30 Temmuz 2019 Salı

HANGİ HAYVANLAR KURBAN OLMAZ



قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: حُجُّوا فَإِنَّ الْحَجَّ يَغْسِلُ الذُّنُوبَ كَمَا يَغْسِلُ الْمَاءُ الدَّرَنَ. (طس)
رسول الله  أفندمز  ( )  بيوردولر ،"    حج أدينز . محقق حج ، صويون كرى يقايب تمزلديكى كبى كوناحلرى تمزلر ."

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Haccediniz. Muhakkak hac, suyun kiri yıkayıp temizlediği gibi günahları temizler.” 
(Taberânî, el-Mu’cemü’l-Evsat)
Hicrî:   26  Zilkade   1440  Fazilet Takvimi   

HANGİ HAYVANLAR KURBAN OLMAZ


Bir veya iki gözü kör, zayıflıktan ilikleri erimiş, kesileceği yere gitmeye kudreti olmayan, yani hiç yürüyemeyen, kulaklarından biri olmayan veya burnu kesik olan hayvanları kurban etmek câiz olmaz.
Koyun veya keçinin bir memesi; sığır ve devenin iki memesi kopmuş veya kurumuş olsa kurban edilmesi câiz olmaz. Ancak yavrusunu emzirebilirse câiz olur.
Dişsiz hayvanı kurban etmek câiz değildir. Eğer dişlerinin çoğu var ise kerâhetle câizdir. Lâkin dişsiz hayvan dişli hayvan gibi yayılıp karnını doyurur ise câiz olur.
Kuyruğu kesilmiş veya doğuştan olmayan hayvan kurban olmaz.
Deli hayvan, karnını doyuramazsa kurban etmek câiz olmaz.
Ölmek üzere olan hayvanı kurban etmek câiz olmaz.
Kulağının biri dibinden kesilen yâhut doğduğunda bir kulağı olmayan veya boynuzlarından biri veya ikisi kökünden kırılmış olan hayvanı kurban etmek câiz olmaz.
 
KURBAN KESMEYE DÂİR BAZI MESELELER
 
Bir kimsenin emânet hayvanı kendisi için kurban etmesi, rehin hayvanı kurban etmesi ve almaya vekil olduğu hayvanı kendisi için kesmesi câiz olmaz.
Kocası, karısının veyâhut karısı kocasının kurbanını izni olmayarak kendisi için kesse câiz olmaz. Kıymetini vererek râzı etse de câiz olmaz.
İki kimseden biri diğerinin kurbanını -kendisinin zannederek- yanlışlıkla kestikten sonra etini yemeden sahipleri kurbanlarını bilip alsalar, câiz olur.
Etini yedikten sonra bilirlerse helâlleştikleri takdirde yine câiz olur. Helâlleşmezlerse birbirlerinin kurban bedellerini öderler, aldıkları bedelleri sadaka olarak verirler.
Hicrî:   26  Zilkade   1440  Fazilet Takvimi   


ALLÂH’I ZİKRETMEYE TEŞVİK



قَالَ اللهُ تَعَالَى: رِجَالٌ لَا تُلْهِيهِمْ تِجَارَةٌ وَلَا بَيْعٌ عَنْ ذِكْرِ اللهِ وَاِقَامِ الصَّلٰوةِ وَاِيتَۤاءِ الزَّكٰوةِ يَخَافُونَ يَوْمًا تَتَقَلَّبُ فِيهِ الْقُلُوبُ وَالْاَبْصَارُ. (سورة النور، ٣٧ )
الله تعالى شويله بيوردى  ( مئآلا )  : "    نيجه أرلر واردركى ، اونلرى نه بر تجارت و نه ده بر آليم صطم ، الله تعالى نين ذكرندن و نمازى حقى إيله قلمقدان و ذكاتى ورمكدن آلقويار . اونلر ، قلبلرين و كوزلرين اضطرابى دوشه جكى كوندن قورقارلر ."
Allâhü Teâlâ şöyle buyurdu (meâlen): “Nice erler vardır ki, onları ne bir ticaret ve ne de bir alım satım, Allahü Teâlâ'nın zikrinden ve namazı hakkıyla kılmaktan ve zekâtı vermekten alıkoyar. Onlar, kalplerin ve gözlerin ızdırâba düşeceği günden korkarlar.” 
(Nur Sûresi, âyet 37)
Hicrî:   25  Zilkade   1440  Fazilet Takvimi   

ALLÂH’I ZİKRETMEYE TEŞVİK

 
İmâm-ı Rabbânî (k.s.) Hazretleri, İskender Han el-Lûdî’ye yazdığı mektubunda şöyle buyurmuştur:
Beş vakit namazı cemâatle edâ ettikten ve bunların sünnetlerini kıldıktan sonra, kalan vakitleri Allâh’ı zikre sarfetmek lâzımdır. İster yemek yerken, ister yatarken, ister yürürken olsun, zikirden başka bir şeyle meşgul olmamalıdır.
Muhakkak size zikrin yolu beyan olunmuştur. Öyle ise tarif olunduğu üzere bu zikir ile meşgul olmalıdır.
Eğer mânen derlenip toparlanmakta bir noksanlık olursa, evvela bu dağınıklığın sebebini araştırmak, tayin ve teşhis etmek lâzımdır. Sonra bu kusûru telâfi etmenin sebeplerine yapışmalıdır.
İkinci olarak tam bir ilticâ ve tazarru (yalvarma) ile Hak Sübhânehû’ya yönelmeli ve Cenâb-ı Hak’tan dağınıklık ve kusûr zulmetini kaldırmasını istemeli ve zikir talimatını aldığı şeyh ile de tevessül etmelidir.
Allâhü Teâlâ her zorluğu kolaylaştırandır. Vesselâm.” 
(Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî, 1/ m. 93)
 
KURBANA ÂİT BAZI HÜKÜMLER
 
Bir kimse vakti içinde kurbanını kesmeyip kıymetini sadaka olarak verse kurbanı edâ etmiş olmaz.
Zengin olan kimseler kurban kesmeyip kurbanın kesileceği vakti geçirseler, kurbanın kıymetini sadaka olarak vermeleri lâzım gelir.
Fakîrler ve kurban nezreden (adayan) kimseler, aldıkları kurbanı kesmeyip vakti geçerse, kurbanın kendisini sadaka olarak vermeleri vâcib olur.
Fıtır sadakası (fitre) ve kurban vâcib olduktan sonra mal zâyi olsa (sâhibi fakir düşse) ömrü içinde bunları edâ etmedikçe bunlar kendisinden düşmez. Ya kıymetlerini veya aynını (kurbanın kendisini) sadaka vermeleri vâcib olur.
Zengin olan çocuk için kendi malından kurban kesilmesinde ihtilaf vardır. İhtiyatlı olan ve tercih edilen, kurban kesilmesidir.
Hicrî:   25  Zilkade   1440  Fazilet Takvimi   


27 Temmuz 2019 Cumartesi

KURBANIN FAZÎLETİ



قَالَ أَصْحَابُ رَسُولِ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: يَا رَسُولَ اللهِ مَا هَذِهِ الْأَضَاحِيُّ؟ قَالَ: سُنَّةُ أَبِيكُمْ إِبْرَاهِيمَ، قَالُوا: فَمَا لَنَا فِيهَا يَا رَسُولَ اللهِ؟ قَالَ: بِكُلِّ شَعْرَةٍ حَسَنَةٌ. (هـ)‏
رسول الله ﷺ يك  أصحابى : يا رسولالله  ! بو قربانلر نه در ؟ ديه سوردولر . بيغمبر أفنديمز ﷺ  " بابانز إبراهيم ( عليه السلام ) ، دان كلن دينى بر وجيبه در ." بيوردى . " يا رسول الله قربانده بزه نه ثواب واردر ؟ " ده ديلر ، " هر بر قلى إيجن بر ثواب واردر ." بيوردولر .  
Resûlullah sallallâhü aleyhi ve sellem’in Ashâbı: ‘Yâ Resûlallah! Bu kurbanlar nedir?’ diye sordular. Peygamberimiz (s.a.v.) “Babanız İbrâhim (Aleyhisselâm)’dan gelen dînî bir vecîbedir.” buyurdu. ‘Yâ Resûlallah! Kurbanda bize ne sevap vardır?’ dediler. “Her bir kılı için bir sevap vardır.” buyurdular.
 (Sünen-i İbn-i Mâce)
Hicrî:   24  Zilkade   1440  Fazilet Takvimi   


KURBANIN FAZÎLETİ

 
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular:
    •    “Kurban Bayramı günü, Allâhü Teâlâ indinde günlerin en büyüklerindendir.”
    •    “Kurban kesiniz ve ona iyi muâmele ediniz. Muhakkak bir kimse kurbanını alır, onu kıbleye çevirip keserse, kıyâmet gününde o kurbanın kanı ve tüyü onu koruyan iki kale olur. Muhakkak kurbanın kanı Hz. Allâh’ın muhâfazasında toprağa düşer. (Kurban keserek) azıcık bir infâk (Allah rızası için harcama) sebebiyle çok mükâfâta nâil olursunuz.”
    •    “Kim, Kurban Bayramı gününde kesmek için kurbanına yaklaşırsa Allâhü Teâlâ’nın rahmeti de cennette ona yaklaşır. Kurbanını kestiği zaman, kanından akan ilk damla ile birlikte Hz. Allah, onu mağfiret eder. Allâhü Teâlâ o kurbanı kıyâmet gününde (kabirden) mahşere kadar onun için binek kılar, derisi ve her kılı adedince ona sevap ihsân eder.”
Gücü yeten kimsenin Allah rızâsı ve şefâate nâil olmak niyetiyle Peygamberimiz (s.a.v.) Hazretleri için bir kurban kesmesi menduptur.
Aliyyü’l-Murtezâ (k.v.) biri kendisi için, biri Resûl-i Ekrem Efendimiz için olmak üzere iki koç kurban eder ve ‘Resûlullah (s.a.v.), zât-ı şerîfleri için kurban kesmeyi bana vasiyet buyurdular.’ derdi.
KURBAN KESMEDE BAZI MEKRUHLAR
Kurbanı yatırdıktan sonra bıçağı bilemek mekruhtur. Kesmeyen bıçağı kurbanın boynundan kaldırıp biledikten sonra kesmek, hayvanı o halde bekletmek ona -eziyet olduğu için- haramdır. Lâkin böyle kesilen hayvanın etini yemek haram olmaz.
Kör bıçak ile kesmek, kör bıçağı birkaç defa sürmek, kesilecek yere bacağından sürüyerek çekmek, iliğine kadar birden kesmek, kurbanı incitmek, canı çıkmadan yüzmek, başını birden kesmek, kıbleye çevirmemek ve doğurması yakın olan hayvanı kesmek mekruhtur.
Hicrî:   24  Zilkade   1440  Fazilet Takvimi