15 Mart 2017 Çarşamba

ONLARLA BERABER OLANLAR BEDBAHT OLMAZLAR”



قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: إِذَا مَرَرْتُمْ بِرِيَاضِ الْجَنَّةِ فَارْتَعُوا, قَالُوا وَمَا رِيَاضُ الْجَنَّةِ؟ قَالَ حِلَقُ الذِّكْرِ. (ت)
رسول الله أفندمز ( صلى الله عليه وسلم ) بيوردولر . " جنت باحجه لرينزه اوغراديغنزده اوندان فايدالانين ." آصحابى كيرام ،" جنت بحجلرى نره سيدر ؟ " ديه صوردولر ، رسول الله أفندمز  ( صلى الله عليه وسلم )  ." ذكر حاقلرى در ."بيورديلر .
Resûlullâh Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) buyurdular: “Cennet bahçelerine uğradığınızda ondan faydalanın.” Ashâb-ı Kirâm, “Cennet bahçeleri neresidir?” diye sordular; Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.): “Zikir halkalarıdır.” buyurdular
(Hadîs-i Şerîf, Sünen-i Tirmizî)
Hicrî:   16  Cemâziyelâhir   1438  Fazilet Takvimi 

“ONLARLA BERABER OLANLAR BEDBAHT OLMAZLAR”


Resûlullâh Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) buyurdular ki:
“Allâhü Teâlâ'nın yollarda dolaşıp, zikredenleri araştıran melekleri vardır. Allâhü Teâlâ'yı zikreden bir topluluk bulduklarında ‘Aradığınıza gelin.' diye birbirlerini çağırırlar. Onları kanatlarıyla kuşatarak dünyâ semâsına kadar doldururlar. Allâhü Teâlâ onları -daha iyi bildiği halde- meleklere sorar:
‘Kullarım ne diyorlar?' Onlar,
‘Seni tesbih ediyorlar, sana tekbir okuyorlar, sana tahmîd okuyorlar, sana ta'zim ediyorlar.' der. Allâhü Teâlâ,
‘Onlar beni gördüler mi?'
‘Hayır yâ Rabbi, vallâhi görmediler.’
‘Ya görselerdi ne yaparlardı?'
‘Eğer seni görselerdi, daha çok ibâdet ederler, daha çok ta'zim, tahmid ve tesbihde bulunurlardı.' derler. Allâhü Teâlâ buyurur:
‘Onlar benden ne istiyorlar?' Melekler
‘Senden cenneti istiyorlar?'
‘‘Peki, onlar cenneti gördüler mi?'
‘Hayır yâ Rabbi, vallâhi görmediler.'
‘Ya görselerdi ne yaparlardı?'
‘Eğer görselerdi, cennete karşı daha çok hırslı olurlar, ona daha çok rağbet ederler, onu daha çok isterlerdi' derler. Allâhü Teâlâ buyurur:
‘Onlar neden sığınıyorlar?'
‘Cehennemden sığınıyorlar.' derler.
‘Onu gördüler mi?'
‘Hayır yâ Rabbi, vallâhi görmediler.'
‘Ya görselerdi ne yaparlardı?'
‘Eğer görselerdi, ondan (günahlardan) daha çok kaçarlar (Allah'tan) daha çok korkarlardı.' derler. Bunun üzerine Allâhü Teâlâ: ‘Sizi şâhit kılıyorum, onları affettim.' buyurur.
“Onlardan bir melek der ki: Onların arasında, onlardan olmayan falan kul da var. O başka bir ihtiyâcı için uğramıştı, (aralarına) oturuverdi. ”Allâhü Teâlâ, ‘Onu da affettim. Onlar öyle bir topluluk ki, onlarla oturanlar, şakî (bedbaht) olmazlar.' buyurdu.
(Sahîh-i Buhâri)
Hicrî:   16  Cemâziyelâhir   1438  Fazilet Takvimi 


14 Mart 2017 Salı

KUREYŞ SÛRESİNİ OKUMAK EMANDIR




قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: لَوْ يَعْلَمُ النَّاسُ مَا فِي الْوَحْدَةِ مَا أَعْلَمُ مَا سَارَ رَاكِبٌ بِلَيْلٍ وَحْدَهُ. (خ)
بيغمبر أفندمز محمد مصطفى صلى الله عليه وسلم بيوردلر  ."     إنسانلر ، يالنز باشنه يولجولقده بنم بلديكم ( محزورلرى ) بلسيدى هجبر كمسه يالنز باشنه كجه يولجولق يابمازدى ."
Resûlullâh Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) buyurdular: “İnsanlar, yalnız başına yolculukta benim bildiğim (mahzurlar)ı bilseydi hiçbir kimse yalnız başına gece yolculuk yapmazdı.” 
(Hadîs-i Şerîf, Sahîh-i Buhârî)
Hicrî:   15  Cemâziyelâhir   1438  Fazilet Takvimi 

KUREYŞ SÛRESİNİ OKUMAK EMANDIR


Şâfiî âlimlerinden ve Evliyâ'dan Ebu'l-Hasen Kazvînî diyor ki:
“Bir düşmandan yahut başka şeyden korkan kimse, ‘Li-îlâfi Kureyş' sûre-i celîlesini okursa bu onu bütün kötülüklerden korur. İmâm Cezerî merhûm, Hısnü'l-Hasîn kitâbında bunu yazmış ve “Bu tecrübe olunmuş şeylerdendir” demiştir. Senâullâh Pânipûtî der ki: “Şeyhim (Silsile-i Sâdât'ın 31. halkası) Mazhar-ı Cân-ı Cânân (k.s.) Hazretleri dahi, korkulu zamanlarda belâların def‘i için bana bunu okumamı emretmişler ve “Bu mücerrebdir” buyurmuşlardı. Ben bunu her okuduğumda muhakkak faydasını görmüşümdür.”
Evliyâdan Ebu'l-Hasen Şâzelî (kuddise sirruh) demiştir ki: Eğer aç ve susuz kalmamak istersen “Li-îlâfi Kureyş” sûresini okumaya devâm et. Bu nice defalar tecrübe edilmiştir.
Sefere çıkarken “Li-îlâfi” sûre-i celîlesini okumak müstehabdır.
Ebû Tâhir bin Cahşeveyh der ki: Bir sefere çıkmak istemiştim. Lâkin yol tehlikeli olduğundan korkuyordum. Hayır duâsını almak için Kazvînî'nin (rah.) yanına vardım. Henüz bir şey söylemeden bana: Kim sefere çıkar, yolda bir düşmandan yahut vahşî hayvandan korkarsa “Li-îlâfi” sûre-i celîlesini okusun. Zira o her türlü kötülükten emândır, kurtulmaya vesîle olur” dedi. Ben bunu okumaya devam ediyorum, bu güne kadar başıma fenâ bir hal gelmedi. (T. Mazharî)
İmâm-ı Rabbânî (k.s.) Hazretleri buyurdular ki: “Korkulu yerlerde ve düşman memleketlerinde Kureyş sûresini okumanın emniyet ve rahata vesile olduğu tecrübe olunmuş şeylerdendir. Gündüz ve gece en az 11 defa okumak lazımdır.
Bir hadîs-i şerîfte “Kim seferinde bir yere iner, sonra ‘Eûzü bi-kelimâtillâhi’t-tâmmâti min-şerri mâ-halak’ duâsını okursa, o menzilden göçünceye kadar hiçbir şey ona zarar vermez” buyurmuşlardır.
Hicrî:   15  Cemâziyelâhir   1438  Fazilet Takvimi 



13 Mart 2017 Pazartesi

İHTİKÂR (KARABORSA) İFLÂSA SEBEPTİR



قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: مَنِ احْتَكَرَ عَلَى الْمُسْلِمِينَ طَعَامًا ضَرَبَهُ اللهُ بِالْجُذَامِ وَالْإِفْلَاسِ. (هـ)
بيغمبر أفندمز محمد مصطفى صلى الله عليه وسلم بيوردلر  ."     هر كيم مسلمانلره قارشى ييه جكلرى شيلرده إحتكاره ( قارابورسايه ) جُورْئَتْ أدرسه الله تعالى اونى جُزَّامْ حصطليغى و إفلاس ايله جزالاندرير ."  
  Resûlullâh Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) buyurdular: “Her kim Müslümanlara karşı yiyecekleri şeylerde ihtikâra (karaborsaya) cüret ederse Allâhü Teâlâ onu cüzzam hastalığı ve iflas ile cezalandırır.” 
(Hadîs-i Şerîf, Sünen-i İbn-i Mâce)
Hicrî:   14  Cemâziyelâhir   1438  Fazilet Takvimi 

İHTİKÂR (KARABORSA) İFLÂSA SEBEPTİR


İhtikâr, insanların muhtaç oldukları yiyecek maddeleri veya sair eşyayı bir tüccarın satın alıp fiyatlarının yükselmesini veya kıtlık olmasını bekleyip satmamasıdır. Bunu yapana muhtekir, madrabaz veya karaborsacı denir.
Bir kısım eşyayı sırf fiyatlarının yükselmesi için satmamak günahtır, çirkin bir harekettir. Bunları kıtlık olmasını bekleyerek satmamak ise daha günahtır, daha çirkin bir harekettir. Bir beldede yiyilecek şeyleri ticaret için satın alıp sonra da insanların ihtiyacı bulunduğu hâlde bekletip o beldede satmamak gibi ihtikârlar haramdır. Başka yerlerden satın alarak şehre getirilen yiyilecek şeyleri, fiyatlarının yükselmesini bekleyerek satmamak da mekruhtur. Bu, İmam Ebû Yûsuf'a göredir. İmam Muhammed'e göre herhangi yerden bir beldeye ticaret mallarının gelmesi teâmül (âdet) ise oradan getirilen gıdalar hakkındaki ihtikâr da haramdır.
İhtikârdan kaçınmak bir vazifedir. İhtikâr, umuma zararlıdır ve zulümdür. İslâm dininde meşrû bir ticaret ne kadar güzel, övülmüş ise gayr-ı meşrû bir ticaret de o kadar çirkindir. Emin, doğru sözlü, çalışkan bir tâcir, takdire layıktır. Nitekim bir hadîs-i şerîfte “Sözü, muamelesi doğru olan tüccar, kıyâmet günü Arş’ın gölgesi altındadır.” buyuruldu. Diğer bir hadîs-i şerîfte ise “Bir kimse yiyilecek şeyleri getirip râyice (günün piyasasına) göre satsa onu sadaka etmiş gibi olur.” buyurulmuştur. Bilakis yalancı, muhteris, şahsî-menfaati uğrunda başkalarına zarar vermekten çekinmeyen bir tâcir de nefrete lâyıktır. Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular:
• “Her kim Müslümanlara karşı onların yiyip içecekleri şeyler hakkında ihtikâra cüret ederse Hak Teâlâ onu cüzzam hastalığı ve iflâs ile cezalandırır."
• “İhtikârı ancak günahkâr kimse yapar.”
• “Bir kimse kırk gün ihtikâr yapsa, sonra da bunu sadaka verse bu sadakası, o yaptığı ihtikâr için keffâret olamaz."
Hazret-i Ali (k.v.) de “Her kim kırk gün insanların yiyeceklerinde ihtikâr yapsa kalbi kapkara kesilir" buyurmuştur. (Hukûku İslâmiye)
Hicrî:   14  Cemâziyelâhir   1438  Fazilet Takvimi