5 Haziran 2024 Çarşamba

ZİLHİCCE AYI VE İLK ON GÜNÜNDE NE YAPILIR?


 

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : مَنْ ضَحَّى طَيِّبَةً بِهَا نَفْسُهُ مُحْتَسِبًا لِأُضْحِيَّتِهِ كَانَتْ لَهُ حِجَابًا مِنَ النَّارِ. (طب)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) بيوردولر : كيم كونل حوشلوغويله و ثوابنى صرف ، الله تعالى دان بكليرك قرباننى كسرسه ، ( بو قربان ) او كمسه إيجن جهنم آتشندن ( قورويان ) بر برده اولور . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:  “Kim gönül hoşluğuyla ve sevabını sırf, Allâhü Teâlâ’dan bekleyerek kurbanını keserse, (bu kurban) o kimse için Cehennem ateşinden (koruyan) bir perde olur.”

(Taberânî, el-Mu‘cemü’l-Kebîr)

Hicrî:    28  Zilkâde  1445  Fazilet Takvim

 

 

ZİLHİCCE AYI VE İLK ON GÜNÜNDE NE YAPILIR?

 

Hicrî-Kamerî ayların 12’ncisi olan Zilhicce ayı, İslâm’ın beş esâsından biri olan hac farîzasının îfâ edildiği umûmî af ayıdır. Arafat’a çıkıldığı, Allâhü Teâlâ için milyonlarca kurbanın kesildiği ve bir senelik hesapların görülüp amel defterlerinin kapandığı mukaddes bir aydır.

Zilhicce ayının ilk on gecesi “leyâlî-i aşere” yani 10 mübarek gecedir. Bu ayda, noksanların tamamlanması için istiğfâr-ı şerîf, salevât-ı şerîfe, diğer dualar ve tesbîh namazına devamda hayır vardır.

Hacca gidemeyen müminlerin bu günlerde oruç tutmaları çok büyük fazilettir. Kurban Bayramı’ndan evvel dokuz gün oruç tutmak ve 10’uncu günü kurban kesilinceye kadar bir şey yemeyip ilk olarak kurban etinden yemek mendûbdur. Hiç olmazsa 8’inci günü ile beraber 9’uncu günü (Arefe günü) oruçlu olmak lâzımdır.

Arefe günü sabah namazından bayramın 4’üncü günü ikindi namazı da dâhil, bütün farz namazların arkasından teşrîk tekbîri (Allâhü ekber, Allâhü ekber, lâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber, Allâhü ekber ve lillâhi’l-hamd) okumak, kadın-erkek her mükellef Müslümana vaciptir.

Zilhicce ayının birinden onuna (yani Kurban Bayramı’nın ilk gününe) kadar, her gün sabah namazından sonra:

10 salevât-ı şerîfe; Allâhümme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed.

10 istiğfâr-ı şerîf; “Estağfirullâhe’l-Azîm el-Kerîm ellezî lâ ilâhe illâ Hüve’l-Hayyü’l-Kayyûmü ve etûbü ileyk ve nes’elühü’t-tevbete ve’l-mağfirate ve’l-hidâyete lenâ innehû hüve’t-Tevvâbü’r-Rahîm.”

10 tevhid; “Lâ ilâhe illallâhü vahdehû lâ şerîke leh, lehü’l-mülkü ve lehü’l-hamdü yuhyî ve yümît ve hüve Hayyün lâ yemût, bi-yedihi’l-hayr ve hüve alâ külli şey’in Kadîr” okunur.

(Duâ ve İbâdetler, Fazilet Neşriyat)

Hicrî:    28 Zilkâde  1445  Fazilet Takvim

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

4 Haziran 2024 Salı

KELİME-İ TEVHÎD YEDİ TEHLİKEYE MÂNİDİR


 

قَالَ اللّٰهُ تَعَالَى : لَنْ يَنَالَ اللّٰهَ لُحُومُهَا وَلَا دِمَٓاؤُهَا وَلٰكِنْ يَنَالُهُ التَّقْوٰى... (سورة الحج، ٣٧)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) بيوردولر : ألبتده اونلاريك ( قربانلاريك ) أتلرى ده قانلارى ده اللهه اولاشماز . ولاكن أونه سزيك تقوى نيز اولاشاجقدر . "

Allâhü Teâlâ şöyle buyurdu -meâlen:  “Elbette onların (kurbanların) etleri de kanları da Allâh’a ulaşmaz. Velâkin O’na, sizin takvânız ulaşacaktır...”

(Hac Sûresi, âyet 37)

Hicrî:    27  Zilkâde  1445  Fazilet Takvim

 

 

KELİME-İ TEVHÎD YEDİ TEHLİKEYE MÂNİDİR

 

“Lâ ilâhe illallâh Muhammedün Resûlullah” kelime-i tevhîdini ihlasla çok okuyanları, bu mübarek kelime hürmetine Allâhü Teâlâ, şu tehlikelerden ve şeytanın vesvesesinden muhafaza buyurur:

  1. Ölüm anındaki tehlikedir. Bu, -Allah muhafaza- imansız olarak ölme tehlikesidir. Bu tehlikeden kurtulanlar, son nefeste imanlarını muhafaza ederler.
  2. Kabir azâbı tehlikesidir. Bu tehlikeden kurtulanlar, kabirlerinde nurlar içerisinde olurlar.
  3. Münker ve Nekîr meleklerinin suâllerine cevap verememe tehlikesidir. Bu tehlikeden kurtulanlar, suâllere doğru cevap verirler.
  4. Haşr anındaki tehlikedir ki kişi âhirette tekrar diriltilip haşrolunduğunda yüzünün siyah olmasıdır. Bu tehlikeden kurtulanlar, yüzleri beyaz (nurlu ve parlak) bir şekilde haşrolunurlar.
  5. Hesap anındaki tehlikedir ki amellerinin hesabını verememe tehlikesidir. Bu tehlikeden kurtulanlar kolayca hesap verirler.
  6. Amellerin tartıldığı mîzândaki tehlikedir ki günahlarının, mizanda daha ağır gelmesidir. Bu tehlikeden kurtulanların sevapları, mizanda daha ağır gelir.
  7. Yol tehlikesidir ki kişinin Cehennem’e giden yola sevk edilmesidir. Bu tehlikeden kurtulanlar Cennet’e giden yola sevk edilirler.

 

ZİLHİCCE AYI İCTİMA‘I, RU’YET VE BAŞLANGICI

 

Hicrî-Kamerî 1445 yılı Zilhicce ayı ictimâı 6 Haziran Perşembe günü Türkiye saati ile 15.39’dadır.

Ru’yet ise 7 Haziran Cuma günü, Türkiye saati ile 03.44’tedir.

Hilâl, ilk olarak Kuzey Amerika Kıtası’ndan ve Büyük Okyanus’tan itibaren batı taraflara doğru görülecektir.

7 Haziran Cuma günü de Zilhicce ayının 1. günüdür.

Hicrî:    27 Zilkâde  1445  Fazilet Takvim

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

3 Haziran 2024 Pazartesi

AKÎKA KURBANI MÜSTEHÂBDIR


قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : إِنَّ مَعَ الْغُلَامِ عَقِيقَةً فَأَهْرِيقُوا عَنْهُ الدَّمَ وَأَمِيطُوا عَنْهُ اْلأَذَى. (هـ)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) بيوردولر : محقق هر جوجق إيجن بر عقيقه واردر . او حالده اونون إيجن قربان كسين و ( صاجنى طراش أدرك ) اوندان أزاي دف أدين . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:  “Muhakkak her çocuk için bir akîka vardır. O hâlde onun için kurban kesin ve (saçını tıraş ederek) ondan ezâyı def edin.”

(Sünen-i İbn-i Mâce)

Hicrî:    26  Zilkâde  1445  Fazilet Takvim

 

AKÎKA KURBANI MÜSTEHÂBDIR

 

Yeni doğan çocuğun başındaki tüylere “akîka” ismi verilir. Çocuk için Cenâb-ı Hakk’a şükür olarak kesilen kurbana da “Akîka/Nesîke kurbanı” denir.

Akîka kurbanı kesmek, Hanefî Mezhebi’nde müstehab, diğer mezheplerde sünnettir. Akîka kurbanı, çocuğun doğduğu günden itibaren kesilebilir. Yedinci günü kesmek daha faziletlidir.

Kurban olmaya elverişli bir hayvan, akîkaya da yeterli olur. Erkek ve kız çocuk için birer kurban kesilmesi kâfîdir. Bazı âlimler, erkek çocuk için iki kurban kesilir, demişlerdir.

Akîka kurbanı kesilirken, çocuğun anası yahut babası, “Yâ Rabbi! Bu, benim çocuğumun akîkasıdır. Bu kurban, onun Cehennem ateşinden kurtuluş fidyesi olsun.” diye dua eder.

Vaktiyle akîka kurbanı kesilmemiş olan kimse, kendi nâmına bir kurban kesebilir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Allâhü Teâlâ’nın emri ile peygamberliğini ilan etmesinden sonra kendileri için ve doğduklarında iki torunu için akîka kesmişlerdir.

Akîka kurbanının etinden, sahibi yiyebilir, başkalarına yedirebilir ve etin bir kısmını, tamamını veya kurbanın kendisini bağışlayabilir. Çocuklar, Allâh’ın lütfudur. Bu kurbanlar da o lütfa karşı birer şükürdür.

 

KİŞİ HANGİ KURBANDAN YİYEMEZ

 

Kişi, nezrettiği (adadığı) kurbandan kendisi yiyemez. Usûlünün (yani, ana-babası, dedeleri ve ninelerinin), fürû‘unun (yani çocukları ve torunlarının), aile ve akrabalarından nafakası üzerine lâzım olanların da yemesi câiz değildir. Gayrimüslimlere ve zenginlere yedirmek de câiz olmaz. Yedirilirse, o yedirdiği miktarın bedelini, fakirlere tasadduk etmek lâzım gelir.

Kişinin hayatta iken yaptığı vasiyeti üzerine, öldükten sonra malının üçte birinden kesilen kurbanı, vârisleri yiyemezler, zenginlere de yediremezler; onu fakirlere verirler. Fakat vârisler, kendi istekleriyle kestikleri kurbandan yiyebilir ve başkasına da yedirebilir. Zira bir kimse kurban kesse ve sevabını, vefat eden kimseye bağışlasa, kendi kurbanı gibi yer ve başkasına da yedirir.

Hicrî:    26 Zilkâde  1445  Fazilet Takvim

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"