6 Nisan 2026 Pazartesi

HAZRET-İ ÖMER’İN (R.A.) TEMENNİSİ


 

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : إِذَا أَرَادَ اللهُ بِعَبْدٍ خَيْرًا طَهَّرَهُ قَبْلَ مَوْتِهِ قَالُوا: يَا رَسُولَ اللهِ وَمَا طُهُورُ الْعَبْدِ؟ قَالَ: عَمَلٌ صَالِحٌ يُلْهِمُهُ إِيَّاهُ حَتَّى يَقْبِضَهُ عَلَيْهِ. (طب)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : الله تعالى ، بر قلونه خير مراد أتديكى زمان ، أؤلمدن أؤنجه اونى ( كونحلردان ) تمزلر . بيوردولر . ‘‘ يا رسول الله ! قلون تمزلنمسى نصل اولور ؟ ’’ ديه سؤآل أدلدى . ‘‘ الله تعالى ، اونه صالح بر عمل إلحام أدر ده او قل ، او عملى إشلركن روحونى آلر .’’ بيوردولر . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, buyurdular:  Allâhü Teâlâ, bir kuluna hayır murat ettiği zaman, ölmeden önce onu (günahlardan) temizler.” buyurdular. “Yâ Resûlallah! Kulun temizlenmesi nasıl olur?” diye sual edildi. “Allâhü Teâlâ, ona sâlih bir amel ilhâm eder de o kul, o ameli işlerken ruhunu alır.” buyurdular.

(Taberânî, el-Mu’cemü’l-Kebîr)

Hicrî:  18  Şevval   1447  Fazilet Takvim

 

HAZRET-İ ÖMER’İN (R.A.) TEMENNİSİ

 

Hazret-i Ömer (r.a.), bir gün yanında bulunan topluluğa “Bir şeyler isteyecek olsanız ne isterdiniz, her biriniz söyleyin!” buyurdu.

Onlardan birisi, “Şu evin altın dolu olmasını, o altınları da, Allah yolunda infak etmeyi isterdim” dedi.

Bir diğeri, “Bu evin zümrüt ve en kıymetli mücevherlerle dolu olmasını ve Allah yolunda hepsini harcamayı dilerdim” dedi.

Hazret-i Ömer (r.a.) de: “Ben ise şu evin (bu ümmetin emîni olan) Ebû Ubeyde bin Cerrâh, (en fakîhlerinden olan) Muâz bin Cebel, (en meşhur kurrâlarından olan) Sâlim Mevlâ Ebû Huzeyfe ve (Peygamberimizin sırdaşı olan) Huzeyfe bin Yemân gibi zâtlarla dolu olmasını (onlarla Allah yolunda cihad etmeyi) isterdim” buyurdu.

AKSARAY ERVAH KABRİSTANI

Ervah Kabristanı, Aksaray’ın merkezinde bulunur. Anadolu Selçuklularından itibaren kullanılan kabristanda, Selçuklu devrine ait türbe, cami, han ve çok sayıda Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı devri mezarları yer almaktadır.

Evliya Çelebi, Seyahatname’sinde bu kabristandan şöyle bahseder:

“Ervah diyarı diye söylenen bu rûhânî mekânda, yedi bin güzîde büyük evliyanın defnolunduğu tevâtürle sabittir. Zira Kadir gecelerinde, Mîrac gecelerinde ve diğer mübarek gecelerde, buraya İlâhî nurların nâzil olduğu apaçık görülmüştür. Bu mekânda öyle bir rûhâniyet var ki çok gamlı ve kederli bir kimse bu mekâna gelip burayı ziyaret ettiği an, gam ve kederden kurtulup feraha erer, huzurlu olur.” diye bahsetmektedir.

Ervah Kabristanı’nda medfûn Allah dostlarından ilk akla gelen, daha çok Somuncu Baba olarak bilinen Şeyh Hamîd-i Velî Hazretleridir. Bir diğer isim ise büyük İslâm âlimi Fahreddîn-i Râzî’nin torunu, Aksaray’daki Zinciriye Medresesi’nde uzun yıllar ders vererek birçok âlim yetiştiren, Osmanlı Devleti’nin ilk şeyhülislâmı Molla Fenârî’nin de hocası olan, Cemâleddîn Aksarayî Hazretleridir.

(Yedikıta Dergisi, Mayıs 2023)

Hicrî:  18 Şevval  1447  Fazilet Takvim

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

5 Nisan 2026 Pazar

HÂCE ABDÜLHÂLIK EL-GUCDÜVÂNÎ (K.S.) HAZRETLERİNİN NASİHATLERİNDEN


قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : مَا تَغَبَّرَتِ الْأَقْدَامُ فِي مَشْيٍ أَحَبَّ إِلَى اللهِ مِنْ رَقْعِ صَفٍّ. (جامع الاحاديث)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : ( الله رضاسى إيجن طوبلانان ) بر صافتاكى بوشليغى دولدورمق إيجن يوروركن آياقلرين طوزلانماسى ، الله تعالى ، يه أك سوملى اولان طوزلانمادر . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, buyurdular:  (Allah rızası için toplanan) bir saftaki boşluğu doldurmak için yürürken ayakların tozlanması, Allâhü Teâlâ’ya en sevimli olan tozlanmadır.”

(Süyûtî, Câmiu’l-Ehâdîs)

Hicrî:  17  Şevval   1447  Fazilet Takvim

 

HÂCE ABDÜLHÂLIK EL-GUCDÜVÂNÎ (K.S.) HAZRETLERİNİN NASİHATLERİNDEN

 

Evladım, Kur’ân-ı Kerîm’i gece gündüz, açık gizli dâimâ gözyaşları içinde oku. Kur’ân-ı Kerîm’den aslâ ayrılma. Zira o, Allâhü Teâlâ’nın kelâmıdır.

İlim öğrenmekten bir adım bile geri durma.

Namazlarını cemaatle kılmayı ihmal etme. Geceleri çokça namaz kılmaya, gündüzleri de oruç tutmaya gayret et.

Büyüklere saygılı, küçüklere karşı da şefkatli ol.

Kahkaha atarak gülme. Zira kahkaha ile gülmek, gaflettendir. Ayrıca kahkaha, kalbi öldürür. Resûlullah Efendimiz Muhammed Mustafa sallallâhü aleyhi ve sellem, “…Ve eğer siz, benim bildiğimi bilseydiniz, az güler, çok ağlardınız.” buyurmuşlardır.

Cimrilik ve hasetten uzak dur. Çünkü cimri ve haset eden kimseler, her hâlükârda yarın kıyamet günü ateşe atılacaktır.

Yediklerin helalinden olsun. Zira helal lokma, bütün hayırların anahtarıdır. Haramdan da sakın ki, kıyamet günü, Cehennem ateşi sana dokunmasın.

Helalden olan elbise giy. O zaman ibadet ve tâatin lezzetini alırsın.

Nerede olursan ol, kendi hâline iyi bak; nereden geldiğini, nereye gittiğini ve nihayet nereye döneceğini iyi düşün.

Sırf zâhirini süslemekle uğraşma. Çünkü sırf zâhiri süslemek, bâtının harap olduğuna işarettir.

Az ye, az iç ve az uyu. Acıktığında ye, icap ettiğinde konuş, uyku galip geldiğinde (ihtiyaç miktarı) uyu.

Kıymetli evladım! Dünya ve onun süsleri, seni sakın aldatmasın ve kendine çekmesin. Zira dünya, insanı aldatarak, onu kendisine hizmetkâr kılmak ister, ona aslâ acımaz, onun omuzuna yük olarak kalır. Fakat kim dünyadan yüz çevirirse, yarın Allâhü Teâlâ, onu Cennet’e koyar. Kim Hak Teâlâ’ya itaat eder ve dâima zikirle meşgul olursa dünya da ondan yüz çevirir ve onu aldatmaktan ümidini keser. Şunu da iyi bil ki dünya, fânîdir. Öyleyse gece gündüz, bu fâni dünyadan, bâki olan hayata göç etmeye hazır bulun.

Hicrî:  17 Şevval  1447  Fazilet Takvim

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

 

4 Nisan 2026 Cumartesi

HÂCE ABDÜLHÂLIK EL-GUCDÜVÂNÎ (K.S.) HAZRETLERİ


 

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : مَنْ أَحْسَنَ فِيمَا بَيْنَهُ وَبَيْنَ اللهِ كَفَاهُ اللهُ مَا بَيْنَهُ وَبَيْنَ النَّاسِ. (ج)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : بر كمسه ، الله تعالى إيله كندى آراسنداكى حصوصلرى ( قللق وظيفلرينى و عبادتلرينى ) كوزل يابارسه الله تعالى ده او كمسه إيله إنسانلر آراسنداكى حصوصلرده اونه كافيدر . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, buyurdular:  Bir kimse, Allâhü Teâlâ ile kendi arasındaki husûsları (kulluk vazifelerini ve ibadetlerini) güzel yaparsa Allâhü Teâlâ da o kimse ile insanlar arasındaki husûslarda ona kâfidir.”

(Süyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr)

Hicrî:  16  Şevval   1447  Fazilet Takvim

 

HÂCE ABDÜLHÂLIK EL-GUCDÜVÂNÎ (K.S.) HAZRETLERİ

 

Silsile-i Sâdât’ın dokuzuncu halkası olan Hâce Abdülhâlık el-Gucdüvânî kuddise sirruh Hazretleri, Yûsuf-ı Hemedânî Hazretlerinin dördüncü halifesi ve Hâcegân tabakasının önde gelenlerindendir. İmâm Mâlik Hazretlerinin torunlarından olup zamanının ileri gelen zâhirî ve bâtınî ilimlerde âlimi idi.

Abdülhâlık-ı Gucdüvânî Hazretleri (k.s.), Gucdüvân’da doğup büyüdü ve ilk tahsilini Buhârâ’da yaptı. Şerîate ve Peygamber Efendimizin (s.a.v.) sünnetine tâbi olmaya son derece bağlıydı.

Buhârâ’da zamanının büyük âlimlerinden olan İmâm Sadrüddîn Hazretlerinden tefsir dersleri okudu. Bir gün A‘râf Sûresi’nin “Rabb’inize yalvara yalvara ve gizlice dua edin…” meâlindeki 55. âyetinin tefsîrini okuyorlardı. Hocasına; duanın gizlice yapılmasının hakikatini, usûlünü ve nasıl yapılacağını sordu ve “Bir kimse zikrederken, diliyle zikretse veya bir âzâsını hareket ettirse, başkasının bundan haberi olur. Kalbiyle zikretse ‘Muhakkak şeytan(ın vesvesesi), kanın (bedende) dolaştığı gibi insanın damarlarında dolaşır.’ hadîs-i şerîfinde buyurulduğu gibi bundan şeytanın da haberi olur. Hâsılı hiçbir sûrette gizlilik tahakkuk etmemiş olur.” dedi.

İmâm Sadrüddîn Hazretleri: “Bu, ilm-i ledünnîdir. Allâhü Teâlâ, bunu sana öğretmeyi murad ettiği zaman, ehlullâhtan birini sana gönderir. Nasıl olduğunu ve hakikatini sana öğretir.” buyurdular. Bunun üzerine Hâce Abdülhâlık Hazretleri, nefsine ve hevâsına muhalefet ederek sıdk u safâ yoluna devam ettiler ve ehlullâhtan birini beklemeye başladılar. Nihayet genç yaşta, Hızır aleyhisselâm ile müşerref oldular. Hızır (as.), kendisine zikr-i kalbîyi talim edip devam etmesini emretti ve vukûf-ı adedî (zikirde adede riâyet) usûlünü öğretti. Tarîkat-i Nakşibendiyye’de ilk defa vukûf-ı adedî ile zikir yapan Hâce Abdülhâlık-ı Gucdüvânî Hazretleridir. Bundan dolayı kendisine “Silsile-i Aliyye’nin Reîsi” denilmiştir ve üveysîdir.

 (Silsile-i Sâdât-ı Nakşibendiyye, Fazilet Neşriyat)

Hicrî:  16 Şevval  1447  Fazilet Takvim

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3