28 Eylül 2015 Pazartesi

AMELLERDE İHLÂSIN EHEMMİYETİ



قَالَ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ:   اُئْتُوا الدَّعْوَةَ إِذَا دُعِيتُمْ. (ت)
بيغمبر أفندمز صلى الله عليه وسلم بيوردلر :" دعوت اولندوغونزده ( حرام اشلنمين ) دعوته كيدينز ."
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular: “Davet olunduğunuzda (haram işlenmeyen) davete gidiniz.” 
(Hadîs-i Şerîf, Sünen-i Tirmizî)
Hicrî: 13  Zilhicce 1436   Fazilet Takvimi 

AMELLERDE İHLÂSIN EHEMMİYETİ


Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular:
Allâhü Teâlâ Adn cennetini yarattı. İçinde de hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın duymadığı, hiçbir beşerin hatırına gelmeyen nimetler yarattı. Sonra da:
“Konuş ey cennet, konuş” buyurdu. Cennet de üç defa:
“Muhakkak müminler kurtuluşa erdiler.” dedikten sonra “Ben cimri, münafık ve riyakâra haramım.” dedi.
Hz. Ali (k.v.) buyurdu: “Riyakârın dört alameti vardır:
Yalnız iken ibadetlerinde tembellik yapar, insanların yanında iken gayretli görünür, övüldüğü zaman daha fazla amel işler, kötülendiği zaman da amellerini azaltır.”
Avf bin Abdullah (rah.) şöyle dedi: Hayır ehlinden biri diğerine şu üç şeyi tavsiye ederdi:
“Âhireti için amel işleyenin dünyasına Allâhü Teâlâ kâfîdir.
Allâhü Teâlâ’yı razı edeceği ameller işleyerek onun ile arasını ıslah edenin, Allâhü Teâlâ da insanlarla arasını ıslah eder.
Kimsenin görmediği zamanda sâlih amel işleyene Allâhü Teâlâ başkalarının yanında da sâlih ameller işletir.”
İmam Ebu’l-Leys (rah.) şöyle dedi:
“İşlediği amelin sevabını âhirette almak isteyen önce amelini riyâ ve gösterişten uzak; sırf Allah rızası için yapmalıdır. Sonra da kibir ve gururla amelinin sevabı gitmesin diye onu unutmalıdır. Muhakkak yapılan ibadeti muhafaza etmek, yapmaktan daha zordur.” (Tenbîhü’l-Gâfilîn)

TAM AY TUTULMASI

28 Eylül Pazartesi “Tam ay tutulması” meydana gelecektir.
Pasifik Okyanusu’nun doğusu, Amerika, Avrupa, Afrika, Batı Asya kıtasından gözlenebilecektir. Tutulma, Türkiye, Almanya ve Avusturya’dan görülebilir. Tutulmanın büyüklüğü: 1.276’dır.
Ay’ın gölgeye girişi: 28 Eylül 2015 03.11 (Türkiye yaz Saati)
Tutulmanın ortası: 28 Eylül 2015 05.48               ”
Ay’ın gölgeden çıkışı: 28 Eylül 2015 08.22          ”
Hicrî: 13  Zilhicce 1436   Fazilet Takvimi 



GÖKLERDE VE YERDEKİ HER ŞEY ALLAH’I TESBÎH EDER




قَالَ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: لَا تَضْرِبُوا وُجُوهَ الدَّوَابِّ، فَإِنَّ كُلَّ شَيْءٍ يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ. (طس)
" حيوانلره ورماينز . زيرا بتون هر شي الله تعالى يه حم أدرك تسبح أدر ."
Hayvanlara vurmayınız. Zira bütün her şey Allâhü Teâlâ’ya hamdederek tesbih eder.” 
(Hadîs-i Şerîf, Taberânî, el-Mu’cemü’s-Sağîr)
Hicrî: 12  Zilhicce 1436   Fazilet Takvimi 

GÖKLERDE VE YERDEKİ HER ŞEY ALLAH’I TESBÎH EDER


Allâhü Teâlâ şöyle buyurmuştur -meâlen-:
“Ey mü’minler, Allâhü Teâlâ’yı dâimâ ve çok zikredin, sabah ve akşam onu tesbîh edin” (Ahzâb sûresi, âyet 42).
“(Melekler) Gece, gündüz, hiç usanmadan, ara vermeden Allâh’ı tesbih ederler.” (Enbiyâ sûresi, âyet 20). Abdullah bin Hâris (r.a.) buyurdu: “-Bu âyet-i celîleyi işitince- Resûlullâh Efendimize (s.a.v.) dedim ki: “Ya Resûlallâh! Melekler nasıl hiç zikirden ayrılmazlar. Diğer vazîfeleri onları meşgul etmez mi?” Resûlullâh (s.a.v.) bana:
“Sen kimlerdensin?” dedi.
“Abdülmuttalib oğullarındanım” dedim. Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) beni kendine yaklaştırdı ve buyurdu ki:
“Ey amcaoğlu! Allâhü Teâlâ sizlere nasıl nefes almayı hayat sebebi kıldıysa melekler için de tesbîhi hayat sebebi kılmıştır. Sen yersin, içersin, gelirsin, gidersin, hem de nefes alırsın değil mi? İşte Allâhü Teâlâ tesbîhi de melekler için öyle kılmıştır.”
Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) buyurdular:
“Her kim farz namazın arkasından otuz üç defa: “Sübhânellâh”, otuz üç defa “Elhamdülillah”, otuz üç defa “Allâhü Ekber” deyip, peşinden de “Lâ ilahe illâllâhü vahdehû lâ şerike leh lehü’l-mülkü ve lehü’l-hamdü…” derse, günahları deniz köpüğü kadar da olsa affolunur.”
Halid bin Ömer radıyallâhü anh buyurdu:
“Bir gün Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.), Ashâbının yanına geldi ve:
“Kalkanlarınızı hazırlayınız” buyurdular. Oradakiler:
“Bir düşman mı çıktı?” diye sordular. Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.):
“Bilakis, Cehennem’e karşı hazırlayın” dedi. Ashâb-ı Kirâm: “Cehennem’e karşı kalkanımız nedir?” diye sordular, Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.):
“Sübhânallâhi ve’l-hamdü lillâhi velâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber ve lâ havle velâ kuvvete illa billâhi’l-aliyyi’l-azîm”dir” buyurdular. (A. M. Hüdâî, Hulâsatu’l-Ahbâr)
Hicrî: 12  Zilhicce 1436   Fazilet Takvimi 



25 Eylül 2015 Cuma

ANA BABANA ŞÜKRET...




قَالَ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ:   إِنَّ أَفْضَلَ الصَّدَقَةِ إِصْلَاحُ ذَاتِ الْبَيْنِ. (شهاب)
" محقق اك فضيلتلى صدقه ، دارغنلريك آرالرينى بولمقتر ."
 Muhakkak en fazîletli sadaka, dargınların aralarını bulmaktır.” 
(Hadîs-i Şerîf, Kuzâî, Şihâbü’l-Ahbâr)
Hicrî: 11  Zilhicce 1436   Fazilet Takvimi 

“ANA BABANA ŞÜKRET...”


Allâhü Teâlâ, Kur’ân-ı Kerîm’de ana babaya hürmet edilmesini emretmiştir. Allâhü Teâlâ emretmiş olmasaydı bile akıllı kimsenin onlara hürmet edileceğini bilmesi ve haklarına riayet etmesi icab ederdi. Hâlbuki Allâhü Teâlâ, ana babaya iyiliği Tevrat, İncil, Zebur ve Kur’ân-ı Kerîm’de emir buyurmuştur. Peygamberlerinin hepsine de ana baba haklarına riayet etmelerini emir buyurmuş ve rızasının onların rızasında olduğunu, gadabının da onların gadablanmasında olduğunu bildirmiştir.
Âyetlerde üç şey üç şeyle beraber zikredilmiştir. Biri olmadan Allâhü Teâlâ diğerini de kabul etmez.
Nisâ sûresinin, 77. Âyet-i Kerîmesinde “Namazı dosdoğru (âdab ve erkânına riayet ederek) kılınız ve zekâtı veriniz.” buyrulmuştur. Bir kimse namaz kılsa fakat zekât vermese onun namazının sevâbı olmaz.
Nisâ sûresinin, 59. Âyet-i Kerîmesinde “Allâh’a ve resûlüne itaat ediniz.” buyrulmuştur. Allâh’a itaat edip resûlüne itaat etmeyenin Allâh’a itaati kabul olunmaz.
Lokman sûresinin 14. Âyet-i Kerîmesinde “Bana ve ana babana şükret” buyrulmuştur. Allâhü Teâlâ’ya şükredip ana babasına şükretmeyenin Allâh’a şükrü kabul olunmaz.
Ana babasını razı eden Allâhü Teâlâ’yı razı etmiş olur. Onları öfkelendiren Allâhü Teâlâ’yı gadablandırmış olur. Ana babasından biri veya her ikisi ihtiyarlar da onlara iyilik yapıp razı etmezse cehenneme girer, Allâhü Teâlâ da onu rahmetinden uzaklaştırır.
Tâbiînden bir zat şöyle demiştir: “Ana babasına günde beş defa duâ eden kimse onların hakkını ödemiş olur. Çünkü Allâhü Teâlâ Lokman sûresinin 14. âyetinde “Bana ve ana babana şükret. Dönüş ancak banadır.” buyurmuştur. Allâhü Teâlâ’ya şükür günde beş defa namaz kılmaktır. Bunun gibi ana babaya şükür de günde beş defa onlar için duâ etmektir.” (Tenbîhü’l-Gâfilîn)
Hicrî: 11  Zilhicce 1436   Fazilet Takvimi