2 Mayıs 2017 Salı

BELÂLAR, ÂFETLER VE ZELZELELER NİÇİN GELİR




قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: إِنَّ بَيْنَ يَدَيِ السَّاعَةِ لَأَيَّامًا يَنْزِلُ فِيهَا الْجَهْلُ وَيُرْفَعُ فِيهَا الْعِلْمُ وَيَكْثُرُ فِيهَا الْهَرْجُ وَالْهَرْجُ الْقَتْلُ. (خ)‏
رسول الله أفندمز محمد مصطفى ( صلى الله عليه وسلم ) بيوردولر ."     قيامت كونى ياقلاشديغىنده اؤيله زمانلر اولاجقكى جهالت يايلاجق ، علم قالدرله جق ، فتنه و قرشقلقلر جوغالاجقدر ."
Peygamber Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) buyurdular: “Kıyâmet günü yaklaştığında öyle zamanlar olacak ki cehâlet yayılacak, ilim kaldırılacak, fitne ve karışıklıklar çoğalacaktır. (Fitne, ölümdür.)” 
(Hadîs-i Şerîf, Sahîh-i Buhârî)
Hicrî:   06  Şaban   1438  Fazilet Takvimi 

BELÂLAR, ÂFETLER VE ZELZELELER NİÇİN GELİR


Peygamber Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) buyurdular:
Ümmetim onbeş şeyi yaptığı zaman onlara bela gelir.” Ashâb-ı Kirâm:
“Yâ Resûlallah, onlar nedir?” diye sorunca buyurdular ki: “Ganimet malları zenginlerin elinde dolaşıp fakirler mahrum bırakıldığı zaman,
Emanet, ganimet sayıldığı zaman,
Zekât vermenin zor geldiği ve zarar sayıldığı zaman, Kişi zevcesine (karısına) itaat edip Annesine isyan ettiği, karşı geldiği zaman,
Mescitlerde sesler yükseldiği (dünya işleri konuşulduğu) zaman,
Kişi arkadaşına iyilik edip Babasına eziyet ettiği zaman,
Bir kimseye sırf şerrinden korkulduğu için hürmet gösterildiği zaman,
Bir topluluğun kötüleri (en cimri, hasep ve nesepçe en rezili) başa geçtiği zaman,
Şarkıcı köleler ve Çalgı aletleri ortaya çıktığı zaman,
İçki (açıkça ve çokça) içildiği zaman,
(Erkekler) ipek giydikleri ve bu ümmetin sonra gelenleri evvelkilere (Ashâb-ı Kirâm, Tâbiîn, Tebe-i Tâbiîne) lanet etmeye başladığı zaman.
İşte o zamanda kızıl rüzgârları, zelzeleyi, yeryüzünde toprağın kaybolup insanların sûretlerinin değişmesini bekleyin.” (en-Nihâye, İbn-i Kesîr)
Hicrî:   06  Şaban   1438  Fazilet Takvimi 


1 Mayıs 2017 Pazartesi

ALLÂHÜ TEÂLÂ’YI ZİKİR EN BÜYÜK VE EN FAZİLETLİ TÂATTİR”



قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: لِكُلِّ شَيْءٍ صِقَالَةٌ وَصِقَالَةُ الْقُلُوبِ ذِكْرُ اللهِ. (فيض)
رسول الله أفندمز محمد مصطفى ( صلى الله عليه وسلم ) بيوردولر ."     هر شيئك جلاسى واردر قلبلريك جلاسى ده اللهى ذكر أتمكدر ."
  Resûlullâh Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) buyurdular: “Her şeyin bir cilası vardır. Kalplerin cilâsı da Allâh’ı zikretmektir.” 
(Hadîs-i Şerîf, Feyzu’l-Kadîr)
Hicrî:   06  Şaban   1438  Fazilet Takvimi 

“ALLÂHÜ TEÂLÂ’YI ZİKİR EN BÜYÜK VE EN FAZİLETLİ TÂATTİR” (Ankebut Sûresi, âyet 45)


Resûlullah Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) buyurdular:
“Gâfiller arasında Allâhü Teâlâ'yı zikreden, kuru otlar arasındaki yeşil ağaç gibidir.”
“Dikkat edin! Size amellerinizin en hayırlısını, Rabbiniz katında en temiz olanını, derecelerinizi en çok artıranını, altın ve gümüş infâk etmenizden (sadaka olarak vermenizden), düşmanla karşılaşıp birbirinizin boynunu vurmanızdan daha hayırlısını haber vereyim mi?” Ashâb-ı Kirâm:
“Evet, ya Resûlallah, o nedir?” dediler:
“Devamlı Allâhü Teâlâ'yı zikretmektir” buyurdular. Peygamber Efendimize “En faziletli amel nedir?” diye sordular. Buyurdu ki:
“Lisânın Allâhü Teâlâ’nın zikrinden bir an bile ayrılmadığı halde ölmendir.”
“Sabah akşam Allâhü Teâlâ'yı zikretmek Allah yolunda kılıçlar kırmaktan ve cömertçe mal vermekten hayırlıdır.”
Hasan-ı Basrî (rh): “Allâhü Teâlâ’yı zikredenlerden başka herkes dünyadan susamış olarak çıkar.” demiştir.
Muâz bin Cebel (r.a.) buyurdu: “Cennet ehli, dünyada Allâhü Teâlâ’yı zikretmeden geçen saatlerden başka hiçbir şeye pişman olmazlar.”
Her türlü âfetten korunmak için Allâhü Teâlâ'yı zikre devam etmek lazımdır. Zira Peygamberimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) buyurmuşlardır ki:
“Sizlere Allâhü Teâlâ’yı zikretmeyi emrediyorum. Çünkü Allâhü Teâlâ’yı zikreden kimse, peşine düşman düşen ve bir kaleye sığınarak düşmanından kurtulan adam gibidir. Bunun gibi kul kendisini şeytandan ancak Allâhü Teâlâ’yı zikirle koruyabilir.”
Âlimler zikrin yüzden fazla dünya ve âhiret faydalarını saymışlardır. Bazıları şunlardır:
Allâhü Teâlâ'yı zikredeni rahmet kaplar, melekler kuşatır sadrı inşirâh bulur (göğsü genişler), kalbi kasvetten (katılaşmaktan) kurtulur, yüzü nurlanır. Allâhü Teâlâ'yı zikir rızık bolluğuna sebeptir. Bunlar gibi maddî, mânevî nice faydaları vardır
Hicrî:   06  Şaban   1438  Fazilet Takvimi 



YİRMİ REK’AT TERÂVİH NAMAZI, SÜNNET-İ MÜEKKEDEDİR



قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: إِنَّ الْعَبْدَ لَيَتَصَدَّقُ بِالْكَسْرَةِ تَرْبُو عِنْدَ اللهِ عَزَّ وَجَلَّ حَتَّى تَكُونَ مِثْلَ أُحُدٍ. (الجامع الصغير)
رسول الله أفندمز محمد مصطفى ( صلى الله عليه وسلم ) بيوردولر ."     محقق بر قل بر بارجه أكمك صدقه ورديكنده اونون ثوابى الله تعالى قاطنده زياده لشر و حتى اُحُدْ داغى قدار اولور ."
Resûlullâh Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) buyurdular: “Muhakkak bir kul bir parça ekmek sadaka verdiğinde onun sevabı Allâhü Teâlâ katında ziyadeleşir ve hatta Uhud Dağı kadar olur.” 
(Hadîs-i Şerîf, Suyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr)
Hicrî:   05  Şaban   1438  Fazilet Takvimi 

YİRMİ REK’AT TERÂVİH NAMAZI, SÜNNET-İ MÜEKKEDEDİR


Ramazân-ı Şerîf'te her gece yatsının farzından ve son sünnetinden sonra erkeklere ve kadınlara yirmi rek’at terâvih namazı kılmak sünnet-i müekkededir. Ashâb-ı Kiram ve mezheb imamları bunu kılmışlardır. İnkâr eden ehl-i bid'atten olur.
Cemâatla kılınması Peygamberimiz Hazretlerinin vakt-i seâdetlerinde sünen-i hüdâlarından sayılırdı. Lâkin farz kılınır da ümmeti ona güç yetiremez diye devam buyurmadılar. Hz. Ömer, Osman ve Ali (r.anhüm) halifelikleri zamanında cemâatla kılınmıştır.
Terâvih namazı, yirmi rek'at olup her iki rek'at başında selâm verip her dört rek'at başında dört rek'at mikdârı oturulması tavsiye olunmuştur. Dört rek'at kılıp ikinci rek'atte oturmaz ise iki rek'at kılmış olur.
Terâvih tamam olduktan sonra sadece Ramazân-ı Şerîf'e mahsus olarak vitir de cemâat ile edâ olunur.
Terâvihi hatim ile kılmak fazîletlidir. Terâvihde hatim mümkün olmazsa Fîl Sûresi'nden (Elemtera...) Kur'ân-ı Kerîm'in sonuna kadar on sûreden her rek'atta bir sûre okunur. İkinci on rek‘atte tekrar “Elemtera...”dan başlanarak kılmak daha güzeldir.
Fetâvâ-i Kâzîhân diyor ki: Zâhidler ve âbidler terâvihde Ramazân-ı Şerif'in her on gecesinde bir hatim ederler. İmâm-ı A‘zam Hazretleri her Ramazân-ı Şerîf'te altmış bir hatim ederdi. Otuz hatim gecelerinde ve otuz hatim gündüzlerinde ve bir hatim terâvihde ederdi.
Peygamber Efendimiz Hazretleri buyurdular ki: “Allâhü Teâlâ'ya itaat ve Resûlüne uymak ile mükellef olan Müslümanları Muhakkak Allâhü Teâlâ Ramazan orucunu üzerinize farz eyledi. Gecelerini ihyâ ve teravih namazını da ben sünnet eyledim. Böyle her kim ki orucun farz ve terâvih namazının da sünnet olduğuna inanarak ve sevaplarını umarak gönül hoşluğu ile Ramazan'ın gününü oruçlu, gecelerini de namazda geçirirse mağfiret olunur; anasından doğduğu gündeki gibi günahından temizlenir.”
(Dürrü Yektâ)
Hicrî:   05  Şaban   1438  Fazilet Takvimi