8 Aralık 2021 Çarşamba

İSLÂM’IN GENÇ KUMANDANI


 

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : إِنَّ أَحَدَكُمْ مِرْآةُ أَخِيهِ فَإِنْ رَأَى بِهِ أَذًى فَلْيُمِطْهُ عَنْهُ. (ت)

رسول الله  ( ﷺ )  بيوردولر  :  محقق سزين هر برينز ، ( مسلمان ) قردشنين آيناسى مسابسنده در . او حالده كيم قردشنده بر أذى ( عيب قصور ) كورورسه اونى ، همن كدرسين . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:   Muhakkak sizin her biriniz, (Müslüman) kardeşinin aynası mesabesindedir. O hâlde kim kardeşinde bir ezâ (ayıp, kusur) görürse onu, hemen gidersin.”

(Sünen-i Tirmizî)

Hicrî:   04   Cemaziyelevvel   1443    Fazilet Takvim

 

İSLÂM’IN GENÇ KUMANDANI

 

Resûlullah Efendimiz (s.a.v.), Rumlara karşı muharebe için asker gönderecekti. Bu askerlere, emir ve kumandan olarak da Hazret-i Zeyd’in genç yaştaki oğlu Üsâme (r.a.)’ı tayin buyurdu.

Üsâme (r.a.)’ın kumandanlığına bazı kimselerin itiraz ettiği Peygamber Efendimiz (s.a.v.) tarafından işitilince, itiraz edenlere hitaben şöyle buyurdu: “Siz, Üsâme’nin kumandanlığına itiraz ediyorsunuz. Evvelce, onun babası Zeyd’in kumandanlığına da itiraz etmiştiniz.” Yani evvelce Rumlar ile yapılan Mûte Gazâsı’na kumandan tayin edilip şehit olan Zeyd (r.a.) için itirazda bulunmuş idiniz. “Allâhü Teâlâ’nın ism-i şerîfine yemin ederim ki onun babası, kumandanlığa lâyık idi ve insanlar içerisinde benim en sevdiklerimden biri idi. Oğlu Üsâme de babasından sonra insanlar içerisinde benim en sevdiklerimden birisidir.”

Üsâme (r.a.) Hazretlerinin kumandan olduğu bu ordunun hazırlıkları tamamlanamadan, Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) âhirete irtihal buyurmuştu. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) irtihal buyurduktan sonra, Hazret-i Ebûbekir Efendimiz orduyu, yine Üsâme (r.a.) kumandasında gönderdi.

İslâm ordusu, Rumlara karşı yapılan bu savaştan zafer ile Medîne-i Münevvere’ye döndü.

 

MERSİN

 

Mersin kelimesi hem şehir, hem ağaç, hem de balık ismidir:

Mersin, Akdeniz dolaylarında yetişen bir ağaçtır. Bu ağaç, bahçelerde süs olarak da yetiştirilir. Yapraklarından güzel kokulu esans çıkarılır. Mersin’e murt veya hanbelis de denir. Meyvesi çok faydalıdır.

Mersin balığı ise nehirlerin denize döküldüğü yerlerde yaşar. Bu balıktan pek kıymetli olan siyah havyar çıkarılır.

Mersin, aynı zamanda Türkiye’nin güneyinde, eski adı İçel olan şehrin ismidir.

Hicrî:   04   Cemaziyelevvel   1443    Fazilet Takvim

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

7 Aralık 2021 Salı

İKİ CİHAN SULTANI (S.A.V.) ÖNDE YAYA YÜRÜRKEN...


 

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : إِذَا تَوَضَّأَ الرَّجُلُ الْمُسْلِمُ خَرَجَتْ ذُنُوبُهُ مِنْ سَمْعِهِ وَبَصَرِهِ وَيَدَيْهِ وَرِجْلَيْهِ فَإِنْ قَعَدَ قَعَدَ مَغْفُورًا لَهُ. (حم)

رسول الله  ( ﷺ )  بيوردولر  :  أمتمين فساده اوغراديغى ( بدعتلرين يايلديغى وسنتم إيله عمل أدلمديكى ) زمانده ، بنم سنتمه صارلان كمسيه ، يوز شهيد ثواب واردر . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:   Ümmetimin fesâda uğradığı (bidatlerin yayıldığı ve sünnetim ile amel edilmediği) zamanda, benim sünnetime sarılan kimseye, yüz şehit sevabı vardır.”

(Beyhakî, ez-Zühd)

Hicrî:   03   Cemaziyelevvel   1443    Fazilet Takvim

 

İKİ CİHAN SULTANI (S.A.V.) ÖNDE YAYA YÜRÜRKEN...

 

Yavuz Sultan Selim Han, Mercidabık’ta (Ağustos 1516) Memlüklü ordusunu bozguna uğrattıktan sonra Mısır’ı Osmanlı Devletine bağlamak üzere hareket edip 2 Ocak’ta Kurban Bayramı’nın birinci günü Gazze’ye vardı. 9 Ocak’a kadar orada kaldı.

Mısır yolunda Sînâ Çölü’nden başka bir engel kalmamıştı. Yavuz Sultan Selim Han’dan önce, ordusuyla Sînâ Çölü’nü Îran Şâhı Kâmbiz ile Makedonya Kralı İskender’den başka kimse geçememişti. Çölde, gündüz sıcaklık 40-50 dereceye çıkar, geceleri ise sıfır dereceye düşer. Çölü geçmek üzere hazırlıklar yapıldı, bütün tedbirler alındı. Ordu, 9 Ocak 1517 Cuma günü Gazze’den hareket etti.

Senelerden beri yağmur yüzü görmeyen bu çöle, Hazret-i Allâh’ın bir lütfu olarak yağmur yağmaya başlamış, Tih Sahrâsı’nın dayanılmaz sıcaklığı yok olmuştu.
Ordu bahar serinliği içinde yoluna devam ederken bir ara Sultan Selim Han, atından indi ve yaya olarak yürümeye başladı. Devlet erkânı ve süvârî birlikleri de atlarından inerek yaya yürümeye başladılar. Nedimi Hasan Can:

Hayırdır inşâallâh sultanım! Bütün ordu, ‘Devletlü padişahımız niçin yaya yürür?’ diye merak eder.” diye sorunca, Sultan Selim Han:

İki cihan sultanı Peygamber Efendimiz (s.a.v.), önümüzde yaya yürürken, biz nasıl at üzerinde olabiliriz?” diye cevap verdi. Bir müddet yürüdükten sonra Sultan, tekrar atına bindi. Çöl, hiçbir zâyiât verilmeden geçilmiş, Nil Nehri’ne yaklaşılmıştı.

Gazze’den ayrıldıktan 13 gün sonra Sâlihiyye’ye gelindi. Sâlihiyye, Nil Nehri kıyısında meskûn bir yerdi. Çekilen zahmetler unutulmuş, Nil vâdîsinin serinliği, vücutlara zindelik vermeye başlamıştı. Yapılan muharebeler neticesinde Yavuz Sultan Selim Han, 14 Şubat 1517 günü muhteşem bir merasimle Kahire’ye girip ülkenin hâkimi olduğunu ilan etti. Böylece Mısır, Osmanlı hâkimiyetine girmiştir.

(Osmanlı Tarihi, Çamlıca Basım Yayın)

Hicrî:   03   Cemaziyelevvel   1443    Fazilet Takvim

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"