20 Mayıs 2018 Pazar

PEYGAMBERİMİZ RAMAZAN AYINDA DAHA CÖMERTTİ



قَالَ اللهُ تَعَالَى: الَّذِينَ يُنْفِقُونَ أَمْوَالَهُمْ بِاللَّيْلِ وَالنَّهَارِ سِرًّا وَعَلَانِيَةً فَلَهُمْ أَجْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ. (سورة البقرة،  ۲۷٤ )
الله تعالى شويله بويوردى ( مآلا )    :"   مالارنى كجه و كوندز ، كزلى و آشكاره إنفق أدنلر ، بو إنفقلرى سببيله رابلرى عندنده اونلر إيجن مكافاتلر واردر .  و اونلره بر قورقى اولماديغى كبى هج محزون ده اولمازلر  ."
Allâhü Teâlâ şöyle buyurdu (meâlen): “Mallarını gece ve gündüz, gizli ve âşikâre infak edenler, bu infakları sebebiyle Rableri indinde onlar için mükâfatlar vardır. Ve onlara bir korku olmadığı gibi hiç mahzûn da olmazlar.” 
(Bakara Sûresi, âyet 274)
Hicrî:   05  Ramazan  1439  Fazilet Takvimi 

PEYGAMBERİMİZ RAMAZAN AYINDA DAHA CÖMERTTİ

Abdullah İbn-i Abbâs (radıyallâhü anhümâ) buyurdu ki: “Resûlullah Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) insanların en cömerdi idi. Cebrâîl Aleyhisselâm ile görüşüp onunla Kur’ân-ı Kerîm’i okudukları Ramazân-ı şerîf ayı geldiğinde cömertliği daha ziyâde olurdu.
Ramazân-ı şerîfte her gece Cebrâîl Aleyhisselâm gelir, Resûlullah Efendimizle Kur’ân-ı Kerîm’i ders olarak okur ve müzâkere ederdi. İşte bu sebeple Resûlullah Efendimiz, bu ayda hayrı her tarafa ulaştırmakta, esmesi mâniaya uğramayan mübârek rüzgârdan daha cömertti.” (Sahîh-i Buhârî)
“Resûlullah Efendimiz (s.a.v.), Ramazân-ı şerîf girdiğinde bütün esirleri serbest bırakır, her isteyene isteğini verirdi.” (el-Câmiu’s-Sağîr)
Resûlullah (sallallâhü aleyhi ve sellem) buyurdular ki:
“Size en cömert olanı haber vereyim mi?” Ashâb-ı Kirâm: “Evet, Yâ Resûlallah” dediler. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurdular:
“Cömerdlerin en cömerdi Allâhü Teâlâ’dır.
Ben ise Âdemoğlunun en cömerdiyim.
Benden sonra insanların en cömerdi ise, öğrendiği ilmi yayan kimsedir. İşte bu kimse kıyâmet günü tek başına bir ümmet olarak ba’s olunur (diriltilir).
Bir başka cömert de canıyla, bütün varlığıyla Allah yolunda cihâd eden kimsedir. (Müsned-i Ebû Ya‘lâ)
Peygamber Efendimizin (s.a.v.) cömertliği Ramazân-ı Şerîfte diğer aylara göre kat kat ziyâdeleşirdi. Zîrâ Allâhü Teâlâ’nın bu ayda kullarına ihsânı da ziyadeleşir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ise Allâhü Teâlâ’nın sevdiğini sevmek fıtratında yaratılmıştır. Kitabların en şereflisi olan Kur’ân-ı Kerîm, cömertlik ve güzel ahlâka teşvîk eder. Peygamberimizin (s.a.v.) ahlâkı ise Kur’ân idi. Bu sebeple Ramazân-ı şerîfte cömertliği daha ziyâde olurdu.

Hicrî:   05  Ramazan  1439  Fazilet Takvimi 


19 Mayıs 2018 Cumartesi

ORUCUN BAZI HİKMETLERİ



قَالَ اللهُ تَعَالَى: يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا كُتِبَ عَلَيْكُمُ الصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى الَّذِينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ.  (سورة البقرة,  ۱۸۳ )
الله تعالى شويله بويوردى ( مآلا )        ."أى إيمان أدنلر ، سزدن أولكى اؤمتلره فرض قلنديغى كبى سزيك اؤزرينزه ده اوروج فرض قلندى . تاكى ( كوناحلردان ) صاقنب تاقوايه أره بلرسنز     :"
Allâhü Teâlâ şöyle buyurdu (meâlen): “Ey îmân edenler, sizden evvelki ümmetlere farz kılındığı gibi sizin üzerinize de oruç farz kılındı. Tâ ki (günahlardan) sakınıp takvâya erebilesiniz.” 
(Bakara sûresi, âyet 183)
Hicrî:   04  Ramazan  1439  Fazilet Takvimi 


ORUCUN BAZI HİKMETLERİ

 
Oruç öteden beri tatbîk edilegelen bir kânûn-i ilâhîdir. İnsanlığın terbiyesi ve ahlâkının güzelleşmesi noktasından oruca büyük bir ihtiyaç ve oruç tutmakta hesapsız menfaatler vardır.

Oruç sâyesinde nefsin arzu ve isteklerine hâkim olmak melekesi kazanılır, günahlardan, tehlikelerden sakınılıp takvâ mertebesine erilir. Zîrâ oruç, nefsin hevâsını kırar, azgınlıktan, kötülüklerden men eder. Hayâtın lezzetini tattırır.
Oruç tutmayan insanlar, nefsin arzu ve istekleri önünde bir oyuncak gibi yuvarlanıp kıvranırlar. Oruç tutanlar ise bilakis bunlara hâkim olur, kendini zabtetmesini ve nefsini de lüzûmuna göre kullanmasını bilir. Bunun için Peygamber Efendimiz aleyhissalâtü vesselâm, nefisleri azgın olanlar hakkında “Oruç tutsun, çünkü orucun büyük tesiri vardır” buyurmuştur.
Oruç tutmayan sabretmesini bilemez. Hele refâh içinde yaşayanlar, hiç oruç da tutmazlarsa bütün hürriyetlerini nefislerine kaptırırlar, harâm helâl seçemezler, hattâ vicdânları istemeye istemeye rezâletlere atılırlar. Nihâyet nefislerine de zulmederler, akıl, vicdân, din ve îmâna aykırı olarak nefislerini telef eylerler. Böyle nefislerinin esîri olanlar, o kadar sabırsız ve o kadar aç gözlü olurlar ki bir gün aç kalmakla hemen ölüvereceklerini zannederler ve orucu zararlı bir şey imiş gibi düşünürler. Hâlbuki orucun ruh için olduğu kadar mide ve bedenin sıhhati için de birçok faydaları vardır.
Oruç tutarak kalınacak az bir açlık ile uzun âhiret açlıklarının önüne geçilecek ve büyük müjdelere erişilecektir. Nitekim hadîs-i şerîfte: “Oruç, ateşten koruyan bir kalkandır” buyurulmuştur.
Orucun farz kılınmasının asıl hikmeti, Allâh’ın emrine uyarak kulluk zevkini tatmak ve rûhu riyâdan temizleyerek ihlâsı artırmak, kendini ilâhî muhâfazaya ulaştırmak için nefsiyle mücâhede etmektir. Nitekim hadîs-i kudsîde “Oruç benim içindir ve onun mükâfâtını ancak ben veririm” buyurulmuştur. (Elmalılı, Hak Dîni Kur’ân Dili Tefsiri, Fazilet Neşriyat)
Hicrî:   04  Ramazan  1439  Fazilet Takvimi 


ORUÇLU İKEN SAKINILMASI GEREKEN HALLER



قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: اِنَّ اللهَ لاَ يَنْظُرُ اِلَى صُوَرِكُمْ وَاَمْوَالِكُمْ وَلٰكِنْ يَنْظُرُ اِلَى قُلُوبِكُمْ وَاَعْمَالِكُمْ. (م)
رسول الله أفندمز  ( صلى الله عليه وسلم ) بويوردولر     ."الله تعالى سزين دش كورونوشونوزه و ماللرينزه إعتبار أتمز آنجق سزين قلبلرينزه و عمللرينزه إعتبار أدر   :"
Resûlullah Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) buyurdular: “Allâhü Teâlâ sizin dış görünüşünüze ve mallarınıza i’tibar etmez. Ancak sizin kalplerinize ve amellerinize i’tibar eder.” 
(Sahîh-i Müslim)
Hicrî:   03  Ramazan  1439  Fazilet Takvimi 

ORUÇLU İKEN SAKINILMASI GEREKEN HALLER

Oruç için riâyet edilmesi îcâb eden bazı şart ve âdâblar vardır. Bunlara riâyet edilerek tutulan oruç kabul olunur, oruç tutan kişi fazîlet, sevap ve dereceler kazanır:
1- Gözü, dînin kötü ve çirkin gördüğü, kalbi meşgûl eden, zikirden alıkoyan şeylere bakmaktan korumaktır. Resûlullah Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem):
“(Harama) bakmak Şeytan’ın zehirli oklarından bir oktur. Kim Allâhü Teâlâ’dan korkarak bu bakışı terk ederse Allâhü Teâlâ ona lezzetini kalbinde hissedeceği bir îmân verir.” buyurmuşlardır.
2- Lisânı, boş sözlerden, yalan söylemekten, gıybetten, laf taşımaktan, kötü sözlerden, riyâkârlıktan muhâfaza etmektir. Lisâna lâzım olan lüzumlu yerde konuşmak, Allâhü Teâlâ’nın zikri ile ve Kur’ân-ı Kerîm ile meşgul olmaktır. Bu da lisânın orucudur.
3- Kulağı günah ve çirkin şeyleri duymaktan muhâfaza etmektir. Çünkü Allâhü Teâlâ’nın haram kıldığı şeye kulak verip onu dinlemek haramdır. Gıybeti yapan da dinleyen de günahta ortaktır.
4- El ve ayak gibi âzâları günahlardan, mideyi iftar anında şüpheli şeylerden, haram ile iftar etmekten korumaktır. Zîrâ haram, dîni ifsat eden zehirli bir oktur.
5- İftarda mideyi helâl olan şeylerle tıka basa doldurmaktan korumaktır. Zîrâ Allâhü Teâlâ’nın en sevmediği duâ, mide tıka basa dolu iken yapılan duâlardır.
6- Oruç tutan kimsenin iftardan sonra kalbi Allâhü Teâlâ’dan korku ve ümit arasında olmalıdır. Zîrâ kul, tuttuğu orucun kabûl olunup olunmayacağını bilemez. Aynı şekilde her ibâdetten sonra da bu hâlde olmalıdır.

(Mecâlis-i Hayriyye)

Hicrî:   03  Ramazan  1439  Fazilet Takvimi 


17 Mayıs 2018 Perşembe

RAMAZÂN-I ŞERÎF’TE TAVSİYE EDİLEN BAZI İBADETLER



قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ:  مَنْ اَنْفَقَ نَفَقَةً فِى سَبِيلِ اللهِ كُتِبَتْ لَهُ بِسَبْعِ مِائَةِ ضِعْفٍ. (ت)
رسول الله أفندمز  ( صلى الله عليه وسلم ) بويوردولر     ."كيم الله يولنده بر إنفاقده بولونورسه ( ذكات ويا صدقه وريرسه )  او كمسيه يدى يوز قاط ثواب يازلر      ."
Resûlullah Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) buyurdular: “Kim Allah yolunda bir infakta bulunursa (zekât veya sadaka verirse) o kimseye yedi yüz kat sevap yazılır.” 
(Sünen-i Tirmizî)
Hicrî:   02  Ramazan  1439  Fazilet Takvimi 

RAMAZÂN-I ŞERÎF’TE TAVSİYE EDİLEN BAZI İBADETLER

Mübârek Ramazân-ı Şerîf ayı, 11 ayın sultanıdır. Ümmet-i Muhammed’in ayıdır. Gündüzleri oruçla, geceleri terâvih namazlarıyla ihyâ edilir.

Ramazân-ı Şerîf Kur’ân ayıdır. Bu itibarla, Kur’ân okumasını bilen herkes, bu ayda Kur’ân-ı Kerîm’i hatim etmelidir. Kur’ân okumasını bilmeyenler bu ayı fırsat bilip öğrenmeye gayret etmelidirler. Ramazan ayının evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu da cehennemden âzâda vesiledir.
Ramazân-ı Şerîf’te yapılması tavsiye edilen bazı ibâdetler:
• Birinci on gün içinde, mümkünse, tesbih namazı kılınır ve hatm-i enbiyâ yapılır.
• İkinci on gün içinde, mümkünse, yine tesbih namazı kılınır ve hatm-i enbiyâ yapılır.
• Üçüncü on gün içinde ise tevbe-istiğfar, hatm-i enbiyâ ve 7 salât ve selâmdan sonra mümkünse hatm-i istiğfar yapılıp, yâni 1001 defa, “Estağfirullâhe’l-Azîm ve etûbü ileyk” denildikten sonra da 7 veya 70 salât ve selâm okunur, duâ edilir.
• İftara yakın “Allâhümme yâ vâsia’l-mağfiratiğfirlî”
• İftarda da “Allâhümme leke sumtü ve bike âmentü ve aleyke tevekkeltü ve alâ rızkıke eftartü ve savme ğadin neveytü” veya “Zehebe’z-zameu vebtelleti’l-urûku ve sebete’l-ecru inşâallah” duâları okunur. (Duâ ve İbâdetler, Fazilet Neşriyat)
HİKMETLİ BAZI SÖZLER
• Bizim Ramazân-ı Şerîf’ten memnun olmamız mühim değil, önemli olan Ramazân-ı Şerîf’in bizlerden memnun olmasıdır. En büyük şefâatçi Kur’ân-ı Kerîm’dir, Kelâmullah’tır.
• Kur’ân-ı Kerîm’e kim çok saygı gösterirse, hürmet ederse, Kur’ân-ı Kerîm ilminden en çok istifâde edecek kişi odur. Aynı şekilde Ramazân-ı Şerif’e en çok kim tâzim ve hürmet gösterirse, Ramazân-ı Şerif’in bereketinden en çok istifâde edecek kişi odur.
• Kur’ân-ı Kerîm ve Sünnet asla birbirinden ayrılmaz; iki tane en mühim düsturdur.
Hicrî:   02  Ramazan  1439  Fazilet Takvimi