4 Mayıs 2020 Pazartesi

İNSANLARIN HALASI; HURMA




قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: مَنْ وَجَدَ تَمْرًا فَلْيُفْطِرْ عَلَيْهِ وَمَنْ لَمْ يَجِدْ فَلْيُفْطِرْ عَلَى مَاءٍ فَإِنَّهُ طَهُورٌ. (ن)
رسول الله  أفندمز  ( ﷺ )  بيوردولر   ،:  "  حورما بولابلن كمسه اونونله إفطار أتسين . جونكه حورما بولامايان كمسه ده صو إيله إفطار أتسين . جونكه صو ، تمز و تمزليجى در   ."

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Hurma bulabilen kimse onunla iftar etsin. Hurma bulamayan kimse de su ile iftar etsin. Çünkü su, temiz ve temizleyicidir.
(Sünen-i Nesâî)
Hicrî:   11  Ramazan  1441  Fazilet Takvimi

İNSANLARIN HALASI; HURMA


Peygamber Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem), bir hadîs-i şerîflerinde şöyle buyurmuşlardır:
“Halanız hurmaya hürmet ediniz. Muhakkak o, babanız Hazret-i Âdem’in toprağının artanından yaratıldı. Ağaçlar arasından Allâhü Teâlâ’ya (ondan) daha değerli başka bir ağaç yoktur. Meryem bint-i İmrân, Îsâ Aleyhisselâm’ı onun altında dünyâya getirdi. Doğum yapan kadınlarınıza taze hurma yediriniz. Eğer taze hurma yoksa küçük kuru hurma (yedirmeniz kâfîdir).”
Hurma, hadîs-i şerîfte beyân edildiği üzere insanın nesep cihetinden halasıdır. İbn-i Arabî (rah.) dedi ki:
“Allâhü Teâlâ, Âdem Aleyhisselâm’ı yarattı. Âdem Aleyhisselâm’ın artakalan çamurundan hurmayı yarattı. Bu itibarla hurma, Âdem Aleyhisselâm’ın kız kardeşi, bizim de halamız gibidir. Şer’-i şerîf onu ‘hala’ diye isimlendirmiş ve onu bir mümine benzetmiştir. Hurmada, diğer nebâtâtta olmayan birçok acâib sırlar vardır.”
Ağaçlar arasında, âdemoğluna en çok benzeyeni hurma ağacıdır. Kafası kesilen insan öldüğü gibi tepesi kesilen hurma ağacı da kuruyup ölür.
Hazret-i Meryem vâlidemiz için doğumu esnâsında hurmadan daha hayırlı bir yiyecek olsaydı Allâhü Teâlâ, elbette onu ikrâm ederdi.
Nifas (lohusa) hâlinde hurma yemeye devam eden kimsenin, çocuğunun yumuşak huylu olacağı rivâyet olunmuştur. Bir hadîs-i şerîfte de: “Her kim, her gün sabahları aç karnına yedi tane acve hurması yerse o gün ona ne zehir ne de sihir, hiçbir şey zarar veremez.” buyurulmuştur. Hurmanın yirmiden fazla âyet-i kerîmede ismi geçmektedir. Allâhü Teâlâ, Kur’ân-ı Kerîm’de hurmayı husûsî olarak zikretmekle onun bu meziyetlerine işâret buyurmuştur.
Allâhü Teâlâ’nın hem dünyâdaki hem de cennetteki nimetlerinden olan hurma, Kur’ân-ı Kerîm’de; uzun boylu, dalları sarkmış, birbiri üstüne istiflenmiş, salkımlı bir ağaç olarak tasvîr edilmiştir.
Hicrî:   11  Ramazan  1441  Fazilet Takvimi

3 Mayıs 2020 Pazar

SADAKA-İ FITIR (FİTRE)




قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: شَهْرُ رَمَضَانَ مُعَلَّقٌ بَيْنَ السَّمَاءِ وَالْأَرْضِ وَلَا يُرْفَعُ إِلَى اللهِ إِلَّا بِزَكَاةِ الْفِطْرِ. (فيض)
رسول الله  أفندمز  ( ﷺ )  بيوردولر   ،:  "  رمضان شريف آي ( نيك اوروجى ) سما إيله آرض آراسنده آصلى در . الله تعالى يه آنجق صدقهء فطر ( أدى أدلمك ) إيله يوكسلتلر ( يعنى قبول اولونور   ."

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Ramazân-ı Şerîf ayı(nın orucu) semâ ile arz arasında asılıdır. Allâhü Teâlâ’ya, ancak sadaka-i fıtır (edâ edilmek) ile yükseltilir (yani kabul olunur).
(Münâvî, Feyzü’l-Kadîr)
Hicrî:   10  Ramazan  1441  Fazilet Takvimi

SADAKA-İ FITIR (FİTRE)


Sadaka-i fıtır, Ramazân-ı Şerîf’in sonuna yetişen ve aslî ihtiyaçlarından başka en az nisab miktârına (80.18 gram altın veya bunun değerinde para ve ticaret malına) sâhip bulunan her Müslümanın vermesi vâcip olan bir sadakadır. Ramazân-ı Şerîf’te oruç tutamayan hastanın, seferde olanın ve oruç tutamayacak derecede ihtiyar olanın da fitre vermesi vâcib olur.
Sadaka-i fıtır, meşhur hadîs-i şerîflerle sâbit bir vâcibtir. Zekât farz olmadan önce, orucun farz kılındığı sene vâcip olmuştur.
Sadaka-i fıtır; orucun kabul edilmesine, ölüm sıkıntılarından ve kabir azâbından kurtuluşa vesîledir. Yoksulların ihtiyaçlarını gidermeye, bayram neşesinden onların da istifâde etmelerine bir yardımdır.
Ramazan Bayramı’nın birinci günü sabah namazı vaktinin girmesinden itibâren sadaka-i fıtrın edâsı vâcip olur. Fakat fakirler, bununla bayram namazından evvel noksanlarını tedârik etsinler diye önce verilmesi menduptur.
Sadaka-i fıtır, Ramazan Bayramı’nın birinci günü fecrin doğuşuyla vâcip olduğundan fecirden önce çocuk dünyaya gelse onun için de sadaka-i fıtır vâcip olur. Şâyet fecirden sonra doğarsa bir şey lâzım gelmez.
Her Müslümanın kendisi ve bâliğ (ergin) olmayan fakir çocuğu için sadaka-i fıtır vermesi vâciptir. Bâliğ çocuğunun ve zengin olan çocuğunun fitresi babasına vâcip değildir.
Bir kimse, bâliğ olan evlâtlarının fitrelerini, onların izinleriyle verebilir. Kendi âilesi, idâresinde bulunduğu takdirde -âdeten izin bulunduğundan- izinleri olmaksızın vermesi de kâfîdir.
Bir kimse kendi fitresini; fakir olan eşine, babasına, anasına, ninesine, dedesine, çocuklarına ve torunlarına veremez.
Fitreyi bayram namazından sonraya bırakmak mekruhtur. Müstehap olan, namazdan evvel verilmesidir.
Hicrî:   10  Ramazan  1441  Fazilet Takvimi