6 Ocak 2025 Pazartesi

KENDİNİZİ VE AİLENİZİ ATEŞTEN KORUYUN!


 

قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: كُلُّكُمْ رَاعٍ وَكُلُّكُمْ مَسْئُولٌ عَنْ رَعِيَّتِهِ. (خ)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) بيوردولر : هر برينز ، كوزه تجسنز . و هر برينز ، ألينيك آلطنداكيلردن ( يعنى اونلرى لايقيله محافظه أتمك و قورومقدان ) مسؤلدر . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:  Her bireriniz, gözeticisiniz ve her bireriniz, elinin altındakilerden (yani onları lâyıkıyla muhafaza etmek ve korumaktan) mesuldür.”

(Sahîh-i Buhârî)

Hicrî:  06  Receb    1446  Fazilet Takvim

 

 KENDİNİZİ VE AİLENİZİ ATEŞTEN KORUYUN!

Allâhü Teâlâ, Tahrîm Sûresi’nin 6. âyet-i celîlesinde buyuruyor ki -meâlen-: “Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi Cehennem ateşinden koruyunuz ki onun yakacağı, insanlar ve taşlardır. Onun üzerinde (vazifeli) iri gövdeli ve sert tabiatlı melekler vardır. Onlar, Allâh’ın kendilerine emrettiği şeyde âsî olmazlar ve emrolundukları şeyi yapıverirler.”

İnsanın, kendisini Cehennem’den koruması, günahları terk edip emredilen ibadet ve tâatleri yerine getirmesiyle olur. Ailesini Cehennem ateşinden koruması ise; onlara, Allâhü Teâlâ’ya kulluğun yollarını ve dinimizin edeplerini öğretmekle, ibadet ve her türlü hayra onları sevk edip dinimizce yasaklanmış olan, câiz olmayan şeylerden onları sakındırmakla olur.

Bu âyet-i kerîme nâzil olduğu zaman Hazret-i Ömer radıyallâhü anh “Yâ Resûlallah! Kendimizi koruruz, fakat ailemizi nasıl koruyabiliriz?” diye suâl etti.

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem de:

“Allâhü Teâlâ’nın size yasak kıldığı şeyleri onlara da yasaklarsınız. Size emrettiği şeyleri siz de onlara emredersiniz. İşte bu, onlarla Cehennem arasında bir koruyucu olur.” buyurdular.

Hazret-i Ali kerremallâhü vecheh de bu âyet-i kerîmenin tefsîrinde; “Sizler, kendinize ve ailenize hayrı öğretin, onlara (güzel) edep ve terbiye verin.” buyurmuşlardır.

Bu âyet-i kerîme ile sabit olmuştur ki bir Müslüman, evvelâ kendisine farz olan ibadetleri öğrenmeli, sonra da ailesine öğretmelidir. Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) buyurmuşlardır ki: “Ey ailem! Namazlarınıza, oruçlarınıza, zekâtınıza, fakirlerin, yetimlerin ve komşuların haklarına riâyet edin, diyen (ailesini iyiliğe teşvik, kötülükten meneden) kimseye Allâhü Teâlâ rahmeti ile muamele buyursun! Muhakkak Allâhü Teâlâ, o kimseyi ve ikazlarına uyan kimseleri Cennet’te bir araya getirir.”

Denilmiştir ki: Kıyamet günü insanların en şiddetli azâba uğrayacak olanı, ailesine dînî vazifelerini öğretmeyerek cahil bırakan kimselerdir.

Hicrî:  06  Receb 1446  Fazilet Takvim

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

5 Ocak 2025 Pazar

EN BÜYÜK İSTİĞFÂR: TESBÎH NAMAZI


 

قَالَ اللّٰهُ تَعَالَى : ... وَاذْكُرْ رَبَّكَ كَثِيرًا وَسَبِّحْ بِالْعَشِيِّ وَالْاِبْكَارِ. (سورة آل عمران، ٤١)

الله تعالى شويله بيوردى ( مئالا ) : و ربنى جوقجه ذكريله و آقشام ، صباح دائما تسبيح أيله . "

Allâhü Teâlâ şöyle buyurdu -meâlen:  ...Ve Rabb’ini çokça zikreyle ve akşam, sabah dâima tesbîh eyle.”

(Âl-i İmrân Sûresi, âyet 41)

Hicrî:  05  Receb    1446  Fazilet Takvim

 

 

EN BÜYÜK İSTİĞFÂR: TESBÎH NAMAZI

 

Tesbîh Namazı, bütün vücutla yapılan en büyük tevbe ve istiğfârdır.

Resûl-i Ekrem sallallâhü aleyhi ve sellem, amcası Hazret-i Abbâs radıyallâhü anh’e hitaben, Tesbîh Namazı ile alâkalı şöyle buyurmuşlardır:

“Ey amca! Sana on (çeşit günahını silecek) şey(i) haber vererek ikram etmiş olayım ki, onu işlediğin vakit, günahının evveli ve âhiri, yenisi ve eskisi, hata ile ve kasten yapılanı, küçüğü ve büyüğü, gizlisi ve âşikâr olanı mağfiret edilmiş olsun. Dört rekât namazı kılarsın... Gücün yeterse bu namazı her gün kıl. Her gün kılamazsan haftada bir kere kıl, her hafta kılamazsan ayda bir kere kıl. Onu da yapamazsan senede bir, onu da yapamazsan ömründe bir kere kıl.”

Tesbîh Namazı 4 rekâttir. Bu namazda 300 defa şu tesbîh okunur:

“Sübhânellâhi velhamdü lillâhi ve lâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi’l-aliyyi’l-azîm.”

Bu tesbîh, namaz içinde şu kadar okunur:

15 kere, Sübhâneke’den sonra (Fâtiha-i şerîfeden önce),

10 kere, zamm-ı sûreden sonra,

10 kere, rükûda (tesbîhlerden sonra),

10 kere, rükûdan kalkınca ayakta (kavmede),

10 kere, birinci secdede (tesbîhlerden sonra),

10 kere, iki secde arasındaki oturuşta (celsede),

10 kere, ikinci secdede (tesbîhlerden sonra).

Birinci rekâtte okunan tesbîhlerin adedi 75’tir.

İkinci rekâtte, aynı sıra ile yine 75 defa okunur.

Üçüncü ve dördüncü rekâtler de böyle kılınır. Birinci ka‘dede (oturuşta), Tahiyyât’tan sonra Salli ve Bârik, üçüncü rekâte kalkınca önce Sübhâneke okunur.

Hicrî:  05  Receb 1446  Fazilet Takvim

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

4 Ocak 2025 Cumartesi

HANIM SAHÂBÎLERDEN: ÜMMÜ VARAKA (R. ANHÂ)


 

قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: يَشْفَعُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ ثَلَاثَةٌ: اَلْأَنْبِيَاءُ ثُمَّ الْعُلَمَاءُ ثُمَّ الشُّهَدَاءُ. (هـ)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) بيوردولر : قيامت كونى ، أؤج صنف شفاعت أدر . بيغمبرلر ، صونره عالملر ، صونره ده شهيتلر . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:  Kıyamet günü, üç sınıf şefaat eder: Peygamberler, sonra âlimler, sonra da şehitler.”

(Sünen-i İbn-i Mâce)

Hicrî:  04  Receb    1446  Fazilet Takvim

 

 

HANIM SAHÂBÎLERDEN: ÜMMÜ VARAKA (R. ANHÂ)

 

Ümmü Varaka binti Abdullah radıyallâhü anhâ, hanım sahâbîlerdendir. Medîne-i Münevvere’de Müslüman olmuş ve Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem’e bîat etmiştir.

Bedir Harbi’ne çıkılacağı zaman, Kureyş müşrikleriyle harp edileceğini bilen pek az kişi vardı. Ümmü Varaka radıyallâhü anhâ da bunlar arasında idi. Ümmü Varaka (r. anhâ), Bedir Seferi’ne gidilirken Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem’e, “Yâ Resûlallah! Bana müsaade edin, sizinle birlikte ben de çıkayım; yaralılarınızı tedavi eder, hastalarınıza bakarım. Olur ki Allah, beni şehitliğe erdirir!” demişti.

Sevgili Peygamberimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, ona “Sen, evinde Kur’ân-ı Kerîm oku. Muhakkak ki Allah, sana (evinde) şehitlik nasip eder!” buyurdular. Bundan sonra o, “Şehîde” diye anıldı.

Ümmü Varaka radıyallâhü anhâ, Kur’ân-ı Kerîm’in tamamını ezbere bilirdi. Geceleri dâima Kur’ân-ı Kerîm okurdu.

Ümmü Varaka radıyallâhü anhâ, Hazret-i Ömer radıyallâhü anh’in devrinde, âzât olmalarını kendi vefatına bağladığı kölesi ve cariyesi tarafından, geceleyin şehit edilmiştir.

Hazret-i Ömer radıyallâhü anh, bir sabah, “Dün gece, teyzem Ümmü Varaka’nın Kur’ân-ı Kerîm okuyuşunu işitmedim.” dedi. Sonra onun şehit edildiğini öğrenince dedi ki;

“Resûlullah sallallâhü aleyhi ve sellem bazen, ‘Haydi, gidip Şehîde’yi ziyaret edelim.’ buyururlardı. Resûlullah sallallâhü aleyhi ve sellem Efendimizin, onun şehit edileceği husûsundaki mübarek sözleri, şimdi anlaşılmış oldu!” dedi.

Hicrî:  04  Receb 1446  Fazilet Takvim

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"