4 Kasım 2021 Perşembe

ŞEYTANIN HİLELERİNDEN: ACELE ETTİRMEK


 

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : عَلَيْكُمْ بِالْجَمَاعَةِ وَاِيَّاكُمْ وَالْفُرْقَةَ فَاِنَّ الشَّيْطَانَ مَعَ الْوَاحِدِ وَهُوَ مِنَ الْاِثْنَيْنِ اَبْعَدُ. (ت)

رسول الله  ( ﷺ )  بيوردولر  :  ( أهل سنت و ) جماعت ( يولون ) ء صارلين ( اوندان آيرلماين ) . جونكه شيطان ، يالنز قالانله برابردر : إيكى كشدن إيسه اوزاقدر  . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:   (Ehl-i sünnet ve) Cemâat (yolun)a sarılın (ondan ayrılmayın). Tefrikadan da sakının. Çünkü şeytan, yalnız kalanla beraberdir; iki kişiden ise uzaktır.”

(Sünen-i Tirmizî)

Hicrî:   27   Safer    1443    Fazilet Takvim

 

ŞEYTANIN HİLELERİNDEN: ACELE ETTİRMEK

Şeytan, insana önce ibadeti terk ettirmeye çalışır. Eğer buna muvaffak olamazsa, ibadetin geç vakte kalması için uğraşır. Buna da muvaffak olamazsa, ona ibadeti acele ve huşûsuz bir şekilde yaptırmak için uğraşır. Yani namazını süratle kıl da falan işini de yap, diye vesvese verir.

Âlimler şöyle beyân etmişlerdir: Şeytan, yardımcılarına der ki: ‘Ümmet-i Muhammed’den bir kimse namaz kılarken, dördünüz ona gidin. Biriniz önünden, biriniz ardından, biriniz sağından ve biriniz de solundan, onu acele ettirmeye çalışın.’ Eğer namaz kılan kimse, şeytana uymayıp ibadetinde acele etmezse, Cenâb-ı Hak bu kimsenin namazı için yüz şehit sevabı ihsân eder. O dört şeytanın şerrini de ondan def eder.

Acele işlenen amel, âdâbı, sünnetleri hattâ farzları eksik yapılacağından noksan, belki de bâtıl olur. Mesela namazda acele eden kimse, çok kere rükû ve secde tesbihlerini üçten az yahut hatalı veya mahallini değiştirerek okur. Mesela “Rabbenâ leke’l-hamd”i secdeye varırken okur. İmama uyduysa, rukünlerde imamı takip etmez, yerine göre ondan hızlı hareket ederek önüne geçer. Yine Kur’ân-ı Kerîm okurken tecvide riâyet edemez, çok kere kıraattaki hatâsı namazını bozacak hâle gelir.

Nitekim “Resûlullah (s.a.v.), rükûsunu tam yapmayan, secdelerini de tavuğun yem topladığı gibi çabuk çabuk yaparak namaz kılan bir kimseyi görünce; ‘Bu kimse, bu hâli üzere ölmüş olsa, Muhammed’in dininden başka bir din üzere ölmüş olur’ buyurmuşlardır.

Namazlarından, ibadetlerinden manevî bir zevk duyanlar, onu acele yapmaktan sakınırlar, böyle bir hâli, edebe uygun görmezler. İbadetle geçen zamanlar, hayatın en faydalı ve en kıymetli saatleridir. Boş yere veya geçici bir fayda uğrunda zamanlarını harcayan insanların, ebedî saadetlerine vesile olacak ibadetlerinden bir an evvel kurtulmaya çalışmaları, pek garip ve acınacak bir hâldir.

Hicrî:   27   Safer    1443    Fazilet Takvim

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

3 Kasım 2021 Çarşamba

HAZRET-İ ÖMER İLE İSLÂM DİNİ KUVVET BULDU


 

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : مَا فِي السَّمَاءِ مَلَكٌ إِلَّا وَهُوَ يُوَقِّرُ عُمَرَ وَمَا فِي الْأَرْضِ مِنْ شَيْطَانٍ إِلَّا وَهُوَ يَفِرُّ مِنْ عُمَرَ. (كر)

رسول الله  ( ﷺ )  بيوردولر  :  كوكده هحبر ملك يوقدركى عمره حورمت أتمسين ، يريوزونده ده هجبر شيطان يوقدركى عمردن قجماسين . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:   Gökte hiçbir melek yoktur ki Ömer’e hürmet etmesin. Yeryüzünde de hiçbir şeytan yoktur ki Ömer’den kaçmasın.”

(İbn-i Asâkir, Târîh-i Dimaşk)

Hicrî:   28   Rebiulevvel   1443    Fazilet Takvim

 

HAZRET-İ ÖMER İLE İSLÂM DİNİ KUVVET BULDU

Fahr-i Âlem sallallâhü aleyhi ve sellem Efendimizin ikinci halifesi ve müminlerin ikinci emîri Hazret-i Ömer radıyallâhü anh Müslüman olduğu gün, Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem ashâbı ile Dâru’l-Erkâm’da toplanmışlardı. Kırk kişi kadardılar. Enfâl Sûresi’nin, “Ey Peygamber! Sana ve sana tâbi olan müminlere, Allah yeter.” meâlindeki 64. âyet-i kerîmesi nâzil oldu.

Bu âyet-i kerîme, ‘Başka bir şeyden endişe etmeyip Allâh’a sığınarak vazifenize bakınız’ diye tefsir edilmiştir.

Hazret-i Ömer (r.a.), iman ettiğinde Ashâb-ı Kirâm o kadar memnun oldular ki, o zamana kadar birisi iman ettiğinde ilan etmek âdet değilken, Hazret-i Ömer (r.a.) iman edince, yüksek sesle hep birlikte tekbir getirdiler. Öyle ki bu ses Mekke-i Mükerreme sokaklarında yankılandı.

Önce Hazret-i Hamza’nın, üç gün sonra da Hazret-i Ömer’in iman etmesiyle İslâm dini iyice kuvvet buldu. Hazret-i Ömer’in (r.a.), “Haydi dışarı çıkalım, Kâbe-i Muazzama’ya gidelim.” demesiyle, hep birlikte kalkıp hareket ettiler. En önde Hazret-i Ömer (r.a.), ardında Hazret-i Ali (r.a.), sonra Resûl-i Ekrem (s.a.v.), sağında Hazret-i Ebûbekir, solunda Hazret-i Hamza ve arkalarında diğer Ashâb-ı Kirâm olduğu hâlde yürüyerek Kâbe-i Muazzama’ya vardılar.

Müşrikler, Hazret-i Ömer’den korktukları için hiçbir mümine el uzatmaya cesaret edemediler. Üzüntülerinden, her birinin dudağı kuruyup kaldı.

Server-i Âlem (s.a.v) ileri yürüdü. Mültezem mahallinde Hacerü’l-Esved ile Kâbe-i Muazzama’nın kapısı arasında durup, âşikâre namaz kıldılar. Namazı edâ ettikten sonra kalkıp Kâbe-i Muazzama’yı tavaf ettiler.

İbn-i Mesud (r.a.) buyurdular ki: “Hazret-i Ömer’in (r.a.) Müslüman olması müminlere fetih, nusret ve rahmet oldu.”

Hicrî:   28   Rebiulevvel   1443    Fazilet Takvim

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"