2 Ocak 2021 Cumartesi

Ashâb-ı Bedir…ZİYÂD BİN LEBÎD (radıyallâhü anh)

 


قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ :  إِنَّ مِنْ مُوجِبَاتِ الْمَغْفِرَةِ بَذْلَ السَّلَامِ وَحُسْنَ الْكَلَامِ. (طب)

رسول الله  أفندمز  ( ﷺ )  بيوردولر  ، "  محققكى ( مؤمنلر آراسنده ) سلامى يايمق و ( خيرلى و ) كوزل سوز سويلمك ، مغفرته سبب اولان شيلردندر . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Muhakkak ki (müminler arasında) selamı yaymak ve (hayırlı ve) güzel söz söylemek, mağfirete sebep olan şeylerdendir.”

(Taberânî, el-Mu‘cemü’l-Kebîr)

Hicrî:   18    Cemâziyelevvel     1442    Fazilet Takvim

 

Ashâb-ı Bedir…ZİYÂD BİN LEBÎD (radıyallâhü anh)

 

Ensâr’dan ve Hazrec Kabîlesi’nin Benî Beyâza kolundandır. Medîne-i Münevvere’de doğmuş, Müslüman olunca Mekke-i Mükerreme’ye giderek hicrete kadar Resûlullah Efendimiz (s.a.v.)’in yanında kalmış; sonra Medîne-i Münevvere’ye hicret etmiştir. Bu sebeple kendisine hem Muhâcir hem Ensâr denilen birkaç sahâbeden birisidir.

İkinci Akabe Beyʻati’nde, Bedir, Uhud, Hendek harplerinde ve diğer gazâların hepsinde Peygamberimizin yanında bulunmuştur. Resûlullah (s.a.v.) tarafından Hadramut’a emîr olarak tayin olunmuş ve Hazret-i Muâviye (r.a.)’ın hilâfetinin ilk zamanlarında vefat etmiştir.

Hz. Ebûbekir’in (r.a.) halifeliği zamanında isyan eden Kindeliler üzerine sevk edilen ordunun kumandanlığını yapmıştır. Ashâb-ı Kirâm’dan Ebu’d-Derdâ, Avf bin Mâlik ve Tâbiîn’den Sâlim bin Ebu’l-Caʻd (r. anhüm) gibi zâtlar, kendisinden hadîs-i şerîf rivâyet etmişlerdir.

Sâlim bin Ebu’l-Caʻd Hazretleri, Hz. Ziyâd (r.a.)’dan şöyle rivâyet etti: “Peygamberimiz (s.a.v.) bir şeyden bahsetti ve ‘Bu, ilim kaldırıldığı vakit olur.’ buyurdular. Ben, ‘Yâ Resûlallâh! Elimizde Kur’ân-ı Kerîm var iken ilim nasıl kaldırılır? Hâlbuki biz onun içindekileri öğreniyor, hanımlarımıza ve evlatlarımıza öğretiyoruz. Evlatlarımız da kıyamete kadar kendi evlatlarına öğretirler.’ diye sual ettim.

Bunun üzerine Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurdular: …Ey Ziyâd! Ben, seni Medîne’nin en fakihlerinden bilirdim! İşte Yahûdî ve Hıristiyanlar! Onların kitapları ellerinde, Tevrat ve İncil okuyorlar. Lâkin içindekilerin hiçbiriyle amel etmediler (de dinleri tahrif oldu, dinlerini kaybettiler).”

Bu hadîs-i şerîfin diğer bir râvîsi olan Cübeyr bin Nüfeyr (r.a.) şöyle demiştir: “Namazgâhta yine Ashâb-ı Kirâm’dan Şeddâd bin Evs Hazretleriyle karşılaştım ve ona bu hadîs-i şerîfi naklettim.’ ‘Hadîs-i şerîfte geçen ilmin kaldırılması nedir, bilir misin?’ diye sordu. ‘Bilmiyorum’ deyince, ‘Ona kap olan âlimlerin gitmesidir.’ ‘Peki, ilk kaldırılacak olan ilim hangisidir, bilir misin?’ diye sordu, ‘Bilmiyorum.’ dedim. Buyurdu ki: Huşûdur. Hattâ huşû sahibi hiç kimse göremezsin.”

Hicrî:   18   Cemâziyelevvel     1442    Fazilet Takvim

 

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

1 Ocak 2021 Cuma

BESMELE-İ ŞERÎFENİN FAZİLETİ


 

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ :  مَنِ ابْتَدَأَ بِأَمْرٍ وَقَالَ بِسْمِ اللهِ غَفَرَ اللهُ لَهُ. (كنز)

رسول الله  أفندمز  ( ﷺ )  بيوردولر  ، "  كيم ( مشرع ومباح ) بر إشه باشلاركن ’ بسم الله ‘ درسه ، الله تعالى اونو ( ن كوناحلرينى ) باغشلار . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: "“Kim (meşrû ve mübah) bir işe başlarken ‘Bismillâh’ derse, Allâhü Teâlâ onu(n günahlarını) bağışlar.”

(Kenzü’l-Ummâl)

Hicrî:   17    Cemâziyelevvel     1442    Fazilet Takvim

 

BESMELE-İ ŞERÎFENİN FAZİLETİ

 

Her Müslümanın, hayırlı işlerin başında: “Bismillâhirrahmânirrahîm”, sonunda da “Elhamdülillâhi Rabbi’l-âlemîn” demeye dilini alıştırması lâzımdır. Böylece kalbindeki imanın lezzetini bulur, işlediği her işin hayır ve bereketini görür.

Resûlullah sallallâhü aleyhi ve sellem Efendimiz buyurmuşlardır ki:

“Kişi, mübarek (meşrû ve mübah) bir işe başlayacağı zaman ‘Bismillâhirrahmânirrahîm’ ile Allâhü Teâlâ’nın mübarek ismini anmazsa, o iş noksan olur, faydası ve bereketi az olur.”

Bu hadîs-i şerîften anlaşılacağı üzere, hayırlı işlerin başında besmele-i şerîfeyi okumak sünnettir. Bu sebeple fıkıh âlimleri demişlerdir ki: Abdest alan kimse, başında besmeleyi unutsa da ortasında aklına gelip okusa, sünneti yerine getirmiş olmaz. Zira abdestin tamamı tek bir ameldir. Lâkin yemeğin başında unutsa, arasında hatırlasa, besmeleyi çekince sünneti yerine getirmiş olur. Zira yemeğin her bir lokmasını almak, ayrı bir iş hükmündedir.

Hadîs-i şerîfte şöyle buyurulmuştur: “Sizden biriniz bir şey yiyeceği (veya içeceği) zaman, besmele-i şerîfeyi okusun. Eğer başında unutursa, ‘Bismillâhi evvelehû ve âhirahû (evvelinde ve âhirinde Allâhü Teâlâ’nın ism-i şerîfiyle başlarım)’ desin.”

Besmele çekmek, berekete vesîle olur. Onu terk etmek ise bereketin kesilmesine sebep olur. Hazret-i Âişe (r.anhâ) validemizden şöyle rivâyet olundu:

“Resûlullah sallallâhü aleyhi ve sellem Efendimiz, ashâbından altı kişi ile yemek yiyorlardı. Bir aʻrâbî gelip, yemekten iki lokma aldı ve o altı kişiye kâfî gelecek olan yemeği hemen bitiriverdi.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular ki: ‘Eğer o, besmele-i şerîfe çekmiş olsaydı, bu yemek hepimize yeterdi.”

Hicrî:   17   Cemâziyelevvel     1442    Fazilet Takvim

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"