24 Şubat 2018 Cumartesi

MUSÎBETLER GÜNAHLARIN CEZÂSIDIR





قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: مَا مِنْ شَيْءٍ يُصِيبُ الْمُؤْمِنَ فِي جَسَدِهِ يُؤْذِيهِ إِلَّا كَفَّرَ اللهُ عَنْهُ بِهِ مِنْ سَيِّئَاتِهِ.  (حم)
رسول الله أفندمز محمد مصطفى ( صلى الله عليه وسلم ) بيوردولر   ."   الله تعالى مؤمنين بدننه إصابت أدن و اونه أزيت ورن هر شى سببيله محقق اونون كوناحلرنى عفوأديب اؤرتر ."
Resûlullah Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) buyurdular: “Allâhü Teâlâ, mü’minin bedenine isâbet eden ve ona eziyet veren her şey sebebiyle muhakkak onun günahlarını affedip örter.”
(Müsned-i Ahmed)
Hicrî:   08  Cemaziyelahir  1439  Fazilet Takvimi 

MUSÎBETLER GÜNAHLARIN CEZÂSIDIR


Târihçi ve seyyâh İbn-i Battûta, bir seyâhatinde Afrika’da Mali hükümdârı Mensâ Süleyman’ı da (1341-1360) ziyâret etmişti. Meşhûr Rıhle kitâbında şöyle anlatıyor:
Birgün sultanın meclisinde bulunuyordum. Uzak vilâyetlerin birinden fakîh ve âlim bir zât geldi. Pâdişahın huzûruna girdi, birçok söz söyledi. Pâdişahın yanında oturmakta olan kâdı efendi onu tasdîk etti. Sonra pâdişah da o ikisini tasdîk etti. Sonra âdetleri üzere mecliste bulunanlar pâdişaha saygılarını arzettiler.
Yanımda bulunan ve onların lisânını bilen birisi bana: “Sultana ne dediklerini biliyor musun?” diye sordu. “Bilmiyorum” dedim. Şöyle dedi:
“Fakîh zât şöyle haber verdi: Memleketlerini çekirgeler istilâ etmiş. Sâlihlerden bir zât, çekirgelerin olduğu yere gittiğinde adetlerinin çokluğundan dehşete düşüp: “Bu ne kadar çok çekirge!” demiş, oradaki çekirgelerden biri lisâna gelerek:
“Allâhü Teâlâ, zulmün hâkim olduğu memleketlerin ekinlerini mahvetmek üzere bizi gönderir.” cevâbını vermiş.
Başkâdı ve sultan onun bu haberini tasdîk ettiler. Pâdişah, yanında bulunan vezîrlerine:
“Ben zulümden uzağım. Sizden zulmedenleri de cezâlandırdım. Her kim bir zâlimi bilip de bana haber vermezse, bu zâlimin günâhı onun boynuna olsun. Allâhü Teâlâ ondan bunun hesâbını sorsun” dedi.
Pâdişah bu sözü söyleyince, vezîrler de itâatlerini arzettiler ve zulümden uzak duracaklarını söylediler.”
(Rıhlet-i İbn-i Battûta)

NÜKTE: HAMD OLSUN AYAĞIM YERİNDE!

Bir dervişin ayakkabıları çalınmış. Hırsızı yakalayamayan arkadaşları:
“Kunduran çalındı!” diye haber vermişler.
Hemen ayağına bakarak:
“Hamd olsun ayağım yerinde!” demiş.
Hicrî:   08  Cemaziyelahir  1439  Fazilet Takvimi 


23 Şubat 2018 Cuma

HAZRET-İ ALİ’NİN NASİHATI






قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: إِنَّ أَبْخَلَ النَّاسِ مَنْ بَخِلَ بِالسَّلَامِ، وَأَعْجَزَ النَّاسِ مَنْ عَجَزَ عَنِ الدُّعَاءِ. (هب)
رسول الله أفندمز محمد مصطفى ( صلى الله عليه وسلم ) بيوردولر   ."   محقق إنسانلريك أك جمرسى سلام ورمكته جمرلك أدندر . إنسانلريك أك عاجزى ده دعاء أتمكتن عاجز اولانى در ."
Resûlullah Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) buyurdular: “Muhakkak insanların en cimrisi selam vermekte cimrilik edendir. İnsanların en âcizi de duâ etmekten âciz olandır.
(Beyhakî, Şuabü’l-Îmân)
Hicrî:   07  Cemaziyelahir  1439  Fazilet Takvimi 

HAZRET-İ ALİ’NİN NASİHATI


Hazret-i Ali (radıyallâhü anh) mel’un İbn-i Mülcem tarafından yaralandığı zaman oğlu Hazret-i Hasan huzûruna ağlayarak girmişti. Hazret-i Ali oğluna şöyle buyurdu: “Oğlum şu sekiz şeyi iyi ezberle:
En büyük zenginlik akıldır. En büyük fakirlik ahmaklıktır. En büyük vahşet kibirdir. En büyük asâlet de güzel ahlâktır.
Diğer dört şey de şunlardır:
Ahmak ile arkadaş olma! Çünkü o, sana faydalı olmak isterken zarar verir.
Yalancı ile arkadaş olma! Çünkü o, serap gibidir; yakın olanı sana uzak gösterir, uzak olanı yakın gösterir.
Cimri ile arkadaş olma! Çünkü o, çok muhtaç olduğun bir zamanda, malını korumak için seninle alâkasını keser.
Günahkâr kimse ile arkadaş olma. Çünkü o, seni çok kıymetsiz bir şeye, kendi menfaatine satar.” (el-Hadâiku’l-Verdiyye)

MESCİD-İ NEBEVÎ’NİN İLK KANDİLİ


Mescid-i Nebevî ilk zamanlarda geceleri hurma ağaçlarının yaprakları yakılarak aydınlatılmaktaydı. Temîm-i Dârî (radıyallâhü anh) Medîne-i Münevvere’ye geldiği zaman yanında kandil, ip ve yağ getirerek kandilleri Mescid-i Nebevî’nin duvarlarına asmış ve mescidi aydınlatmıştı. Resûlullah Efendimiz (sallâllâhü aleyhi ve sellem) “Bizim mescidimizi aydınlattığın gibi Allâhü Teâlâ da seni nurlandırsın. Vallâhi şâyet bir kızım olsaydı muhakkak onu sana nikâhlardım” diye duâ buyurmuş ve ona Serrâc (kandilci) ismini vermişlerdi.
Daha sonra Hazret-i Ömer (radıyallâhü anh) terâvih namazı için Übey bin Ka’b’ı (radıyallâhü anh) imam tâyin ederek insanları mescide topladığı zaman bu kandilleri çoğaltmıştır. Hazret-i Ali (kerremellâhü vecheh) bu hâli görünce hoşuna giderek “Bizim mescidimizi aydınlattığın gibi Allâhü Teâlâ da senin kabrini nurlandırsın ey İbn-i Hattâb” diye Hazret-i Ömer’e (radıyallâhü anh) duâ etmişlerdir.
(Mecâlis-i Hayriyye)
Hicrî:   07  Cemaziyelahir  1439  Fazilet Takvimi 

22 Şubat 2018 Perşembe

ALLÂHÜ TEÂLÂ’NIN YAŞLILARA İKRÂMI





قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: إِنَّ مِنْ إِجْلَالِ اللهِ إِكْرَامَ ذِي الشَّيْبَةِ الْمُسْلِمِ. (د)
رسول الله أفندمز محمد مصطفى ( صلى الله عليه وسلم ) بيوردولر   ."   محقق إختيار بر مسلمانه تعظيم و حورمتته بولنمق الله تعالى يه حورمتتندر ."
Resûlullah Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) buyurdular: “Muhakkak ihtiyar bir müslümana tazîm ve hürmette bulunmak Allâhü Teâlâ’ya hürmettendir.”
(Sünen-i Ebû Dâvud)
Hicrî:   06  Cemaziyelahir  1439  Fazilet Takvimi 

ALLÂHÜ TEÂLÂ’NIN YAŞLILARA İKRÂMI


Enes bin Mâlik (radıyallâhü anh), Resûlullah (sallallâhü aleyhi ve sellem) Efendimizin şöyle buyurduğunu rivâyet etti:
“Allâhü Teâlâ bir kimseyi (kâmil bir) Müslüman olarak kırk sene yaşatırsa, ondan şu üç türlü belâyı kaldırır: Cüzzâm, baras (alaca hastalığı) ve şeytanın aldatması.
(Kâmil bir) Müslüman olarak elli sene yaşatırsa Allâhü Teâlâ kıyâmet gününde ona hesâbını kolaylaştırır.
(Kâmil bir) Müslüman olarak altmış sene yaşatırsa Allah ona sevdiği şeye (günahtan tevbeye, gafletten zikre) dönmeyi ihsân eder.
(Kâmil bir) Müslüman olarak yetmiş sene yaşatırsa semâda meleklerine, yerde kullarına sevdirir.
(Kâmil bir) Müslüman olarak seksen sene yaşatırsa Allâhü Teâlâ onun günahlarını sildirir, (sadece) sevaplarını yazdırır.
(Kâmil bir) Müslüman olarak doksan sene yaşatırsa Allâhü Teâlâ onun günahlarını bağışlar ve “Esîrullâh fi’l-arz: Yeryüzünde Allâh’ın esîri” diye isimlendirilir, kıyâmet gününde de kendisine âilesi için şefâat hakkı verilir.” (Müsned-i Ebû Yâ’lâ)

ÇOCUK ZEHİRLENMELERİNE KARŞI TEDBİRLER

Temizlik maddeleri, deterjanlar ve ağartıcı maddeler gibi kimyevî maddelerin yanı sıra boya, tiner, vernik ve tutkal gibi tehlikeli maddeler çocukların erişebileceği yerlere konulmamalı; tercihen kilitli bir dolaba kaldırılmalıdır.
Bütün maddeler kendi orijinal kaplarında bulundurulmalı. İlaç ve benzeri malzemeler su, süt veya meşrubat şişelerine konulmamalıdır.
Çocuklara ilaç içirirken şeker, tatlı diyerek asla kandırmamalı. İçtiğinin ilaç olduğunu ve de kendi başına asla almaması gerektiği bildirilmelidir.
Hicrî:   06  Cemaziyelahir  1439  Fazilet Takvimi 


21 Şubat 2018 Çarşamba

AMELLERDE İHLÂSLI OLMAK





قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: مَنْ صَلَّى رَكْعَتَيْنِ فِي خَلَاءٍ لَا يَرَاهُ إِلَّا اللهُ وَالْمَلَائِكَةُ كُتِبَ لَهُ بَرَاءَةٌ مِنَ النَّارِ. (كنز)
رسول الله أفندمز محمد مصطفى ( صلى الله عليه وسلم ) بيوردولر   ."   بر كمسه الله تعالى و ملكلردن باشقه هجبر كمسنيك كندبسنى كوره ميه جكى تنهى بر يرده إيكى ركعت نماز قلسه اونون إيجن جهنم دن ( قورطولديغونه دائر )  برات يازلر ."
Resûlullah Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) buyurdular: “Bir kimse Allâhü Teâlâ ve meleklerden başka hiç kimsenin kendisini görmeyeceği tenha bir yerde iki rek’at namaz kılsa onun için cehennemden (kurtulduğuna dâir) berât yazılır.”
(Kenzü’l-Ummâl)
Hicrî:   05  Cemaziyelahir  1439  Fazilet Takvimi 


AMELLERDE İHLÂSLI OLMAK


Muaz bin Cebel (radıyallâhü anh), Resûlullah Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem)’e “Yâ Resûlallah, bana bir nasîhatte bulun” diye ricâ etmişler. Resûlullah Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) de “Niyetinde ihlâslı olursan az amel sana yeter.” buyurmuşlardır.
İhlâs husûsunda Resûlullah Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuşlardır:
“Kim ortağı olmayan ve tek olan Allâhü Teâlâ’nın rızâsı için ihlâs ile namazını kıldığı ve zekâtını vermiş olduğu hâlde (ölüp) dünyâdan ayrılırsa Allâhü Teâlâ’nın rızâsını elde etmeye hak kazanmış olur.”
“(Amelinde) ihlâslı olanlara müjdeler olsun. Onlar (insanlara doğru yolu gösteren) hidâyet kandilleridirler. Her türlü büyük fitne onlardan uzaktır.”
“Allâhü Teâlâ ancak ihlâsla ve sırf kendi rızâsı için yapılan amelleri kabul eder.”
“Âhir zamanda ümmetim üç fırka olacaklardır: Allâhü Teâlâ’ya ihlâsla amel eden fırka, riyâ ile amel eden fırka ve yaptığı amel ile insanları yiyip bitirmek için amelde bulunan fırkadır. Allâhü Teâlâ kendisine ihlâsla amel edenler için
‘Bunları cennete götürün’, diğer iki fırka için de ‘Bunları da cehenneme götürün’ buyuracaktır.”
Aliyyü’l-Havvâs Hazretleri buyurdular ki: “Kitap ve sünnetin bildirdiği üzere kulun ilim ve amelinde riyâ bulunursa yaptığı amellerin tamamı bâtıl olur. Ameller bâtıl olunca da sanki hiçbir amel işlememiş gibi olur. Öyleyse bir insan amellerinin bâtıl olup elîm bir azâba dûçar kılınacağını bilerek nasıl diğer insanlara karşı riyâ yapabilir? İlim öğrenmek isteyen herkes bu hususa dikkat etmelidir.”
(el-Uhûdü’l-Kübrâ)

BEYT:

Her ne denlü çok yaşarsa bir kişi
Âkıbet ölmekdürür ânın işi
Süleyman Çelebi
Hicrî:   05  Cemaziyelahir  1439  Fazilet Takvimi