2 Nisan 2023 Pazar

SADAKA-İ FITRIN (FİTRE) EHEMMİYETİ


قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : شَهْرُ رَمَضَانَ مُعَلَّقٌ بَيْنَ السَّمَاءِ وَالْأَرْضِ وَلَا يُرْفَعُ إِلَى اللهِ إِلَّا بِزَكَاةِ الْفِطْرِ. (فيض)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) بيوردولر :  رمضان شريف آي ( نين اوروجى ) ، سماء إيله آرض آراسنده آصليدر . ( اوروج ) آنجق صدقهء فطر ( وريلمك ) ايله الله تعالى ، يه يوكسلتيلر ( يعنى ثوابى تام اولرق وريلر ) . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:  Ramazân-ı şerîf ayı(nın orucu), semâ ile arz arasında asılıdır. (Oruç) ancak sadaka-i fıtır (verilmek) ile Allâhü Teâlâ’ya yükseltilir (yani sevabı tam olarak verilir).”

(Münâvî, Feyzu’l-Kadîr)

Hicrî:  11  Ramazan    1444  Fazilet Takvim

 

SADAKA-İ FITRIN (FİTRE) EHEMMİYETİ

 

Sadaka-i fıtır, Ramazân-ı şerîfte tutulan orucun kabul edilmesine, ölüm sıkıntılarından ve kabir azâbından kurtuluşa vesiledir. Yoksulların ihtiyaçlarını gidermeye, bayram neşesinden onların da istifade etmelerine bir yardımdır; sadaka-i fıtır, dînî ve insânî bir vazifedir.

Tâbiîn’in hadîs ve fıkıh âlimlerinden Vekî‘ bin Cerrâh (rah.) demiştir ki: “Ramazân-ı şerîf için sadaka-i fıtır, namaz için sehiv secdesi mesâbesindedir. Sehiv secdesinin namazdaki noksanlıkları tamamladığı gibi, sadaka-i fıtır da oruçtaki noksanlıkları tamamlar.”

Nitekim Resûlullah Efendimiz (s.a.v.), “Allâhü Teâlâ, sadaka-i fıtrı (fitreyi), oruç tutanı (oruç esnâsında vâki olan) boş, faydasız ve çirkin sözlerden temizlemek ve fakirleri doyurmak için vacip kıldı.” buyurmuşlardır.

Ramazan Bayramı’nın birinci günü, sabah namazı vaktinin girmesinden itibaren sadaka-i fıtrın edâsı vacip olur. Fakat fakirler, bununla bayram namazından evvel noksanlarını tedarik etsinler diye, önce verilmesi mendûbdur.

Nitekim Osman bin Affân (r.a.) Hazretleri, bir Ramazân-ı şerîfte sadaka-i fıtrı, bayram namazından önce vermeyi unutmuş, sonra vermiş ve keffâreti olmak üzere bir kölesini âzât etmişti. Sonra Resûlullah Efendimizin (s.a.v.) huzurlarına gelerek, “Yâ Resûlallah! Sadaka-i fıtrı, bayram namazından sonra verdim. Bu sebeple keffâreti olmak üzere bir kölemi âzât ettim.” dedi. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de ona cevaben:

Ey Osman! Yüz köle bile âzât etmiş olsan, sadaka-i fıtrı, bayram namazından önce edâ etmekteki sevaba ulaşamazsın.” buyurdular.

Selef-i Sâlihîn’den bir zât demiştir ki: “Namaz, kişiyi yolun yarısına kadar, oruç da Rabb’inin kapısına kadar ulaştırır. Sadaka ise onun elinden tutar ve Rabb’inin huzuruna girmesine vesile olur.”

Hicrî:     11 Ramazan  1444  Fazilet Takvim

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

 

1 Nisan 2023 Cumartesi

HELÂL KAZANMAK FARZDIR


قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : إِنَّ مِنَ الذُّنُوبِ ذُنُوبًا لَا يُكَفِّرُهَا إِلَّا الْهَمُّ فِي طَلَبِ الْحَلَالِ. (الجامع الصغير)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) بيوردولر :  كونحلردان أؤيله لرى واردركى اونلره آنجق حلال قزانج اوغرنده جكيلن صقنطيلر كفارت اولور ، اونلرى تمزلر . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:  Günahlardan öyleleri vardır ki onlara ancak helâl kazanç uğrunda çekilen sıkıntılar keffâret olur, onları temizler.”

(Süyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr)

Hicrî:  10  Ramazan    1444  Fazilet Takvim

 

HELÂL KAZANMAK FARZDIR

 

Cenâb-ı Hak, geçimlerini sağlamak ve ibadetlerine yardımcı olmak üzere çalışıp kazanmayı kullarına farz kılmıştır. Her Müslümana ilmihâli öğrenmek farz olduğu gibi helâlinden kazanmak da farzdır.

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurmuşlardır ki:

Helâl kazanmak, her Müslümana farzdır.”

Helâl kazanmak, Allah yolunda düşmanlarla çarpışmak gibidir. Kim helâlinden kazanmak uğrunda yorgun hâlde gecelerse, muhakkak bağışlanmış olarak geceler.”

Bir gün Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, Sa‘d bin Muâz radıyallâhü anh ile musafaha etmişti. Sa‘d Hazretlerinin ellerinin nasırlanmış olduğunu görünce, sebebini suâl ettiler. O, “Ailemin geçimini sağlamak üzere kazma ve kürek ile hurmalığımda çalışıyorum.” dedi. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), “İşte bunlar, Allâhü Teâlâ’nın sevdiği ellerdir.” buyurdular.

Buradan anlaşılacağı üzere kişi, ailesinin zarûrî ihtiyaçlarını temin için çalışırken bile yüksek derecelere nâil olabilir. Zira o, Allâh’ın farz kıldıklarını yerine getirmeye imkân kazanmak için çalışmaktadır.

İnsan, farzları edâ etmek için, beden kuvvetine muhtaçtır. Resûlullah Efendimiz (s.a.v.), “Müminin bedeni, bineğidir. Öyleyse ona iyi baksın.” Yani kâfî olan miktarı nefsinden kesmesin, buyurmuştur. Bu ise ancak, çalışıp kazanmakla elde edilir. Yine namaz için abdest, abdest için suyu koyacağı bir kap vesaire gerekir. Namazı kılmak için setr-i avret (avret mahallini örtmek) de şarttır. Setr-i avret, elbise ile olur. İşte bu gibi farzların yapılabilmesi için gereken her şey, çalışmakla elde edilir.

Hadîs-i şerîfte, “İbadet yahut cihâd, on cüzdür. Dokuzu helâl kazanmaktır.” buyurulmuştur. Yani ailesinin ihtiyaçlarını görmek için helâlinden kazanmak da bir ibadettir.

Hicrî:     10 Ramazan  1444  Fazilet Takvim

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"