8 Ocak 2024 Pazartesi

EN BÜYÜK İSTİĞFÂR: TESBÎH NAMAZI


 

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ لِجُلَسَائِهِ : أَيَعْجِزُ أَحَدُكُمْ أَنْ يَكْسِبَ أَلْفَ حَسَنَةٍ يُسَبِّحُ أَحَدُكُمْ مِائَةَ تَسْبِيحَةٍ تُكْتَبُ لَهُ أَلْفُ حَسَنَةٍ وَتُحَطُّ عَنْهُ أَلْفُ سَيِّئَةٍ. (ت)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) بيوردولر : سزدن برينز ( هر كون ) بيك حسنه قازانمقدان نصل آجز اولابلر ؟ برينز ، يوز دفا ’ سبحان الله ‘ ديه تسبيح أدرسه بويلجه كندسينه بيك حسنه يازيلر و كندسندن بيك ( كوجوك ) كوناحى سيلينر . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, huzurunda bulunanlara buyurdular ki:  “Sizden biriniz (her gün) bin hasene kazanmaktan nasıl âciz olabilir? Biriniz, yüz defa ‘Sübhânellâh’ diye tesbîh ederse böylece kendisine bin hasene yazılır ve kendisinden bin (küçük) günahı silinir.”

(Sünen-i Tirmizî)

Hicrî:  26   Cemâziyelâhir    1445  Fazilet Takvim

 

 

EN BÜYÜK İSTİĞFÂR: TESBÎH NAMAZI

 

Tesbîh Namazı, bütün vücutla yapılan en büyük tevbe ve istiğfârdır.

Resûl-i Ekrem sallallâhü aleyhi ve sellem, amcası Hazret-i Abbâs radıyallâhü anh’e hitaben, Tesbîh Namazı ile alâkalı şöyle buyurmuşlardır:

Ey amca! Sana on (çeşit günahını silecek) şey(i) haber vererek ikram etmiş olayım ki, onu işlediğin vakit, günahının evveli ve âhiri, yenisi ve eskisi, hata ile ve kasten yapılanı, küçüğü ve büyüğü, gizlisi ve âşikâr olanı mağfiret edilmiş olsun. Dört rekât namazı kılarsın... Gücün yeterse bu namazı her gün kıl. Her gün kılamazsan haftada bir kere kıl, her hafta kılamazsan ayda bir kere kıl. Onu da yapamazsan senede bir, onu da yapamazsan ömründe bir kere kıl.”

Tesbîh Namazı 4 rekâttir. Bu namazda 300 defa şu tesbîh okunur:

Sübhânellâhi velhamdü lillâhi velâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi’l-aliyyi’l-azîm.”

Bu tesbîh, namaz içinde şu kadar okunur:

15 kere, Sübhâneke’den sonra (Fâtiha-i şerîfeden önce),

10 kere, zamm-ı sûreden sonra,

10 kere, rükûda (tesbîhlerden sonra),

10 kere, rükûdan kalkınca ayakta (kavmede),

10 kere, birinci secdede (tesbîhlerden sonra),

10 kere, iki secde arasındaki oturuşta (celsede),

10 kere, ikinci secdede (tesbîhlerden sonra).

Birinci rekâtte okunan tesbîhlerin adedi 75’tir.

İkinci rekâtte, aynı sıra ile yine 75 defa okunur.

Üçüncü ve dördüncü rekâtler de böyle kılınır. Birinci ka‘dede (oturuşta), Tahiyyât’tan sonra Salli ve Bârik, üçüncü rekâte kalkınca önce Sübhâneke okunur.

Tesbîh Namazı, kılınması teşvik edilmiş bir namazdır. Buna devam etmek müstehabdır. Evlâ olan, münferiden kılmaktır. Lâkin kılmasını bilmeyenlerin istifade etmesi maksadıyla cemaatle de kılınabilir.

Hicrî:   26  Cemâziyelâhir   1445  Fazilet Takvim

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

7 Ocak 2024 Pazar

ABDULLAH İBNİ ÜMMÜ MEKTÛM (R.A.)


 

قال رسول الله صلى الله عليه وسلم : لَوْ يَعْلَمُ النَّاسُ مَا فِي النِّدَاءِ وَالصَّفِّ الْأَوَّلِ ثُمَّ لَمْ يَجِدُوا إِلَّا أَنْ يَسْتَهِمُوا عَلَيْهِ لَاسْتَهَمُوا... (ق)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) بيوردولر : إنسانلر ، مؤزنلك يابمانيك و إلك صافته ير آلمانيك ثوابنى بلسلردى ، صوكره بونلرى يابمق إيجن قرا جكمكدن باشقه يول بولماسالردى ، ألبتده قرا جكرلردى . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:  “İnsanlar, müezzinlik yapmanın ve ilk safta yer almanın sevabını bilselerdi, sonra bunları yapmak için kura çekmekten başka yol bulamasalardı, elbette kura çekerlerdi.”

(Müttefekun Aleyh)

Hicrî:  25   Cemâziyelâhir    1445  Fazilet Takvim

 

 

ABDULLAH İBNİ ÜMMÜ MEKTÛM (R.A.)

 

Abdullah İbn-i Ümmü Mektûm radıyallâhü anh Hazretleri, Kureyş kabilesindendir. Hazret-i Hatîce validemizin dayısının oğlu olup Lüey isimli dedesinde, nesebi Peygamber Efendimizin mübarek soyu ile birleşir. Ümmü Mektûm, validesinin adıdır. Bir rivâyete göre ismi Husayn idi, Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Abdullah olarak değiştirdiler. Âmâ (gözleri görmeyen) bir zât olup Mekke-i Mükerreme’de İslâm’ın ilk zamanlarında Müslüman olmuştur.

Mekke-i Mükerreme’de müşriklerin eziyetleri şiddetlendiğinde, Medîne-i Münevvere’ye Mus’ab bin Umeyr (r.a.) Hazretlerinden sonra hicret eden ilk sahâbîdir. Onunla birlikte insanlara Kur’ân-ı Kerîm okutup İslam dinini öğretmeye başladılar.

Peygamber Efendimizin (s.a.v.) müezzinlerindendir. Bilâl-i Habeşî (r.a.) Hazretleriyle birlikte Medîne-i Münevvere’de müezzinlik yapardı.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) gazâya çıktıklarında Medîne-i Münevvere’de, yerine onu vekîl olarak bırakırlardı. Tam 13 gazâda, Peygamber Efendimize (s.a.v.) vekâlet etmiştir.

Âmâ olduğundan gazâlara gidemezdi, fakat gazâya gitmeyi çok arzu ederdi. Nihâyet Hicret’in 13. senesinde Hazret-i Ömer’in halifeliği zamanında meydana gelen Kâdisiye Gazâsı’na iştirâk ederek bu arzusuna nâil oldu. Bu gazâda, İslâm ordusunun sancağını elinde taşırken şehit oldu.

Âmâ bir zât olan Ebû Zılâl (r.a.) anlattı: “Enes bin Mâlik Hazretlerinin yanında idim. Bana, ‘Gözlerini ne zaman kaybettin?’ diye sordu. Ben, ‘Küçükken.’ dedim. Buyurdu ki: “Resûlullah Efendimizin (s.a.v.) yanında (âmâ olan) İbn-i Ümmü Mektûm’un bulunduğu bir sırada Cebrâîl aleyhisselâm geldi ve ‘Allâh Tebâreke ve Teâlâ buyurdu ki: Ben, (mümin) bir kulumun gözlerini aldığımda, buna karşılık olarak ona muhakkak Cennet’i veririm.’ dedi.”

Hicrî:   25  Cemâziyelâhir   1445  Fazilet Takvim

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"