4 Nisan 2023 Salı

MÜLK SÛRESİ’NİN FAZİLETİ


 

قَالَ اللهُ تَعَالَى : قُلْ هُوَ الَّذِي اَنْشَاَكُمْ وَجَعَلَ لَكُمُ السَّمْعَ وَالْاَبْصَارَ وَالْاَفْـِٔدَةَ قَل۪يلًا مَا تَشْكُرُونَ [سورة الملك:٢٣]

الله تعالى شويله بيوردى ( مئالا ) :  ( حبيبم ! ) ده كى : سزى ياراطان ، سزه قولق ( لر ) ، كوزلر و قلبلر ورن او ( الله تعالى ) ، در . حالبوكى سز ، بك آز شكر أديورسونوز . "

Allâhü Teâlâ şöyle buyurdu -meâlen (Habîbim!) De ki: Sizi yaratan, size kulak(lar), gözler ve kalpler veren O (Allâhü Teâlâ)’dır. Hâlbuki siz, pek az şükrediyorsunuz.’’

(Mülk Sûresi, âyet 23)

Hicrî:  13  Ramazan    1444  Fazilet Takvim

 

MÜLK SÛRESİ’NİN FAZİLETİ

 

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular ki:

Kur’ân-ı Kerîm’de otuz âyetlik bir sûre vardır ki okuyana şefaat eder, bağışlanmasına vesile olur. O, ‘Tebârekellezî bi-yedihi’l-mülk’tür (Mülk Sûresi’dir).” (Tirmizî)

Her müminin kalbinde (ezberinde) Mülk Sûresi’nin olmasını dilerdim.”

 Her kim, her gece Mülk Sûresi’ni okursa, Allâhü Teâlâ, o kimseden kabir azâbını meneder.”

Allâh’ın Kitâbı’nda otuz âyetlik bir sûre vardır ki (okumaya devam eden kimseye o sûre) şefaatçi kılınır. Kıyamet günü o kimsenin Cehennem’den çıkarılıp Cennet’e ulaştırılmasına vesile olur. O sûre, Tebâreke (Mülk) Sûresi’dir.”

İbn-i Abbâs (r. anhümâ), bir zâta şöyle buyurdular:

Sana, seni sevindirecek bir haber vereyim mi? Tebâreke Sûresi’ni oku, onu ezberle, ailene, evladına, küçük çocuklarına, komşularına öğret. Zira bu sûre-i celîle, münciye (kabir azâbından kurtarıcı)dır. Mücâdile (mücâdele eden)dir, kıyamet günü, kendisini okuyan için Rabb’inin huzurunda (affı için) mücadele eder. Bu sûre-i celîle, bir kimsenin ezberinde olursa, o kimsenin Cehennem’den kurtarılmasını Rabb’inden ister. Hazret-i Allah, bu sûre sebebiyle kişiyi kabir azâbından kurtarır.”

İbn-i Abbâs radıyallâhü anhümâ’dan rivayet olundu:

Ashâb’dan bir zât, bilmeden çadırını bir kabrin üzerine kurmuştu. O mekânda medfûn olan zâtın, kabrinde Tebâreke… (Mülk) Sûresi’ni sonuna kadar okuduğunu işitti. Sahâbî zât, Peygamber Efendimizin huzuruna giderek işittiği hâli haber verdi. Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular ki:

O (Mülk Sûresi), mânidir; okuyandan azâbı meneder. Münciye’dir; okuyanı kabir azâbından kurtarır.” 

 

KIT‘A:

 

Aldanma bu dünyaya, fânî cihandır bu,

Kendisi âşikâr, ateşi gizli külhandır bu,

Giden geri gelmez, iki kapılı handır bu,

İnsafı terk eyleme, makâm-ı imtihandır bu.

(Lâ edrî)

Hicrî:     13 Ramazan  1444  Fazilet Takvim

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

3 Nisan 2023 Pazartesi

ÜVEYS EL-KARANÎ HAZRETLERİ


قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : إن خير التابعين رجل يقال له أويس (صحيح مسلم)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) بيوردولر :  محقق تابعينيك أك خيرلسى ، كندسنه أويس ( أل قرانى ) دنيلن ظاتدر . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:  Muhakkak Tâbiîn’in en hayırlısı, kendisine Üveys (el-Karanî) denilen zâttır.”

(Sahîh-i Müslim)

Hicrî:  12  Ramazan    1444  Fazilet Takvim

 

ÜVEYS EL-KARANÎ HAZRETLERİ

 

Halk arasında Veysel Karanî diye bilinen Üveys bin Âmir el-Karanî rahimehullah, Yemen’deki Murâd kabilesinin Karan koluna mensuptur. Resûlullah Efendimizin (s.a.v.) hâli hayatlarındaki zamana yetişip Müslüman olmuş, fakat annesine olan şefkat ve yardımı sebebiyle huzûr-ı saâdete gelmek ve zâtını görmekle müşerref olamamıştır.

Veyse’l-Karanî rahimehullâh, Tâbiîn arasında derecesi en yüksek olan zât olarak kabul edilir. Zira o, zâhiran Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem’i görmese de Peygamber Efendimizin rûhaniyetleri tarafından terbiye ve irşâd edilmişti. Bu sebeple cismen beraber olamadığı hâlde üstâzının rûhâniyetiyle terbiye olunan ve feyz alan kimselere, Üveys el-Karanî Hazretlerine nisbetle, “Üveysî” denilir.

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, bir hadîs-i şerîflerinde Üveys el-Karanî Hazretlerinin vasıflarını şöyle bildirmişlerdir:

O, elâ gözlü, kızıl saçlıdır. Omuzları arası geniş, orta boylu, koyu buğday tenlidir. Hep çenesini göğsüne yapıştırır. (Namazda iken) gözlerini secde mahallinden öteye uzatmaz, sağ elini sol eli üzerine koyar. Nefsinin kusurları için dâimâ ağlar. Eski iki parça elbisesi vardır, yünden bir izâr, yünden bir ridâ giyer, halk -zâhirine bakıp- kendisine ehemmiyet vermez. Yeryüzü halkı arasında bilinmez, ama semâ ehli (melâike-i kirâm) arasında meşhurdur. Eğer Allâhü Teâlâ’ya yemîn etse muhakkak Allâhü Teâlâ onun yemînini yerine getirir.

Dikkat edin, onun sol omuzu altında beyaz bir nokta vardır. Dikkat edin, kıyamet günü olduğunda kullara: “Cennet’e giriniz.” denilir. Üveys’e ise “Dur ve şefâat et.” denilir. Allâhü Teâlâ onu, Rebîa ve Mudar kabîlesi(nin koyunlarının tüyleri) adedince kişiye şefâatçi kılar. Ey Ömer ve ey Ali! Onunla karşılaştığınızda sizin için istiğfâr etmesini isteyiniz ki Allâhü Teâlâ sizi bağışlasın.”

Hicrî:     12 Ramazan  1444  Fazilet Takvim

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"