قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : أَوْلَى النَّاسِ بِي يَوْمَ الْقِيَامَةِ أَكْثَرُهُمْ عَلَيَّ صَلَاةً. (ت)
رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : قيامت كونونده إنسانلريك بانه أك يقينى ( شفعاتمى أك جوق حق أدن ) ، بانه أك جوق صلوات كترنلريدر . "
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular : “Kıyamet gününde insanların bana en yakını (şefâatimi en çok hak edeni), bana en çok salevât getirenleridir.”
(Sünen-i Tirmizî)
Hicrî: 11 Rebîulevvel 1448 Fazilet Takvim
MEVLİD-İ ŞERÎFİN YAZILMA SEBEBİ
Süleyman Çelebi’nin, Mevlid-i Şerîf’i yazmasıyla alâkalı, Bursa Ulu Câmi’de cereyan eden dikkate şâyân hâdise, kaynaklarda şu şekilde nakledilir:
“1402 Ankara Muharebesi’nden sonra, İranlı bir vâiz, Bursa Ulu Câmii’nde vaaz etmek için kürsüye çıkar ve Bakara Sûresi’nin 285. âyet-i kerîmesinde geçen, ‘Allâh’ın peygamberlerinden hiçbirinin arasını ayırmayız.’ kısmını tefsir ederken, ‘Bu âyete göre ben, Hazret-i Muhammed Mustafâ’yı, İsa aleyhisselam’dan üstün görmem.’ der. Dinleyenler arasında bulunan, dînî gayret sahibi bir âlim, bu sapık fikirli vâizi ilzam ederek, ‘Hey cahil! Sen, tefsir ilmini bilmiyorsun. Çünkü “Peygamberler arasında fark yoktur” demekten maksat, peygamberlik vazifesi bakımındandır, yoksa mertebe, fazilet ve üstünlük bakımından değildir. Eğer âyet-i kerîme, senin dediğin gibi tefsir edilse hiç, Bakara Sûresi’nin 253. âyet-i kerîmesinde, ‘O peygamberlerin bir kısmını, diğerlerinden üstün kıldık.’ buyurulur muydu?’ diyerek, kuvvetli ve kesin delillerle fikrini ispat eder ve vâizi susturur. Ulu Cami’de ortaya çıkan bu münâzaraya, bazı cahiller de dâhil olur ve İranlı vâizden yana tavır alırlar.
Devrin meşhur âlimlerinden Süleyman Çelebi, hem vâizin cahilliğine hem de ahâlinin bir kısmının onun fikirlerine kanmasına fevkalâde üzülür.
Bu üzüntünün tesiri ve ilhâmıyla, Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem’in, diğer peygamberlerden daha yüce ve üstün bir mevkide bulunduğunu, âlemlere rahmet olarak gönderildiğini ifade sadedinde bazı vecîz beyitler söyler. Bu vecîz beyitleri, halk çok beğendiği için Süleyman Çelebi şevklenir. Daha sonra büyük bir aşkla Resûlullah Efendimizin (s.a.v.) sevgisini terennüm eder ve onun mübarek hayatının bazı kısımlarını herkesin okuması için yazılı hâle getirmeye karar verir. Bunun üzerine Resûlullah Efendimizin (s.a.v.) üstün vasıflarını, güzel ahlâkını, faziletlerini ortaya koymak gayesi ve gayretiyle, Vesîletü’n-Necât isimli meşhur Mevlid-i Şerîf manzûmesini telif eder.
Hicrî: 11 Rebîulevvel 1448 Fazilet Takvim

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder