4 Aralık 2022 Pazar

EŞ-ŞEYH EBU’L-HASAN EL-HARKÂNÎ (K.S.)


 

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : مَنْ شَابَ شَيْبَةً فِي الْإِسْلَامِ فِي سَبِيلِ اللهِ كَانَتْ لَهُ نُورًا يَوْمَ الْقِيَامَةِ. (ت)

بيغمبر أفنديمز ( ﷺ ) بيوردولر :  كيمين إسلام ، ده الله يولنده ( غضى ، حج و علم طلبى اوغرونده ) بر تك صاجى بله آغاريرسه ، بو صاج قيامت كونونده اونون إيجن نور اولور . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:  Kimin İslam’da Allah yolunda (gazâ, hac ve ilim talebi uğrunda) bir tek saçı bile ağarırsa, bu saç kıyamet gününde onun için nur olur.”

(Sünen-i Tirmizî)

Hicrî:  10   Cemaziyelevvel    1444 Fazilet Takvim

 

EŞ-ŞEYH EBU’L-HASAN EL-HARKÂNÎ (K.S.)

 

Silsile-i Sâdât’ın altıncı halkası olan Ebu’l-Hasan el-Harkânî (k.s.) Hazretleri, devrinin en büyük âlimi ve zamanının kutbu idi. Onun mübarek sözlerinden bazıları şunlardır:

Dünyada âlimler ve ibadet eden kullar çoktur. Fakat Allâh’ın razı olacağı şeyle akşamlayıp yine onun razı olduğu şeyle sabahlamak lâzımdır.” Yani devamlı Allâhü Teâla’nın razı olacağı şeylerle meşgul olmak lâzımdır.

Sabahtan akşama kadar bir mümin kardeşini incitmeyen kimse, o gün akşama kadar Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ile yaşamış gibi olur. Eğer bir mümin kardeşini incitirse, Allâhü Teâlâ, onun o günkü ibadetlerini kabul etmez.”

İhlas nedir?” diye sordular. “Allâhü Teâlâ için yaptığınız şeylerdir. İnsanlar için yaptığınız ise riyâdır.” buyurdu.

Allâhü Teâlâ’nın yeryüzünde öyle kulları vardır ki Allâhü Teâlâ’yı zikrettiğinde göklerde ve yerin altında ne varsa hepsi titrer. Böyle bir kul, yeryüzünde her zaman bulunacaktır.”

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ‘Âlimler, benim vârislerimdir.’ buyuruyor. Vârisin, vâris olduğu kişinin yolundan gitmesi lâzımdır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) fakirliği seçti. Kerem sahibi ve cömert idi. Güzel ahlâk sahibi idi. İnsanları hidâyete irşâd ederdi. Güvenilirdi, tamahkâr değildi. Hayır ve şer, hepsinin Allâhü Teâlâ’nın takdiriyle olduğuna inanırdı. İnsanlara nasihat ederdi. İnsanları aslâ kandırmaz ve aldatmazdı. İnsanların korktuğu şeylerden hiç korkmazdı. İnsanların heves ettiği (dünyalık) şeylere aslâ heves etmez ve dünyalık hiçbir şeye aldanmazdı. İşte bunlar, Peygamber Efendimizin (s.a.v.) güzel ahlâkından bir kısmıdır. Onun vârisi olduğunu söyleyen kimsenin, bu güzel ahlâka, hiç olmazsa bir kısmına sahip olması lâzımdır.”

Arkadaşlık yapılmaya en lâyık olan, kör (insanların ayıplarını, kusurlarını görmeyen), sağır (insanların kötülüklerini dinlemeyen) ve dilsiz (insanların gıybetini, dedikodusunu yapmayan) kimsedir.”

“Geceleri sadece uyumayı, gündüzleri de sadece yemeyi düşünen kimse hedefe (Allâhü Teâlâ’nın rızasına) nasıl ulaşabilir?”

(Silsiletü’z-Zeheb, Fazilet Neşriyat)

Hicrî:     10 Cemaziyelevvel   1444 Fazilet Takvim

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

3 Aralık 2022 Cumartesi

FIKIH: NAMAZA DAİR BAZI MESELELER



قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : اَلشِّتَاءُ رَبِيعُ الْمُؤْمِنِ قَصُرَ نَهَارُهُ فَصَامَ وَطَالَ لَيْلُهُ فَقَامَ. (هب)

بيغمبر أفنديمز ( ﷺ ) بيوردولر :  قش موسمى ، مؤمنيك بحاريدر . كوندوزلرى قصه اولور ، ( تهجد و ذكرله ) إحيا أدر . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:  Kış mevsimi, müminin baharıdır. Gündüzleri kısa olur, oruç tutar; geceleri uzun olur, (teheccüd ve zikirle) ihyâ eder.”

(Beyhakî, Şuabu’l-Îmân)

Hicrî:  09   Cemaziyelevvel    1444 Fazilet Takvim

 

FIKIH: NAMAZA DAİR BAZI MESELELER

 

Müsâfir (seferî) olan bir kimse, herhangi bir korku anında ve sefer (yolculuk) hâlinde namazın sünnetlerini terk edebilir. Fakat emniyette ve bir yerde sâbit ve konaklamış ise sünnetleri de kılması efdaldir.

İkindi namazının farzını edâ ettikten sonra, kerahet vaktine kadar kazâ namazı kılmak mekruh değildir.

Başı ile îmâ ederek dahi olsa namaz kılmaya gücü yetmeyen kimseden namazın hükmü düşer. Kılamadığı namazlar için bir şey icap etmez, günahkâr da olmaz. Bu kimsenin kılamadığı namazlardan dolayı hayatta iken fidye vermesi câiz değildir.

ERBAÎN

Arapça’da kırk sayısını ifade eden erbaîn kelimesi farklı yerlerde kullanıldığı gibi, halk arasında, kışın en karlı, tipili ve soğuk günleri için de kullanılmıştır. Senenin günleri Hızır (yaz) ve Kasım (kış) diye ikiye ayrılır. Kasım günleri Mîlâdî 8 Kasım’da girer, 6 Mayıs’a kadar devam eder. 6 Mayıs’ta Hızır günleri başlar.

Kasım’ın en şiddetli günleri de gündönümü denilen 22 Aralık’ta başlayan erbaîndir. Halk arasında “zemherîr, karakış” da denilen bu günler, Ocak ayının 31’ine kadar 40 gün sürer ise de bazı seneler hafif, bazı seneler şiddetli ve uzun olduğundan tam bir müddet tayin edilemez.

Erbaînden sonra 21 Mart’a kadar devam eden “hamsîn” girer ve 50 gün sürer. Fakat erbaîn kadar şiddetli değildir. Eskiden erbaînin çıkması ile bu günler hasta olunmadan, sıhhatli olarak atlatıldığı için Allâh’a şükür mâhiyetinde kurbanlar kesilir; eşe-dosta ziyafetler verilirdi.

Erbaîn” tabiri, tasavvuf ve hadîs ilminde de kullanılır. Tasavvuf yolunda bulunanların, nefis terbiyesi için, 40 gün ibadete çekilmelerine “Erbaîn” denir.

Hadîs ilminde ise Peygamber Efendimizin (s.a.v): “Ümmetimden kim kırk hadîs ezberlerse, kıyamet günü fakîh olarak diriltilir ve benim şefaatime kavuşur.” buyurması üzerine, İslâm âlimleri, insanlara kolaylık olması için 40 hadîs-i şerîfi içine alan kitaplar yazmışlar ve bu kitaplara “Hadîs-i Erbaîn” adını vermişlerdir. Bunların en meşhurlarından bazıları; İmâm Nevevî’nin, İbn-i Kemâl Paşa’nın ve İmâm Birgivî’nin eserleridir.

Hicrî:     09 Cemaziyelevvel   1444 Fazilet Takvim

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"