28 Haziran 2021 Pazartesi

TEVESSÜL


 

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ:  حَيَاتِي خَيْرٌ لَكُمْ تُحَدِّثُونَ وَنُحَدِّثُ لَكُمْ وَوَفَاتِي خَيْرٌ لَكُمْ تُعْرَضُ عَلَيَّ أَعْمَالُكُمْ فَمَا رَأَيْتُ مِنْ خَيْرٍ حَمِدْتُ اللهَ عَلَيْهِ وَمَا رَأَيْتُ مِنْ شَرٍّ اِسْتَغْفَرْتُ اللهَ لَكُمْ. (بزار)

رسول الله  ( ﷺ )  بيوردولر  : حياتده اولمام سزين إيجن خيرليدر ، بنمله قونوشورسونوز ، بنده سزنله قونوشوروم . وفاتم ده سزين إيجن خيرليدر . عمللرينز بانه آرض اولونور . خيرلى كوردكلرمدن دولاي اللهه حمد أدرم . شرلى ( كوتو ) كوردكلرمدن دولاي ده سزين إيجن اللهه إستغفار أده رم  . "

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular: “ Hayatta olmam sizin için hayırlıdır, benimle konuşursunuz, ben de sizinle konuşurum. Vefatım da sizin için hayırlıdır. Amelleriniz bana arz olunur. Hayırlı gördüklerimden dolayı Allâh’a hamd ederim. Şerli (kötü) gördüklerimden dolayı da sizin için Allâh’a istiğfâr ederim.”

(Müsnedü’l-Bezzâr)

Hicrî:   18   Zilkâde    1442    Fazilet Takvim

 

TEVESSÜL

 

Ehl-i Sünnet ve’l-Cemâat âlimlerinin ictihadlarına muhalefet edip Peygamberler ve evliyaullâh ile tevessülün (onları vesile kılmanın), kabirlerini ziyaretin ve tevessül edilen zâtın ismini zikrederek “Yâ falan” demenin, şirk olduğunu söyleyenlere âlimlerimiz şöyle cevap vermişlerdir:

Bu iddialar, boş ve manâsızdır. Çünkü müminler, enbiyâ ve evliyâyı ilah edinmedikleri gibi Allâh’ın ortağı olmadıklarına ve bütün peygamberlerin ve velilerin, Allâhü Teâlâ’nın kulu olduğuna iman ederler. Katiyen ibadete lâyık olmadıklarına itikâd ederler, onlara tapmaz ve ibadet etmezler. Sadece Allâh’ın sevdiği kulları ve dostları olduğunu ve Cenâb-ı Hakk’ın bunların bereketiyle kullarına merhamet ve şefkat edeceğini ümit ederek tevessül ederler. Zararı ve faydayı, hayrı ve şerri yaratan yalnız Allâhü Teâlâ’dır. İbadet edilmeye layık ve müstehak olan ancak O’dur. Hiçbir peygamber veya veli, fayda ve zarara ait hiçbir şeyi halk ve icat edemez, yaratamaz, diye itikâd ederler.

Fakat müşriklerin itikâdı böyle değildir. Müşrikler, putların ibadet ve ulûhiyete lâyık olmadığını bildikleri hâlde onlara tam bir itikâd ve teslimiyet içinde taparlar. Onların küfre girmeleri, putları ibadete müstehak bilmeleri sebebiyledir. Onlar putlara ibadet etmeyi âdet edinmişlerdir.

İşte bu meselede, Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat’e muhalefet edenlerin dayandıkları âyetlerin tamamı, bu müşrikler ve kâfirler hakkında nâzil olmuştur. Ehl-i imanın hiçbir ferdine şâmil değildir. Nitekim bu hususta Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuşlardır: “Bir zümre çıkar ve kâfirler hakkında inen ayetleri, Müslümanlar üzerine hamlederler.”

Müminlerin tevessül etmesi veya kabirleri ziyaret etmeleri şirk olsaydı, gerek Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) gerekse evliya ve salihler bunu yapmazlardı. Hâlbuki Peygamberimiz (s.a.v.): “Yâ Rabbî! Senden isteyip de, verdiğin kimselerin hatırı için, senden istiyorum.” diye dua buyurmuştur ve bu duayı Ashâb-ı Kirâm’a da öğretip, bununla dua etmelerini emretmiştir. Şüphe yok ki işte bu, bir tevessüldür.

Hicrî:   18   Zilkâde    1442    Fazilet Takvim

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

27 Haziran 2021 Pazar

BABANIN VAZİFELERİ


 

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ:  حَقُّ الْوَلَدِ عَلَى الْوَالِدِ أَنْ يُحْسِنَ اسْمَهُ وَأَنْ يُحْسِنَ أَدَبَهُ. (فيض)

رسول الله  ( ﷺ )  بيوردولر  : جوجوغونه كوزل إسم ورمسى وكوزل بر أدب وآخلاق إيله اونى يتشدرمسى جوجوغون ، باباسى أؤزرندكى حقلارنداندر  . "

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular: “ Çocuğuna güzel isim vermesi ve güzel bir edeb ve ahlak ile onu yetiştirmesi çocuğun, babası üzerindeki haklarındandır.”

(Münâvî, Feyzu’l-Kadîr)

Hicrî:   17   Zilkâde    1442    Fazilet Takvim

 

BABANIN VAZİFELERİ

 

Bir adam, oğluyla beraber Hz. Ömer’in huzuruna gelip:

Benim bu oğlum bana karşı geliyor, âsî oluyor, eziyet veriyor.” diye şikâyette bulundu.

Hazret-i Ömer radıyallâhü anh, “Babana karşı gelip, ona âsî olmakta Allâhü Teâlâ’dan korkmuyor musun? Babanın oğlu üzerinde hakları şunlardır” diyerek babanın haklarını saydı.

Çocuk, “Ey müminlerin emiri! Evladın baba üzerinde hiç hakkı yok mudur?” diye sordu.

Hz. Ömer (r.a.): “Evet, evladın da baba üzerinde hakları vardır. Çocuklarının annesi olacak kadın, ahlâkı bozuk birisi olmamalı, evladına güzel bir isim vermeli ve ona Kur’ân-ı Kerîm okumayı öğretmelidir.”

Bunlar üzerine çocuk: “Vallahi, annem ahlâkı bozuk biri idi. Bana güzel bir isim de vermedi. Bana Allâhü Teâlâ’nın kitabından bir âyet bile öğretmedi.” dedi.

Hz. Ömer radıyallâhü anh, adama döndü ve: “Oğlum bana karşı geliyor, diyorsun. O sana âsî olup kötülük yapmadan önce vazifeni yapmayarak sen ona kötülük yapmışsın.” buyurdu.

 

FIKIH: AKŞAM NAMAZINI İLK VAKTİNDE KILMAK

 

Akşam namazını hem yazın; kısa gecelerde hem de kışın; uzun gecelerde ilk vaktinde kılmak müstehabdır.

Akşam namazını seferde olmak, hastalık ve sofranın hazır olması gibi sebepler ile az bir müddet tehir etmek mekruh değildir. Ancak iştibâk-ı nücûma (yıldızlar çoğalıncaya) kadar tehir etmek tahrîmen mekruhtur.

Nitekim Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem bu hususla alâkalı şöyle buyurmuşlardır:

“Ümmetim, akşam namazını Yahûdîler gibi iştibâk-ı nücûma kadar geciktirmedikleri müddetçe elbette hayır üzere olurlar.”

Hicrî:   17   Zilkâde    1442    Fazilet Takvim

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"