قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : أَلَا تُحِبُّونَ أَنْ يَغْفِرَ اللهُ لَكُمْ وَيُدْخِلَكُمُ الْجَنَّةَ اغْزُو فِي سَبِيلِ اللهِ مَنْ قَاتَلَ فِي سَبِيلِ اللهِ فَوَاقَ نَاقَةٍ وَجَبَتْ لَهُ الْجَنَّةُ. (ت)
رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : الله تعالى نيك ، سزى عفوأتمسنى و جنته قويماسنى إستمزمسنز ؟ ( او حالده ) الله يولنده ( دين دشمانلرينه ، حصوصيله ده دينى أؤكرنب ، أؤكرتمك و عمل أتمك سورتيله نفسنزه قرشى ) جحاد أدينز ! هر كيم ، الله يولنده بر دوه صاغمى قدار خدمت أدرسه جنت اوكا واجب اولور . "
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular : “Allâhü Teâlâ’nın, sizi affetmesini ve Cennet’e koymasını istemez misiniz? (O hâlde) Allah yolunda (din düşmanlarına, husûsiyle de dini öğrenip, öğretmek ve amel etmek sûretiyle nefsinize karşı) cihâd ediniz! Her kim, Allah yolunda bir deve sağımı kadar hizmet ederse Cennet ona vacip olur.”
(Sünen-i Tirmizî)
Hicrî: 13 Rebîulevvel 1448 Fazilet Takvim
HAZRET-İ ALİ, HAZRET-İ EBÛBEKİR’İN ŞECAATİNİ ANLATIYOR
Bir mecliste, Hazret-i Ali kerremallâhü vecheh, yanındakilere, “En şecaatli (yiğit ve cesur) insan kimdir?” diye sordu.
“Sizsiniz” dediler.
Hazret-i Ali (k.v.): “(Hayır) Ben içimde bir korku olmadan hiçbir kimse ile çarpışmış değilim. Bana, en şecaatli kimdir, onu söyleyin.” dedi.
“Bilmiyoruz, kimdir?” dediler.
Hazret-i Ali (k.v.): “En cesur, Hazret-i Ebûbekir’dir. Bedir günü Resûlullâh sallallâhü aleyhi ve sellem’e bir çardak yapmıştık. Müşriklerden birinin ansızın yapacağı bir hücumdan onu korumak için, ‘Kim Resûlullâh ile beraber kalır?’ dedik. Allâh’a yemin ederim ki, Hazret-i Ebûbekir (r.a.) hemen kılıcını çekerek, Resûlullâh’ın yanına geldi. Hücûm eden herkese karşılık veriyordu. Şüphesiz, en şecaatli kimse odur.”
Hazret-i Ali (k.v.) bir defasında da şöyle buyurdular:
“Bir gün Mekke müşriklerinin, Resûlullâh’a (s.a.v.) eziyet ettiklerini ve ‘Putlarımızı reddeden ve bir olan Allâh’a çağıran sen misin?’ dediklerini gördüm. Allâh’a yemin ederim ki; aramızdan hiç kimse imdadına koşamadı. Yalnız Hazret-i Ebûbekir (r.a.) ortaya çıkarak, birini dövüp ötekini itekleyerek ‘Yazıklar olsun size! Rabb’im Allah, diyen bir adamı öldürecek misiniz?’ diyordu.”
Hazret-i Ali (k.v.), sakalı ıslanıncaya kadar ağladı ve “Allah aşkına söyleyin. Firavun devrindeki mümin mi daha hayırlıdır, yoksa Ebûbekir mi?” dedi.
Herkes sustu, bunun üzerine Hazret-i Ali (k.v.):
“Allâh’a yemin ederim ki Ebûbekir’in bir saati, Firavun devrindeki müminin bin saatinden hayırlıdır. Zira o devirdeki mümin, imanını gizliyordu; Hazret-i Ebûbekir (r.a.) ise imanını ilan ediyordu.” dedi.
Hicrî: 13 Rebîulevvel 1448 Fazilet Takvim

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder