6 Şubat 2023 Pazartesi

HAZRET-İ OSMÂN-I ZİNNÛREYN (R.A.)


 

عَنْ عُثْمَانَ بْنِ عَفَّانَ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ قَالَ: سَمِعْتُ رَسُولَ اللهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ: مَنْ بَنَى مَسْجِدًا لِلّٰهِ بَنَى اللهُ لَهُ فِي الْجَنَّةِ مِثْلَهُ. (م)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) بيوردولر :  رسول الله صلى الله عليه وسلم أفندمزين شويله بيورديغونى إشتدم : " كيم صرف الله تعالى نيك رضاسى إيجن بر مسجد بنا أدرسه الله تعالى ده اونون إيجن جنتده بر مثلنى ياراطر . "

Osman bin Affân’dan (r. anh) şöyle rivâyet olundu:  Resûlullah sallallâhü aleyhi ve sellem Efendimizin şöyle buyurduğunu işittim: “Kim sırf Allâhü Teâlâ’nın rızâsı için bir mescit bina ederse Allâhü Teâlâ da onun için Cennet’te bir mislini yaratır.”

(Sahîh-i Müslim)

Hicrî:  15  Receb    1444 Fazilet Takvim

 

HAZRET-İ OSMÂN-I ZİNNÛREYN (R.A.)

 

Osmân-ı Zinnûreyn radıyallâhü anh, Affân bin Abdimenâf’ın oğludur. Babası, cahiliye devrinde ölmüştür. Validesi ise Mekke’de, ilk Müslüman olan hanımlardan Ervâ Hatun’dur.

Hazret-i Osman (r.a.), Hulefâ-i Râşidîn’in üçüncüsüdür.Mekke-i Mükerreme’de Resûl-i Ekrem sallallâhü aleyhi ve sellem Hazretlerinin kerîmesi (kız evladı) Rukiyye radıyallâhü anhâ ile evlendi. Ondan, Abdullah isimli oğlu oldu. Habeşistan’a hicretlerinde o da yanlarında idi. Abdullah, altı yaşında iken vefat etti.

Hz. Rukiyye (r. anhâ) vefat edince Resûl-i Ekrem (s.a.v.), onu, diğer kızı Ümmü Gülsûm (r. anhâ) ile evlendirdi. Ümmü Gülsûm de Peygamber Efendimizin (s.a.v.) irtihâllerinden evvel vefat eyledi. Onun vefatı üzerine Resûlullah Efendimiz (s.a.v.), “Yâ Osman! Eğer üçüncü bir kızım olsaydı, onu da sana verirdim.” buyurmuştur.

Ebû Hüreyre (r.a.) şöyle rivayet etmiştir: “Resûlullah (s.a.v.) Hazretlerinin kerîmeleri Hz. Rukiyye (r. anhâ), Hz. Osman’ın (r.a.) zevcesi idi. Huzurlarına vardım. Elinde bir tarak vardı. Bana şöyle dedi: “Babam Resûlullah (s.a.v.) Hazretleri az evvel yanımdaydı, bu tarak ile mübarek saçını ve sakalını taradım. Bana buyurdu ki: “Ey Rukiyye! Osman bin Affân’ı nasıl buldun?” Ben de “Ondan ancak hayır gördüm ve onu çok iyi buldum.” dedim.

Babam buyurdu ki: “Ey canım kızım, Osman’a çok saygı göster. Çünkü ashâbım arasında, ahlâkı bana en çok benzeyen odur.”

Hz. Osman radıyallâhü anh’in lakabı “Zinnûreyn”dir. İki nur sahibi, demektir. Resûl-i Ekrem (s.a.v.) Hazretlerinin iki muhtereme kızı Rukiyye ve Ümmü Gülsûm (r. anhümâ) ile evlendiği için bu lakabı almıştır.

Hazret-i Osman, yaşı sekseni -bir rivayete göre de doksanı- geçmiş olduğu hâlde, 18 Zilhicce 35 senesinde, Cuma günü (17 Haziran 656) şehit olmuştur.

Hicrî:     15 Receb  1444 Fazilet Takvim

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

5 Şubat 2023 Pazar

TEVBE ETMEK, RAHMETE VESİLEDİR


قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : اَلتَّائِبُ مِنَ الذَّنْبِ كَمَنْ لَا ذَنْبَ لَهُ. (هـ)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) بيوردولر :  كوناحندان ( إخلاص و صميميتله ) توبه أدن ، هيج كوناحى اولمايان كمسه كبيدر . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:  Günahından (ihlas ve samimiyetle) tevbe eden, hiç günahı olmayan kimse gibidir.”

(Sünen-i İbn-i Mâce)

Hicrî:  14  Receb    1444 Fazilet Takvim

 

TEVBE ETMEK, RAHMETE VESİLEDİR

 

Mûsâ aleyhisselâm zamanında şiddetli bir kuraklık ve kıtlık oldu. İnsanlar, Hz. Mûsâ’ya gelip dua etmesini istediler.

Mûsâ (a.s.), İsrâîloğullarının tamamını topladı, hep beraber bir sahrâya çıktılar. O vakit sayıları yetmiş bin yahut daha fazla idi. Hz. Mûsâ, “Yâ Rabbi! Bize yağmur yağdır, rahmetini üzerimize yay. Aramızdaki süt emen çocuklar, otlayan hayvanlar, beli bükülmüş ihtiyarlar hürmetine bize merhamet eyle!” diye dua etti. Lâkin yağmur yağmadı.

Mûsâ (a.s.) tekrar şöyle niyâz eyledi: “Yâ Rabbi! Eğer indindeki derecem azaldı ise, âhir zaman peygamberi Muhammed aleyhisselâm hürmetine bize yağmur ihsân eyle.” Mûsâ aleyhisselâm’ın bu duası üzerine Allâhü Teâlâ şöyle vahyetti: “Senin derecen, benim indimde hiç eksilmez. Sen, mümtâz kullarımdansın. Lâkin aranızda kırk yıldır devamlı bana isyan eden bir kul vardır. İnsanlara seslen, o kimse aranızdan uzaklaşsın. Zira, yağmurdan onun sebebiyle mahrum olmaktasınız.”

Bunun üzerine Hazret-i Mûsâ kalktı ve “Ey kırk senedir Allâhü Teâlâ’ya isyan eden âsî kul! Aramızdan çık, zira senin yüzünden yağmurdan mahrum kaldık.” buyurdu.

O günahkâr, sağa sola baktı. Kimsenin ayrılmadığını görünce, seslenilen kişinin kendisi olduğunu anladı. İşlediği günahlardan pişman bir hâlde boynunu büküp, şöyle niyâz etti: “Yâ Rabbi! Sana kırk yıl isyan ettim, bana mühlet verdin. Şimdi tevbe ediyorum. İtaatkâr olarak sana yöneldim. Beni kabul eyle!”

Sözlerini henüz bitirmişti ki semâda bir bulut göründü ve bardaktan boşanırcasına yağmur yağmaya başladı.

Mûsâ aleyhisselâm bunun sebebini Cenâb-ı Hak’tan suâl edince, “Ey Mûsâ! Sizden yağmuru kesmeme sebep olan aynı kişi vesilesiyle size yağmur ihsan ettim.” buyuruldu.

Hazret-i Mûsâ: “Yâ Rabbi! O tevbekâr kulu bana gösteriver!” dedi. Allâhü Teâlâ şöyle vahyetti: “Ey Mûsâ! O kul, bana isyan ederken onu rezil etmemiştim. Şimdi bana itaat ederken mi onu rezil edeyim?”

Hicrî:     14 Receb  1444 Fazilet Takvim

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"