28 Aralık 2024 Cumartesi

HANGİ AMEL NEYE SEBEP OLUR?


قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : أَنَا زَعِيمٌ بِبَيْتٍ فِي رَبَضِ الْجَنَّةِ لِمَنْ تَرَكَ الْمِرَاءَ وَإِنْ كَانَ مُحِقًّا وَبِبَيْتٍ فِي وَسَطِ الْجَنَّةِ لِمَنْ تَرَكَ الْكَذِبَ وَإِنْ كَانَ مَازِحًا وَبِبَيْتٍ فِي أَعْلَى الْجَنَّةِ لِمَنْ حَسَّنَ خُلُقَهُ. (د)‏

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) بيوردولر : بن ، حقلى بله اولسه مناقشاي ترك أدن كمسه إيجن جنت ، يك كنارندهبر كوشكه كفلم . شقه بله اولسه يالان سويلمين إيجن جنت ، يك اورطاسنده بر كوشكه كفليم . آخلاقنى كوزلشتيرن إيجن ده جنت ، يك أك أؤست دره جسنده بر كوشكه كفليم . ’’

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular:  “Ben, haklı bile olsa münakaşayı terk eden kimse için Cennet’in kenarında bir köşke kefilim. Şaka bile olsa yalan söylemeyen için Cennet’in ortasında bir köşke kefilim. Ahlâkını güzelleştiren için de Cennet’in en üst derecesinde bir köşke kefilim.”

(Sünen-i Ebû Dâvûd)

Hicrî:    27Cemâziyelâhir     1446  Fazilet Takvim

 

HANGİ AMEL NEYE SEBEP OLUR?

 

İnsanlara faydalı olmak, muhabbete; kötülük ise nefrete sebeptir.

Muhalefet etmek, düşmanlığa; itaat etmek ise dostluğa sebeptir.

Doğruluk, itimâd kazanmaya; emanete riâyet, kalp huzuruna; adaletli olmak, kalbî birliğe; zulüm ise tefrikaya sebeptir.

Güzel ahlâk, birlik ve beraberliğe; kötü ahlâk ise insanlardan uzaklaşmaya sebeptir.

Güler yüzlü olmak dostluğa; asık suratlı olmak ise yalnızlığa sebeptir.

Kibirli olmak, insanların gözünde nefret ve öfkeye; tevâzu ise kadrinin yükselmesine; cömert olmak, övülmeye; cimrilik ise kötülenmeye sebeptir.

Gevşeklik, işlerin zâyi olmasına; ciddiyet ise işlerin istenilen şekilde devam etmesine; başıboşluk, teessüf ve kedere; azim ve gayret ise sürûra; gurur ve gaflet, pişmanlığa; sağlam ve tedbirli olmak, ele geçen nimetin devamına sebeptir.

Teennî ile (tedbirli) hareket etmek, istenilen şeyin kolay elde edilmesine; yumuşak huylu olmak, hoş geçinmeye ve muhabbetin devamına; alçak gönüllü olmak, kalpleri kazanmaya; ahlâkın güzel olması, yaşayışının güzel olmasına; insanları kötülemek ise onlardan uzaklaşmaya sebeptir.

Az konuşmak, heybet husûle getirir. İhsân ve iyilik yapmak, kadir ve kıymeti yüceltir. Ahlâkın güzel olması, amellerin temiz ve düzgün olmasına sebeptir. Ne yaptığını bilmeyene hilim (yumuşak huyluluk) ile davranman, ona karşı yardımcılarını çoğaltır. Rıfk ve vakarlı olmak, cömert vasfını almaya; faydasız şeyleri terk etmek, faziletli huyların kemâline vesiledir.

Vakarlı ve olgun davranmak, muhabbet kazandırır, kaba ve hamlık ise kovulmaya ve uzaklaştırılmaya sebeptir. Arkadaşının bir nimete nâil olmasını çekememek, muhabbetin azlığına işarettir. İşlerin sonunu düşünerek hareket etmek, muvaffakiyete sebeptir.

Hicrî:    27Cemâziyelâhir  1446  Fazilet Takvim

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

 

27 Aralık 2024 Cuma

ALLÂHÜ TEÂLÂ’DAN BAŞKA İLAH YOKTUR -2


قَالَ اللّٰهُ تَعَالَى : وَاِلٰهُكُمْ اِلٰهٌ وَاحِدٌ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ الرَّحْمٰنُ الرَّحِيمُ. (سورة البقرة، ١٦٣)

الله تعالى شويله بيوردى ( مئالا ) : و سزيك إلهينز ، بر تك إله در . رحمن و رحيم اولان الله دان باشقه بر إله يوقدر . "

Allâhü Teâlâ şöyle buyurdu -meâlen:  Ve sizin ilâhınız, bir tek ilâhtır. Rahmân ve Rahîm olan Allah’tan başka bir ilâh yoktur.”

(Bakara Sûresi, âyet 163)

Hicrî:    26Cemâziyelâhir     1446  Fazilet Takvim

 

ALLÂHÜ TEÂLÂ’DAN BAŞKA İLAH YOKTUR -2

 

Ey Resûl’üm! Sana, Allâh’ın âyetleri indirildikten sonra, o kâfirler seni âyetleri okumaktan, onlar ile amel etmekten geri çevirmesinler. Onların bu âyetler aleyhindeki sözlerine iltifat etme, o kâfirleri redde devam et. Ve onları Rabb’ine, yani Cenâb-ı Hakk’ı tevhide, ibadet ve itaate davet et, onlara dini tebliğ etmeye devam et. Ve sakın müşriklerden olma ve hiçbir husûsta onlara müsaade gösterme. Onların cemiyetlerine iltifatta bulunma.

Ey Resûlüm! Allah’tan başka ilah edinme. Ulûhiyet, mabudiyet ancak kâinatı yaratan Hz. Allâh’a mahsustur. Başkaları aslâ ilah edinilemez. Çünkü Onun zâtından başka her şey helâk olucudur. Cenâb-ı Hak’tan başka ezelî ve ebedî bir şey yoktur. Bu âlemlerdeki her şey, o Yüce Yaratıcı’nın birer kudret eseridir, hepsi de sonradan yaratılmıştır, hepsi zevâle (yok olmaya) mahkûmdur. Hepsinin varlığı kudret-i İlâhiyye ile devam eder. Mahlûkat hakkındaki hükümler ve bütün tasarruflar, o Allâh’a aittir.

Ve sizler, ey Allah’ın kulları! Ona, O Allâhü Teâlâ’nın huzuruna döndürüleceksiniz. Yani; kıyamet günü hepinizi tekrar hayata kavuşturacak, mahkeme-i kübrâsına sevk edecektir. Artık dünyadaki amellerinize göre hakkınızda İlâhî hükmü, tam bir adalet ve hakkaniyetle tecelli edecektir. Binâenaleyh o akıbet düşünülmelidir, daha fırsat elde iken gafletten uyanıp kulluktaki kusurları telafiye çalışmalıdır; fedakârlıktan, bazı külfetlere karşı tahammülden geri durulmamalıdır. Beşeriyet için en mühim olan kulluk vazifesi bundan ibarettir.

 

MÜRÜVVETLİ OLMAK

 

Mürüvvet, insanlığa yakışır bir şekilde hareket etmektir. Yani, dinen, aklen, örfen güzel görülen şeyleri yapmaktır. Mürüvvet (insaniyet) ikidir:

Seferde/yolculukta mürüvvet; arkadaşlarına bolca azık ikram etmek, onlara az muhalefet etmek, günah olmayacak surette onlara latife yapmaktır.

Yolcu olmayanın mürüvveti ise, mescitlere devam etmek, Allah için sevdiği din kardeşlerinin adedini artırmak ve Kur’ân-ı Kerîm’i çok okumaktır.

Hicrî:    26Cemâziyelâhir  1446  Fazilet Takvim

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

 

26 Aralık 2024 Perşembe

ALLÂHÜ TEÂLÂ’DAN BAŞKA İLAH YOKTUR -1


 

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : مَنْ شَهِدَ أَنْ لَا إِلٰهَ إِلَّا اللهُ وَأَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللهِ حَرَّمَ اللهُ عَلَيْهِ النَّارَ. (م)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) بيوردولر : كيم الله دان باشقه اله اولماديغنه و محمد عليه السلام ، يك اونون رسولى اولديغونه شهادت أدرسه ، الله تعالى ، جهنم آتشنى اونه حرام قلار . ’’

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular:  “Kim Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed aleyhisselâm’ın onun resûlü olduğuna şehâdet ederse, Allâhü Teâlâ, Cehennem ateşini ona haram kılar.”

(Sahîh-i Müslim)

Hicrî:    25Cemâziyelâhir     1446  Fazilet Takvim

 

ALLÂHÜ TEÂLÂ’DAN BAŞKA İLAH YOKTUR -1

 

Kasas Sûresi’nin 86 ilâ 88. âyet-i kerîmelerinde şöyle buyurulmuştur -meâlen-:

“Ve sen (ey Habîbim), kendine Kitâb’ın gönderileceğini ummuyordun, ancak Rabb’inden bir rahmet olarak -sana gönderilmiş oldu-. Binâenaleyh sakın kâfirlere arka çıkma. Ve seni, Allâh’ın âyetlerinden, sana indirilmelerinden sonra çevirmesinler. Sen (insanları) Rabb’ine davet et. Sakın müşriklerden olma ve Allah ile beraber başka bir ilaha da ibadet etme, ondan başka bir ilâh yoktur. Onun zâtından başka her şey helâk olucudur. Hüküm onundur ve ancak ona döndürüleceksiniz.”

Bu husûslar Resûl-i Ekrem (s.a.v.) tarafından katiyen malûmdur. Ancak bu bâbdaki İlâhî tebliğ, kâfirlerin ümitlerini kesmek, onların davetlerine Resûl-i Ekrem’in icabet etmeyeceğini ilan içindir. Bununla beraber bu gibi âyet-i kerîmelerde Resûl-i Ekrem’e olan hitaplar, emredilen vazifelerin ehemmiyetine işaret için, bu vazifeleri başkalarına da işittirmek, öğretmek içindir. Binâenaleyh hiçbir mümin için, kâfirlerin dine muhalif olan arzularına temâyül göstermeleri câiz değildir.

Bu âyet-i kerîmeler şöyle tefsir edilmiştir:

Ey Hâtemü’l-Enbiyâ! Kendine Kitâb’ın gönderileceğini ummuyordun. Sen vaktiyle ümmî idin, tam bir masumiyet içinde yaşıyordun, ilim tahsili ile meşgul olmuş değildin, kırk yaşına kadar bu hâl devam etmişti. Bu, bütün kavmince de malûm idi. Ancak bu Kitâb, Rabb’inden bir rahmet olarak sana gönderilmiş oldu. Şimdi böyle bir Kitâb’a nâiliyetin, birçok hakikatleri o sayede bilip insanlara tebliğe muktedir olman, sırf Cenâb-ı Hakk’ın yardımının eseridir. Peygamberliğinin hak olduğuna açık bir delil demektir.

İşte sana böyle ulvî bir kitap ihsan buyuran Rabb’in, seni nice muvaffakiyetlere nâil buyuracaktır. İslâm dinini her tarafa neşredeceksin. Binâenaleyh sakın kâfirlere arka çıkma, onlara dost olma, onlara bir kıymet verme, cemiyetlerine katılıp onlara kuvvet vermekten sakın. -Devamı yarın-

Hicrî:    25Cemâziyelâhir  1446  Fazilet Takvim

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"