3 Haziran 2017 Cumartesi

TERAVİH NAMAZINA DÂİR BAZI MESELELER



قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: اَلسَّخَاءُ حَسَنٌ وَلَكِنْ فِي الْاَغْنِيَاءِ أَحْسَنُ. (كنز)
رسول الله أفندمز محمد مصطفى ( صلى الله عليه وسلم ) بيوردولر ."     جومرتلك كوزلدر ، فقط زنكنلرده دها كوزلدر ."
Resûlullâh Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) buyurdular: “Cömertlik güzeldir, fakat zenginlerde daha güzeldir.” 
(Hadîs-i Şerîf, Kenzu’l-Ummâl)
Hicrî:   08 Ramazan   1438  Fazilet Takvimi 

TERAVİH NAMAZINA DÂİR BAZI MESELELER


Teravih namazı iki rek'atte bir selam verilerek kılınırsa akşam namazının iki rek'at sünneti gibi kılınır.
Dört rekatte bir selam verilerek yatsı namazının dört rekat sünneti gibi de kılınabilir.
Kâdelerde (oturuşlarda) tahiyyattan (et-tehıyyâtü duâsından) sonra salevât-ı şerîfeler terk edilmez. Cemaat okumak istemese bile imam terâvihin her teşehhüdünde salevât-ı şerîfe okumayı terk etmez. Çünkü Peygamber Efendimize (s.a.v.) salevat okumak Hanefi mezhebinde sünnet-i müekkededir. Bazı müctehidlere göre farzdır ve salevat okumadan olmaz. (Nîmet-i İslam)

KİM DAHA CÖMERT

Cömertliği ile meşhur olan Hâtem-i Tâî'ye sormuşlar:
“Ey Hâtem. Cömertlikte hiç kimse seni geçebildi mi?"
“Evet. Tay kabîlesinden yetim bir genç geçti." deyip anlatmış:
Bir gün ona müsafir oldum. On koyunu vardı. Onlardan birini tutup kesti, etini güzelce pişirip bana ikram etti. Getirdiği tabakta koyunun beyni de vardı. Onu yedim, çok hoşuma gitti.
“Vallahi, bu çok güzelmiş." dedim. Hemen dışarı çıktı. Bütün koyunları tek tek kesip beyinlerini bana ikram ediyormuş. Fakat ben koyunları kestiğini bilmiyordum. Gitmek için dışarı çıktığım zaman kesilen koyunları görünce bütün koyunlarını kestiğini anladım.
“Neden böyle yaptın?" diye sordum.
“Benim sahip olduğum bir şey senin hoşuna gidecek, ben de cimrilik yapacağım, ha. Böyle bir şey bizim için çirkin ve ayıp bir şeydir." dedi.
“Ey Hâtem, sen ona ne verdin."
“Üç yüz kırmızı deve ile beş yüz koyun." dedi.
“Öyleyse sen ondan daha cömertsin" denildi.
“Hayır, o daha cömert. Çünkü o sahip olduğu her şeyi verdi. Ben ise sahip olduğumun ancak çok az bir miktarını verdim." dedi.
Hicrî:   08 Ramazan   1438  Fazilet Takvimi 



CUMA GÜNÜNDEKİ İCÂBET SAATİ



قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: اَلصِّيَامُ جُنَّةٌ مِنَ النَّارِ فَمَنْ أَصْبَحَ صَائِمًا فَلَا يَجْهَلْ يَوْمَئِذٍ وَإِنِ امْرُؤٌ جَهِلَ عَلَيْهِ فَلَا يَشْتُمْهُ وَلَا يَسُبَّهُ وَلْيَقُلْ إِنِّي صَائِمٌ. (ن)
رسول الله أفندمز محمد مصطفى ( صلى الله عليه وسلم ) بيوردولر ."     اوروج جهنم دن ( و بتون فنالقلردان ) قورويان بر قالقاندر . كيم اوروجلى بولندى ايسه او كون جاهللك اتمسين . شايت بريسى جاهللك يابار ( اونه جركين كلملر قوللنر ) سه كوتو سوزلر سويلميب " بن اوروجليوم " دسين ."
Resûlullâh Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) buyurdular: “Oruç, cehennemden (ve bütün fenâlıklardan) koruyan bir kalkandır. Kim oruçlu bulundu ise o gün cahillik etmesin. Şâyet birisi câhillik yapar (ona çirkin kelimeler kullanır)sa kötü sözler söylemeyip ‘Ben oruçluyum’ desin.” 
(Hadîs-i Şerîf, Sünen-i Nesâî)
Hicrî:   07 Ramazan   1438  Fazilet Takvimi 

CUMA GÜNÜNDEKİ İCÂBET SAATİ


Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir gün cuma gününün faziletini anlatıyordu da: “Onda (cuma gününde) bir saat vardır ki hiçbir Müslüman kul, namazda bulunur ve Allâhü Teâlâ’dan o saate rast getirip bir şey dilerse muhakkak Allâhü Teâlâ ona (dilediğini) verir" buyurdu. (O saatin) kısa olduğunu anlatmak için (mübârek) eli ile işâret buyurdu.
Bu saat Kadir Gecesi ve İsm-i A‘zam gibi gizlidir. Gizlenmesindeki hikmeti de açıktır. Çünkü icâbet (duânın kabul) saatini kollayan kimse, günün hangi saatinde olduğunu bilmeyince saatine rast gelir diye bütün gün kalbini dünya vesveselerinden temiz tutmaya çalışır, huzur içinde duâ ve zikir eder.
Cuma günündeki icâbet saati gizli kalmış olmakla beraber âlimler bu hususta gelen haberler ile bir dereceye kadar vaktin tayinine çalışmışlardır. Buhârî şârihi Aynî ve İbn-i Hacer bu hususta 41 kavil rivâyet etmişlerdir. Bunların en meşhûru, imâmın iki hutbe arasında oturduğu vakit ile gün batmadan evvelki vakittir.
 (Tecrîd-i Sarih Terc.)

ZEKÂT VE SADAKANIN FAZİLETİ

Zekât ve sadakanın en faziletlisi kişinin en sevdiği malından verdiğidir. Allâhü Teâlâ şöyle buyurmuştur (meâlen): “Sizin yanınızdakiler tükenir, Allâh'ın yanındakiler ise bâkîdir" (Nahl sûresi, âyet 96) ve “Sevdiğiniz şeylerden infâk etmedikçe siz birre (ihsâna, rızâ-yı ilâhîye) eremezsiniz. Maamâfih, her ne infâk eylerseniz şüphesiz Allah onu bilir." (Âl-i İmrân sûresi, âyet 92)
Enes bin Mâlik (radıyallâhü anh) buyurdular ki:
“Kıyâmet günü bir adam cehennemden getirilir. Allâhü Teâlâ: “Yerini nasıl buldun?" buyurur.
“Pek şiddetli buldum" der. Allâhü Teâlâ buyurur ki: “Yeryüzü dolusunca altın olsa onu fidye olarak verip buradan kurtulmak ister misin?" Kul der ki:
“Evet, Yâ Rabbi!" Allâhü Teâlâ:
“Kulum yalan söyledi. Dünyada senden bunun pek hafifi olan açı doyurmanı istedim, yapmadın" buyurur.
(Hâdimî, Eyyühe’l-veled şerhi)
Hicrî:   07 Ramazan   1438  Fazilet Takvimi 



RAMAZAN AYI, RAHMET VE MAĞFİRET AYIDIR




قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: أَفْضَلُ الصَّدَقَةِ فىِ رَمَضَانَ. (فيض)
رسول الله أفندمز محمد مصطفى ( صلى الله عليه وسلم ) بيوردولر ."     أن فضيلتلى صدقه رمضان ( آين ) ده وريلندر ."

Resûlullâh Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) buyurdular: “En fazîletli sadaka Ramazan (ayın)da verilendir.” 
(Hadîs-i Şerîf, Feyzu’l-Kadîr)
Hicrî:   06 Ramazan   1438  Fazilet Takvimi 

RAMAZAN AYI, RAHMET VE MAĞFİRET AYIDIR


Allâhü Teâlâ, Ramazan ayının her gecesi şöyle buyurur: “Bir isteği olan yok mu, isteğini vereyim. Tevbe eden yok mu, onun tevbesini kabul edeyim. Bağışlanmak isteyen yok mu, onu bağışlayayım!”
Allâhü Teâlâ, Ramazan ayının her günü iftar vaktinde, azabı hak etmiş milyonlarca kişiyi cehennemden âzâd eder. Ramazan ayındaki cuma günü ve gecesinin her saatinde, yine azâba müstahak olmuş milyonlarca kişiyi cehennemden âzâd eder. Ramazan ayının son gününde ise, Ramazan ayının başından sonuna kadar affedilenlerin sayısı kadar kişi cehennemden âzâd edilir Kadir Gecesi olduğunda da Allâhü Teâlâ'nın emriyle Cebrâil Aleyhisselâm meleklerden bir toplulukla beraber yeryüzüne iner... Cebrâil (a.s.) meleklere şöyle der: ‘Allâhü Teâlâ ümmet-i Muhammed'e rahmet nazarı ile baktı, onları affedip günahlarını bağışladı. Ancak dört kimse hâriç: ‘Devamlı içki içen, ana babasına âsî olan, sıla-i rahim yapmayan (yakın akrabası ile alâkasını kesen) ve Müslüman kardeşiyle üç günden fazla dargın olan.'
Bayram sabahı Allâhü Teâlâ, meleklerini yeryüzünün her tarafına gönderir. Melekler, bir sokağın başına geçerek:
‘Ey Muhammed ümmeti! Kerem sâhibi Rabbinizin huzûruna çıkın. Çünkü o, bol bol veriyor ve büyük günahları bağışlıyor.’ derler. Bunu insan ve cinlerin dışındaki bütün yaratılmışlar duyar İnsanlar bayram namazlarını kılmak üzere evlerinden çıktıklarında Allâhü Teâlâ meleklerine:
‘Ey meleklerim! Bir işçi işini bitirince alacağı karşılık nedir?' buyurur. Melekler:
‘Ey Rabbimiz! Alacağı ücretin tam olarak ödenmesidir.' derler Allâhü Teâlâ: ‘Ey meleklerim! Sizleri şâhit tutuyorum ki, onların Ramazan'da tuttukları oruçların, kıldıkları namazların sevâbı olarak ben de onlara rızâmı ve mağfiretimi veriyorum.' buyurur. Sonra Allâhü Teâlâ:
“Ey kullarım! Benden isteyin. İzzetime ve celâlime yemin ederim ki, bugün dîniniz veya dünyânız için benden ne isterseniz onu vereceğim.” buyurur. (Tenbîhül-Gâfilin)
Hicrî:   06 Ramazan   1438  Fazilet Takvimi 



YİRMİ REK’AT TERÂVİH NAMAZI, SÜNNET-İ MÜEKKEDEDİR



قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: إِنَّ الْعَبْدَ لَيَتَصَدَّقُ بِالْكَسْرَةِ تَرْبُو عِنْدَ اللهِ عَزَّ وَجَلَّ حَتَّى تَكُونَ مِثْلَ أُحُدٍ. (الجامع الصغير)
رسول الله أفندمز محمد مصطفى ( صلى الله عليه وسلم ) بيوردولر ."     محقق بر قل بر بارجه أكمك صدقه ورديكنده اونون ثوابى الله تعالى قاتنده زيادلشر و حتى احود داغى قدار اولور ."
Resûlullâh Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) buyurdular: “Muhakkak bir kul bir parça ekmek sadaka verdiğinde onun sevabı Allâhü Teâlâ katında ziyadeleşir ve hatta Uhud Dağı kadar olur.” 
 (Hadîs-i Şerîf, Suyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr)
Hicrî:   05 Ramazan   1438  Fazilet Takvimi 

YİRMİ REK’AT TERÂVİH NAMAZI, SÜNNET-İ MÜEKKEDEDİR


Ramazân-ı Şerîf'te her gece yatsının farzından ve son sünnetinden sonra erkeklere ve kadınlara yirmi rek’at terâvih namazı kılmak sünnet-i müekkededir. Ashâb-ı Kiram ve mezheb imamları bunu kılmışlardır. İnkâr eden ehl-i bid'atten olur.
Cemâatla kılınması Peygamberimiz Hazretlerinin vakt-i seâdetlerinde sünen-i hüdâlarından sayılırdı. Lâkin farz kılınır da ümmeti ona güç yetiremez diye devam buyurmadılar. Hz. Ömer, Osman ve Ali (r.anhüm) halifelikleri zamanında cemâatla kılınmıştır.
Terâvih namazı, yirmi rek'at olup her iki rek'at başında selâm verip her dört rek'at başında dört rek'at mikdârı oturulması tavsiye olunmuştur. Dört rek'at kılıp ikinci rek'atte oturmaz ise iki rek'at kılmış olur.
Terâvih tamam olduktan sonra sadece Ramazân-ı Şerîf'e mahsus olarak vitir de cemâat ile edâ olunur.
Terâvihi hatim ile kılmak fazîletlidir. Terâvihde hatim mümkün olmazsa Fîl Sûresi'nden (Elemtera...) Kur'ân-ı Kerîm'in sonuna kadar on sûreden her rek'atta bir sûre okunur. İkinci on rek‘atte tekrar “Elemtera...”dan başlanarak kılmak daha güzeldir.
Fetâvâ-i Kâzîhân diyor ki: Zâhidler ve âbidler terâvihde Ramazân-ı Şerif'in her on gecesinde bir hatim ederler. İmâm-ı A‘zam Hazretleri her Ramazân-ı Şerîf'te altmış bir hatim ederdi. Otuz hatim gecelerinde ve otuz hatim gündüzlerinde ve bir hatim terâvihde ederdi.
Peygamber Efendimiz Hazretleri buyurdular ki: “Allâhü Teâlâ'ya itaat ve Resûlüne uymak ile mükellef olan Müslümanları Muhakkak Allâhü Teâlâ Ramazan orucunu üzerinize farz eyledi. Gecelerini ihyâ ve teravih namazını da ben sünnet eyledim. Böyle her kim ki orucun farz ve terâvih namazının da sünnet olduğuna inanarak ve sevaplarını umarak gönül hoşluğu ile Ramazan'ın gününü oruçlu, gecelerini de namazda geçirirse mağfiret olunur; anasından doğduğu gündeki gibi günahından temizlenir.”
(Dürrü Yektâ)
Hicrî:   05 Ramazan   1438  Fazilet Takvimi