAR VE FAZİLETLİ VAKİTLER


 

قَالَ اللهُ تَعَالَى: وَمَنْ يَبْتَغِ غَيْرَ الْإِسْلَامِ دِينًا فَلَنْ يُقْبَلَ مِنْهُ وَهُوَ فِي الْآخِرَةِ مِنَ الْخَاسِرِينَ. (سورة آل عمران، ۸٥)

الله تعالى شويله بيوردى ( مئآلا ) :  كيم ، إسلام ، دان باشقه بر دين آرارسه كندسندن بويله بر دين آصلا قبول أدلميه جك واو كمسه آخرتده خسرانه اوغرايانلردان اولاجقدر . "

Allâhü Teâlâ şöyle buyurdu(meâlen): “Kim, İslâm’dan başka bir din ararsa kendisinden böyle bir din asla kabul edilmeyecek ve o kimse âhirette hüsrâna uğrayanlardan olacaktır.”

(Âl-i İmrân Sûresi, âyet 85)

Hicrî:  25   Cemaziyelahir   1443 Fazilet Takvim

 

KAMERÎ AYLAR VE FAZİLETLİ VAKİTLER

 

Allâhü Teâlâ bir kulunu sevdiğinde onu faziletli vakitlerde, sâlih amellerin en üstünlerini işlemeye muvaffak kılar. Bir kula da gazab ederse onun himmetini dağıtır. Yani, o kimse devamlı kötü ameller işler, haramlara düşerek vaktin bereketinden mahrum kalır ve böylece onun azâbı daha elîm ve şiddetli olur. -Bu hâlden Allâh’a sığınırız.-

İnsana lâzım gelen, bütün gayreti ile faziletli vakitlerden gaflet etmemektir. Zira böyle vakitler hayırların mevsimidir. Artık dileyen o faziletli vakitlerden gafil olmamak için bütün tâkatini sarf etsin. Zira o mübarek gün ve geceler, hayır işleme zamanları ve (manevî) ticaret mahalleridir. Ticaret mevsiminde gafil olan tüccar hiçbir şey kazanamaz. Tembelliği bırakmalı ve fırsatı ganîmet bilmelidir.

Ramazan-ı şerîf ayının diğer aylara fazileti üzerine bütün ehl-i ilim ittifak etmiştir. Çünkü o ayda Kur’ân-ı Kerîm inzâl buyurulmuştur. Sonra Rebîulevvel ayı gelir. Çünkü o ay, Habîbullah olan Peygamber Efendimizin (s.a.v.) dünyayı teşrîf buyurdukları aydır. Sonra Receb-i şerîf ayı gelir. Çünkü o ay, dört haram aydan biridir. Sonra Şabân-ı şerîf ayı gelir. Çünkü o, Peygamber Efendimizin (s.a.v.) ayıdır ve iki büyük ay olan Receb-i şerîf ile Ramazân-ı şerîf arasında amellerin ve ecelin taksim olunduğu aydır. O ayda, komşu olduğu ayların azameti vardır. Sonra Zilhicce ayı gelir. Zira o ay, hac ve aşr; yani her gecesi Kadir Gecesi’ne muâdil olan on gecenin bulunduğu aydır. Sonra Muharrem ayı gelir ki enbiyânın (aleyhimüssalâtü vesselam) ayıdır. Senenin başıdır ve haram aylardan biridir. (Tefsîr-i Rûhu’l-Beyan)

 

BEYİT:

 

İlim ki bir lücce-i bîsâhildür.

Anda âlim geçinen cahildür.    (Nâbî)

(İlim sahili olmayan bir deryadır. Kendini âlim sanan cahildir.)

Hicrî:  25  Cemaziyelahir   1443 Fazilet Takvim

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

İSLÂM DİNİ


 

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: اَلْاِسْلَامُ حُسْنُ الْخُلُقِ. (كنز)

رسول الله  ( ﷺ ) بيوردولر  :إسلام ، كوزل آخلاقدر . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellembuyurdular: “İslâm, güzel ahlâktır.”

(Kenzü’l-Ummâl)

Hicrî:  24   Cemaziyelahir   1443 Fazilet Takvim

 

İSLÂM DİNİ

 

الدين الإسلامي

الدين الحق الوحيد الذي أُنزِل وأوحِي إلى  الأنبياء هو دين الإسلام. كما قال الله عز وجل في الآية ١٩ من سورة آل عمران: ﴿ إِنَّ الدِّينَ عِندَ اللَّهِ الْإِسْلَامُ﴾

ولقد أنزلت الشرائع من لدن آدم إلى الأنبياء والرسل الآخرين، ثم أنزل الله دين الإسلام علي نبينا محمد المصطفى -صلى الله عليه وسلم- فكان آخر دين وأكمله، وأتمّه نعمةً.

وقد أرسل نبينا محمد -صلى الله عليه وسلم- ليبلغ الإسلام الذي هو الدين الحنيف إلى جميع الإنس والجن. ولهذا، صارت شريعته آخر شريعة ، وصار هو خاتم الأنبياء والرسل.

الأمور المشتركة في تبليغ جميع الأنبياء هي:

        أن الله واحد وموصوف بصفات الكمال كلها، ومنزه عن صفات النقص كلها.

        الإخلاص في عبادة الله ، والسعي لِنَيْلِ رحمته بالأعمال الصالحة.

        الإيمان بالملائكة، والأنبياء، والكتب التي أنزلها الله وأوحاها إلى الأنبياء، والإيمان بالقضاء والقدر، واليوم الآخر، والبعث بعد الموت، والجنة، والنار، وغيرها من أحوال الآخرة.

        طاعة الله تعالي في أوامره ونواهيه.

        الإيمان بأن طاعة الأنبياء، وكلمة الشهادة، والصلاة، والصوم، والحج، والزكاة فرض والعمل بموجبه.

        الاقتراب من الله تعالي بتلاوة القرآن الكريم، والصلاة والأذكاروالدعاء وغيرها من العبادات.

        التحلي بالأخلاق الحميدة والابتعاد عن الأخلاق الذميمة.

        المعرفة والاعتقاد بأن النكاح حلال وأن الزنا حرام والعمل بمقتضاها.

        أن يأمر بالعدل، والإحسان، والصدق، والاستقامة، والوفاء بالعهد، وأداء الأمانة. وأن يكف عن الكذب وأذى الناس وانتهاك حقوق الآخرين.

        اﻹيفاء بواجب الأمر بالمعروف والنهي عن المنكر.

        تنفيذ العقوبات على المجرمين حسب درجة جرائمهم.

        إعلاء كلمة الله. الجهاد وبذل الجهد لنشر كلمة الله العظيم وسنة نبيه.

 

 

Bütün peygamberlere vahiy ve inzâl olunan, hak ve tek din İslâm dinidir. Nitekim Âl-i İmrân Sûresi’nin 19. âyet-i kerimesinde -meâlen-, “Allah indinde tek din, İslâm’dır.” buyurulmuştur. İslâm dini; evvela Hz. Âdem aleyhisselâm’a sonra diğer nebî ve resûllere vahiy ve inzâl olunmuştur. En son ve en mükemmel olarak Peygamberimiz Muhammed Mustafa sallallâhü aleyhi ve sellem’e nâzil olmuştur.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), bu hak dini, bütün insanlara ve cinlere tebliğ etmek üzere gönderilmiş ve bunun için onun şerîatı en son şerîat ve kendileri de en son peygamber olmuşlardır. Bütün peygamberlerin tebliğlerinde bildirdikleri ortak husûslar şunlardır:

1. Allâhü Teâlâ birdir. Bütün kemâl sıfatlarla muttasıf, bütün noksan sıfatlardan münezzehtir.

2. Allâhü Teâlâ’ya ihlâsla ibadet etmek, sâlih ameller işleyerek onun rahmetine yaklaşmaya gayret göstermek.

3. Allâhü Teâlâ’nın meleklerine, peygamberlerine ve peygamberlerine vahiy ve inzâl ettiği kitaplarına, kaza ve kadere, âhiret gününe, öldükten sonra yeniden diriltilmeye, cennet, cehennem ve diğer âhiret hâllerinin hak olduğuna iman etmek.

4. Allâh’ın emir ve yasaklarına itaat etmek.

5. Peygamberlere itaatin, kelime-i şehâdetin, namazın, orucun, haccın ve zekâtın farz olduğuna inanmak ve gereğince amel etmek.

6. Allâhü Teâlâ’nın kitabını okumak, dua, zikir vesair nafile ibadetler ile Allâhü Teâlâ’ya yaklaşmak.

7. Kötü ahlâklardan kaçınıp güzel ahlâk ile vasıflanmak.

8. Nikâhın helâl,  zinanın haram olduğunu bilip ona göre hareket etmek.

9. Adalet, ihsan, sıdk, istikamet sahibi, ahde vefalı olmak ve emaneti yerine getirmek ile emretmek. Yalan söylemeyi, halka eziyet etmeyi ve halkın hakkını yemeyi yasaklamak.

10. Emr-i bi’l-maruf, nehy-i anil münker vazifesini yerine getirmek.

11. Âsîlere suçları derecesine göre cezalar icra etmek.

12. İʻlâ-yı kelimetullâh; Allâh’ın kelâmını ve peygamberinin sünnetini yaymak maksadıyla cihâd ve gayret etmek.

Hicrî:  24  Cemaziyelahir   1443 Fazilet Takvim

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

26 Ocak 2022 Çarşamba

Dînî Tabirlerden: TEKLİF ve MÜKELLEF


 

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : إِذَا دَخَلَ الرَّجُلُ بَيْتَهُ فَذَكَرَ اسْمَ اللهِ حِينَ يَدْخُلُ وَحِينَ يَطْعَمُ قَالَ الشَّيْطَانُ لَا مَبِيتَ لَكُمْ وَلَا عَشَاءَ هٰهُنَا. (حم)

رسول الله  ( ﷺ ) بيوردولر  :  كشى أوينه كردكنده ، إيجرى كيرركن ويمك يركن ( يمكه باشلاركن ) الله تعالى ي ذكرأدرسه ( بسمله جكرسه ) ، شيطان ( ياردمجلارنه ) ’ سزه بوراده قلاجق هجبر ير و ييه جك هجبر شى يوقدر . ‘ در . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:  Kişi evine girdiğinde; içeri girerken ve yemek yerken (yemeğe başlarken) Allâhü Teâlâ’yı zikrederse (Besmele çekerse), şeytan (yardımcılarına) ‘Size burada kalacak hiçbir yer ve yiyecek hiçbir şey yoktur.’ der.”

(Müsned-i Ahmed)

Hicrî:   23   Cemaziyelahir   1443    Fazilet Takvim

 

Dînî Tabirlerden: TEKLİF ve MÜKELLEF

 

Teklif, lügatte, bir kimseye meşakkat ve zorluk veren bir şeyi emretmek, yüklemek demektir.

Dinimizde teklif: İslâm dininin, ehliyet ve salâhiyet sahibi olan insanlara birtakım şeyler yapmalarını ve birtakım şeyleri de terk etmelerini, yapmamalarını emredip yüklemesidir. Bunlarla dînen memur ve vazifelendirilmiş olan her insana da ‘mükellef’ denir.

İnsanlar, ehliyetleri ve güçleri nispetinde mükellef olurlar. Aklı bulunan ve büluğ çağına ermiş olan kimsenin ehliyeti tam olacağından mükellefiyeti de o nispette tam olur. Binâenaleyh akıl melekesinden mahrum olan bir insan, ibadet ve itaat ile mükellef olmaz.

Ef’âl-i mükellefîn, mükellef insanların yapmakla vazifeli oldukları işlerdir ki; farz, vacip, sünnet, müstehâb, mübâh, mekruh, müfsid, haram gibi kısımlara ayrılır.

Mükellefler üzerine ilk vacip olan ise Allâh’a ve Resûlüne iman edip itaat etmektir. Daha sonra Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat Mezhebi’ni ve itikâdını, ehlinden öğrenip inandıktan sonra, ibadetlerini yapacak, haramlardan, kötü huy ve ahlâklardan sakınacak, güzel ahlâk ile ahlâklanacak kadar ilim sahibi olmak, erkek kadın bütün Müslümanlara lâzımdır.

 

SEBZELER İÇİN PİŞİRME TAVSİYELERİ

               

Sebzeleri yıkamak için suda uzun müddet bekletmek, suda kolay çözünen bazı vitaminlerin suya geçmesine sebep olur. Bu sebeple sebzeler, akan suda yıkanmalıdır.

                Sebze yemeğine ne kadar çok su konursa sebzenin vitamin kaybı o kadar fazla olur. Bu sebeple sebzeler az su ile veya susuz pişirilmelidir. Sebzelerin kalan haşlama suyu da çorbalara, yemeklere ve soslara eklenebilir.

                Sebzeleri, mümkün olduğunca kısa müddette ve diriliği korunacak şekilde pişirmek en iyisidir. Çünkü B ve C vitaminleri gibi bazı vitaminler, ısı ile kolayca kayba uğrar. Uzun müddet pişmesi gerekiyorsa da tencerenin kapağı kapalı tutulmalıdır. Böylece buhar kaybolmayacak ve pişme müddeti kısalacaktır.

Hicrî:   23   Cemaziyelahir   1443    Fazilet Takvim

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"