4 Nisan 2022 Pazartesi

KUR’ÂN-I KERÎM’İ OKUMANIN FAZİLETİ


قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : مَنِ اسْتَمَعَ إِلَى آيَةٍ مِنْ كِتَابِ اللهِ تَعَالَى كُتِبَ لَهُ حَسَنَةٌ مُضَاعَفَةٌ وَمَنْ تَلَاهَا كَانَتْ لَهُ نُورًا يَوْمَ الْقِيَامَةِ. (حم)

رسول الله  ( ﷺ ) بيوردولر  :  كيم الله تعالى نين كتابندان ( قرآن كريم ، دن ) بر آيتى ( حرمتله ) دينلرسه اونون إيجن قاط قاط ثواب يازيلر . كيم ده بر آيت اوقورسه قيامت كونى اونون إيجن نور اولور . "

Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) buyurdular: “ Kim Allâhü Teâlâ’nın kitabından (Kur’ân-ı Kerîm’den) bir âyeti (hürmetle) dinlerse onun için kat kat sevap yazılır. Kim de bir âyet okursa kıyamet günü onun için nûr olur.”

(Müsned-i Ahmed bin Hanbel)

Hicrî:  03   Ramazan   1443 Fazilet Takvim

 

KUR’ÂN-I KERÎM’İ OKUMANIN FAZİLETİ

 

Allâhü Teâlâ, Kitâb-ı Mübîn’ine sımsıkı yapışmayı emredip ona muhalefet etmekten sakındırarak Zümer Sûresi’nin 23. âyet-i kerîmesinde şöyle buyurmuştur (meâlen):

Allah, kelâmının en güzelini -(âyetleri birbirine) âhenkli, katmerli (hakikatlerle dolu) bir kitap hâlinde- indirdi. Öyle ki, Rablerinden korkanların ciltleri ondan ürperir. Sonra ciltleri de, kalpleri de Allâh’ın zikrine (alışıp) yumuşar. İşte bu, Allâh’ın hidâyetidir ki, onunla dilediğini doğru yola çıkarır. Kimi de Allah şaşırtırsa, artık ona hidâyet verecek yoktur.”

Resûlullah (s.a.v.) buyurmuştur ki: “Muhakkak şu Kur’ân-ı Kerîm, Allâhü Teâlâ’nın ziyafeti (mesâbesinde)dir. O hâlde onun ziyafetinden, gücünüz yettiğince kabul ediniz (ondan istifade ediniz). Muhakkak ki bu Kur’ân-ı Kerîm, Hak Teâlâ’nın sapasağlam bir ipi ve apaçık bir nurudur. Fayda ve şifâ kaynağıdır. Kendisine sarılanı koruyucudur. Ona tâbi olan kimseyi kurtarıcıdır. Kur’ân-ı Kerîm’in mucizeleri tükenmez, tekrar tekrar okumakla eskimez. Bu Kur’ân-ı Kerîm’i okuyun. Çünkü Allâhü Teâlâ, size her harfine on hasene (ecir, mükâfat) verecektir. Ama şunu bilin ki ben size ‘elif, lâm, mîm’ bir harftir, demiyorum. Lâkin ‘elif’ bir harftir, ‘lâm’ bir harftir, ‘mîm’ bir harftir.”

Allâh’ım, okuduğumuz Kur’ân-ı Kerîm’in her bir harfinden ayrı bir tat, her kelimesinden bir keramet, her âyetinden İlâhî inâyet ve her sûresinden bir saadet bahşeyleyerek okuduğumuz her cüzün ecrini ihsan eyleyerek bizi rızıklandır.

Allâh’ım! Bize Kur’ân-ı Kerîm’in harflerinden elif ile ülfeti, be ile bereketi, te vesilesiyle tevbeyi nasip eyle, se ile sevaplarımızı artırmayı, cim ile cemâli (güzellikleri) nasip eyle. Ha ile hikmet, hı ile hullet (dostluk), dal ile dünüv (din kardeşlerimizle yakınlık), zel ile zekâ, rı ile rahmet, ze ile ziyadelik, sin ile selâmet, şın ile şifâ, sad ile sadakat (doğruluk), dat ile ziya (aydınlık), tı ile tarâvet (tazelik), zı ile zafer, ayın ile ilim, ğayn ile ğınâ (zenginlik) ver. Fe ile felah (kurtuluş), kaf ile kurbet (sana manevi yakınlık), kef ile kifayet, lam ile lütuf, mim ile mev’ıza (öğüt, nasihat), nun ile nur, vav ile velâyet (Cenâb-ı Hakk’a yakınlık), he ile hidâyet, lâmelif ile likâ (sana kavuşma) ve ye ile yüsr (kolaylık) nasip eyle. Âmin

(E. İbrahim Hakkı, Marifetname)

Hicrî:  03  Ramazan   1443 Fazilet Takvim

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

 

3 Nisan 2022 Pazar

RAMAZAN NEŞESİ


 

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : إِنَّ لِلصَّائِمِ عِنْدَ فِطْرِهِ لَدَعْوَةً مَا تُرَدُّ. (هـ)

رسول الله  ( ﷺ ) بيوردولر  :  محقق اوروج طوطان كمسه إيجن ، إفطار آننده رداولنماياجق دعا واردر . "

Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) buyurdular: “ Muhakkak oruç tutan kimse için, iftar anında reddolunmayacak dua vardır.” (Sünen-i İbn-i Mâce)

Hicrî:  02   Ramazan   1443 Fazilet Takvim

 

RAMAZAN NEŞESİ

 

Ramazân-ı şerîf ayı; İslâmiyet’in güzelliklerinin daha çok ortaya çıktığı, yaşanmaya gayret edildiği bir aydır. Bu ayda muhtelif mahallerde toplu hâlde yapılan ibadetler ve itaatler, kalplerin bütün samimiyetiyle ifa edilir.

Cemaatle namaz kılmak, Kur’ân-ı Kerîm tilavet eden hâfızları dinlemek, insanın dünyevî ve uhrevî vazifelerinin anlatıldığı sohbetlerde hazır bulunmak, Ramazân-ı şerîfe hürmeten boş ve faydasız işleri terk etmek, diğer insanlara merhamet, şefkat ve insaf ile muameleye itina göstermek, bu ayın nimetlerindendir.

Dünyalık meşguliyetleri sebebiyle sair zamanlarda birbirini göremeyen insanlar, Ramazân-ı şerîf münasebetiyle iftar davetlerinde ve terâvih kılınan yerlerde bir araya gelerek muhabbetle birbirlerini bilgilendirir ve ikaz ederler. On bir aydan beri çeşitli meşguliyetleri sebebiyle ilimden, sohbetten mahrum kalanlar, Ramazân-ı şerîf ayında tertip edilen mukabelelere, sohbet programlarına devam etmekle, bir ay zarfında dînî ve dünyevî âdâp ve erkânı öğrenmeye gayret ederler.

Çocukların zihinlerine İslâm’ın güzelliklerini, silinmez bir sûrette nakşetmek için Ramazân-ı şerîf ayı en güzel bir vesiledir. Mukabeleler, terâvih namazları, zekât ve sadaka vermek, sahura aile ile birlikte kalkmak, iftarı hep birlikte yapmak gibi Ramazân-ı şerîfe mahsus olan hâller, çocuklarda İslâmiyet’in şiârı hakkında çok kıymetli intibâlar meydana getirir. Bu sebeple aileler, çocuklarının dînî terbiyesi için Ramazân-ı şerîfin bu husûsiyetlerinden istifade etmeyi bilmeli, onları türlü vesileler ile Ramazân-ı şerîfe mahsus bu programlara iştirâk ettirmelidirler. Çocuklar o programlarda hazır bulunarak cemaate katılmalı, okunan Kur’ân-ı Kerîm ve duaları dinlemelidirler. Sahura kalkmak isterlerse mâni olunmamalıdır.

Velhâsıl çocukların ve gençlerin dînî duygularını kuvvetlendirecek fırsatları kaçırmamak lâzımdır.

Hicrî:  02  Ramazan   1443 Fazilet Takvim

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"