2 Haziran 2022 Perşembe

KIYAMET GÜNÜNÜ UNUTMAYINIZ

 

قَالَ اللهُ تَعَالَى : اِنَّ وَعْدَ اللهِ حَقٌّ فَلَا تَغُرَّنَّكُمُ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا وَلَا يَغُرَّنَّكُمْ بِاللهِ الْغَرُورُ. (سورة لقمان، ۳۳)

الله تعالى شويله بيوردى ( مئالا ):  ’’ شبهه يوق كى ، اللهيك وعدى حقدر . او حالده صاقن دنيا حياطى سزى آلداتماسين . واو جوق آلداتجى ( شيطان ) سزى ، الله ( يك ، عفونه كووندرمك ) إيله آلداتماسين . "

Allâhü Teâlâ şöyle buyurdu (meâlen) : “…Şüphe yok ki, Allâh’ın vaadi haktır. O hâlde sakın dünya hayatı sizi aldatmasın. Ve o çok aldatıcı (Şeytan) sizi, Allâh(’ın affına güvendirmek) ile aldatmasın.”

(Lokman Sûresi, âyet 33)

 

KIYAMET GÜNÜNÜ UNUTMAYINIZ

 

Allâhü Teâlâ, Lokman Sûresi’nin 33. âyet-i kerîmesinde insanlara takvâ sahibi olmalarını, kıyamet gününün dehşetli hâllerini düşünüp ondan korkmalarını ve dünyanın fâni varlığına ve şeytanın aldatmalarına kapılmamalarını emrediyor. Şöyle ki:

“Ey insanlar! Rabb’inizden korkunuz.” O Allâhü Teâlâ’nın kudretini, azametini düşünerek titreyiniz, onun dinine muhalefette bulunmayınız.

“Ve bir günden -yani kıyamet gününden- de endişe ediniz ki” o, başka günlere benzemeyecektir, deniz fırtınalarının vesair müthiş hâdiselerin çok üstünde olan nice korkunç ve dehşet verici hadiseler olacaktır. Artık öyle bir günden nasıl korkulmaz ki?.. “Bir baba, evladı namına bir şey yapamaz” o kadar şefkatli olduğu hâlde yine evladının bir günahını ve cezasını yüklenemez. “Evlat da babası namına bir şey yapabilecek değildir” babasının mesuliyetini üzerine alamayacaktır. Bir kâfir babaya, mümin olan evladının âhirette hiçbir faydası olamayacaktır; babasını azâb-ı ilâhîden kurtaramayacaktır.

“Şüphe yok ki, Allâh’ın vaadi haktır” vaad buyurmuş olduğu o kıyamet günü, muhakkak meydana gelecektir. Herkese amellerine göre sevap ve ceza verileceği husûsundaki ilâhî beyan, hakikatin ta kendisidir. “Artık sizi dünya hayatı” bu fâni âlemin güzelliği ve süsü “aldatmasın” sizi gaflete daldırıp insanlık vazifenizi yerine getirmekten geri bırakmasın. Çünkü o hayat muvakkattir, geçicidir; ebedî hayatı düşünüp onu temine çalışmalıdır.

“Ve” ey insanlar! “Çok aldatıcı” olan şeytan, “sizi Allah hakkında şaşırtmasın.” Sizi günahlara, kötülüklere sürükleyerek o yüce Rabb’inize karşı isyankâr bir vaziyette bırakmasın. Kalplerinizi Allah korkusundan boş, tevbe edip af diler olmaktan gâfil bir hâle getirmiş olmasın. Dâima uyanık bulunarak kulluk vazifelerinizi îfâya çalışınız. Kıyamet gününün dehşetini aslâ unutmayınız!

Hicrî:  03  Zilkâde   1443 Fazilet Takvim

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

1 Haziran 2022 Çarşamba

MAL VE BEDEN İLE İBADET: HAC


 

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: اَلْحَجَّةُ الْمَبْرُورَةُ لَيْسَ لَهَا جَزَاءٌ إِلَّا الْجَنَّةُ وَالْعُمْرَةُ إِلَى الْعُمْرَةِ كَفَّارَةٌ لِمَا بَيْنَهُمَا. (ن)

رسول الله  ( ﷺ ) بيوردولر:  ’’ مقبول اولان حجين مكافاتى آنجق جنتدر . أؤمره ده ( تكرار أؤمره يابنجايا قدار ) إيكيسى آراسنده إشلنن ( كوجوك ) كوناحلر إيجن كفارتدر . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem şöyle buyurdular: “Makbul olan haccın mükâfatı ancak cennettir. Umre de (tekrar umre yapıncaya kadar) ikisi arasında işlenen (küçük) günahlar için keffârettir.”

(Sünen-i Nesâî)

Hicrî:  02  Zilkâde   1443 Fazilet Takvim

 

MAL VE BEDEN İLE İBADET: HAC

 

Hac ibadeti, İslâm’ın beş esasından biridir. Hem mâlî, hem de bedenî bir ibadettir. Hicret’in dokuzuncu senesinde farz kılınmış ve Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, o sene Hazret-i Ebûbekir’i (r.a.) hac emîri tayin etmişlerdir. Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) de hac farîzasını ertesi sene îfâ buyurmuşlardır.

Şartları kendinde bulunan kişiye ömründe bir kere haccetmek, farz-ı ayındır. Bu kişi mâlî imkânı müsait olduğu hâlde, ömrünün sonuna kadar sıhhati müsait olmazsa vekil gönderir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurdular: “İslâm, beş esas üzerine kurulmuştur. Bunlar; Kelime-i şehâdet (Allâhü Teâlâ’dan başka ilah olmadığına ve Muhammed Mustafâ’nın (s.a.v.), Allâh’ın kulu ve resûlü olduğuna şehâdet etmek), namaz kılmak, zekât vermek, Ramazan orucunu tutmak ve Kâbe-i Muazzama’yı haccetmektir.”

Haccın bazı hikmet ve faydaları:

              Allâhü Teâlâ’ya karşı kendini hakîr göstermek, insanlara karşı mütevazı olmak.

              Mal nimetinin ve beden sağlığının şükrünü edâ etmek.

              Kâbe-i Muazzama’nın, insanların ruhlarına inşirâh (genişlik) vermesi.

              Nefsi tezkiye ve terbiye etmek.

              Dinleri bir, renkleri ve dilleri ayrı olan Müslümanların kaynaşmaları.

              Hacer-i Es‘ad’ı selamladıkça ahid ve mîsâkı hatırlamak ve imanı tazelemek.

              İslâm’ın doğup yayıldığı yerleri görüp, Peygamber Efendimizin (s.a.v.) ve Ashâb’ının İslâm için bin bir güçlük ve meşakkat içinde verdiği mücadeleyi hatırlamak.

              Bembeyaz ihrâma bürünerek, beyaz kefene sarılıp âhiret yolculuğuna çıkmanın, kabirden kalkıp mahşere gitmenin bir temsilini yaşamak.

              Hac, Müslümanlarda ömür boyu yâd edilecek güzel hatıralar bırakır.

 (Hac ve Umre Rehberi, Fazilet Neşriyat)

Hicrî:  02  Zilkâde   1443 Fazilet Takvim

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"