28 Kasım 2021 Pazar

AMELSİZ İLİM FAYDA VERMEZ


قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : كَفَى بِالْمَرْءِ عِلْمًا أَنْ يَخْشَى اللهَ وَكَفَى بِالْمَرْءِ جَهْلًا أَنْ يُعْجِبَ بِعِلْمِهِ. (مى)

رسول الله  ( ﷺ )  بيوردولر  :  بر كمسيه علم اولرق ، الله تعالى دان قورقماسى يتر . بر كمسيه جهالت اولرق ده علمى إيله أؤونمسى يتر . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:   Bir kimseye ilim olarak, Allâhü Teâlâ’dan korkması yeter. Bir kimseye cehâlet olarak da ilmi ile övünmesi yeter.”

 (Sünen-i Dârimî)

Hicrî:   23   Rebiulahir   1443    Fazilet Takvim

 

AMELSİZ İLİM FAYDA VERMEZ

 

İmam Gazâlî Hazretleri, Eyyühe’l-Veled isimli eserinde  şöyle buyurmuştur:

Ey oğul! İlim tahsil edip de onunla amel etmemek, akıllı kimseye yakışmaz. İlimsiz olarak işlenen amel, yok gibidir. Çünkü bir kimse, üzerine namaz farz olduğu zaman ona dair ilmi bilmesi de farz olur. Zira namaz ile alakalı bilgisi olmayan kişi, namazı nasıl kılsın. Zekât, oruç, hac ibadetleri de aynı böyledir.

Şunu da iyi bil ki amelsiz ilim, seni günah işlemekten alıkoyamaz. Yine ilim, tek başına seni ibadete hırslandırıp ibadet etmeye sevk etmez. Yarın kıyamette sadece ilim sahibi olmak, seni Cehennem ateşinden kurtaramaz.

İşte sen dünyadayken elindeki fırsatı ganimet bilip ilminle amel etmezsen, boşa geçen günlerin üzerine düşünüp aklını başına alarak pişman olmazsan, yarın kıyamet günü âhirette şöyle dersin: “Bizi, dünyaya döndürüverin de sâlih amel işleyelim.” O zaman sana şöyle söylenir, “Sen, o geri dönmek istediğin yerden geliyorsun. Neden oradayken sâlih ameller işlemedin?”

Öyleyse akıllı kimseye yakışan, dünya hayatında, elinde fırsatı varken hayırlı amel işleyerek, ahiret yurduna vardıktan sonra geri dönmeye ihtiyacının kalmamasıdır. Allâhü Teâlâ, bütün mümin kullarına sâlih ameller işlemeyi nasip eylesin. Âmin.

 

EKMEĞİ TAZE VE SICAK YEMEMELİ

 

Ekmeği, pişirildikten hemen sonra sıcakken yememelidir.

Zira taze ve sıcak ekmek, hamur gibi mideye oturur, gaz ve mide ağrılarına sebep olabilir.

Mide, bayat ekmeği daha rahat ve daha kolay sindirebilir. Taze ve sıcak ekmek ise mideyi normalden üç kat daha fazla yorar. Taze ekmek, çok yedirip kilo almaya da sebep olur. Küçük yaştan itibaren bayat ekmek yemeye alışanlar, yaşları ilerledikçe bunun faydasını görürler.

Bununla beraber bayat ekmeğin üzerinde, çok az dahi küf varsa yememelidir.

Hicrî:   23   Rebiulahir   1443    Fazilet Takvim

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

27 Kasım 2021 Cumartesi

HASED AMELLERİN SEVABINI YOK EDER


قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : اَلْحَسَدُ يَأْكُلُ الْحَسَنَاتِ كَمَا تَأْكُلُ النَّارُ الْحَطَبَ وَالصَّدَقَةُ تُطْفِئُ الْخَطِيئَةَ كَمَا يُطْفِئُ الْمَاءُ النَّارَ. (هـ)

رسول الله  ( ﷺ )  بيوردولر  :  حسد ، آتشن اودونى يديكى كبى إي عمللرى ( ن ثوابنى ) ير ( بتيرير ) صدقه ده صويون آتشى سوندورديغى كبى كوناحلرى سوندورور . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:   Hased, ateşin odunu yediği gibi iyi amelleri(n sevabını) yer (bitirir). Sadaka da suyun ateşi söndürdüğü gibi günahları söndürür.”

(Sünen-i İbn-i Mâce)

Hicrî:   22   Rebiulahir   1443    Fazilet Takvim

 

HASED AMELLERİN SEVABINI YOK EDER

 

İmâm Gazâlî Hazretleri şöyle buyurdu:

Allâhü Teâlâ, din kardeşine nimet verdiğinde, sen iki hâl üzere olursun. Birincisi; kardeşinin eline o nimetin geçmesinden hoşlanmazsın, elinden çıkıp yok olduğunda ise sevinirsin ki; bu hâl, hased diye isimlendirilir.

İkinci hâl ise; kardeşinin elinde bir nimetin olmasından ve artmasından rahatsız olmazsın, bununla beraber kendi elinde de aynısının olmasını arzu edersin. Bu ise gıpta diye isimlendirilir.

Hasan-ı Basrî (rah.): “Hased, üstü kapalı bir şeydir. Onu açığa çıkarmadıkça sana zarar vermez.” buyurmuştur. Hasedci asla mesud olamaz. Hasedi ancak kendisine zarar verir, devamlı gam, keder, hüzün içindedir, hep geçim darlığı çeker. Hased ettiği kimseye zarar veremez.

Firavun ilahlık iddia ettiğinde İblis, onun kapısına gelmiş, kapıyı çalmış.

Firavun, ‘Kim o?’ deyince,

Şeytan ‘Ben İblis’im. Ama sen ilah olsaydın, kapıda kimin olduğunu bilirdin.’ demiş.

Firavun: ‘Gir ey mel’ûn. Yeryüzünde senden ve benden daha şerli bir kimseyi biliyor musun?’ demiş.

İblis, “Evet, hased eden. Çünkü benim bir dostum vardı, davet ettiğim her şerre gelirdi. Ona, ‘Benim üzerimde hakkın vardır, benden bir ihtiyacını iste.’ dedim.

Komşumun bir ineği var, onu öldür.’ dedi.

Dedim ki: ‘Buna gücüm yetmez, istersen onun yerine sana on tane inek vereyim.’

Hayır,’ dedi. ‘Ben ancak onun ineğini öldürmeni istiyorum.’

Anladım ki, hased eden benden de senden de daha şerlidir.”

Hasedci, düşmanına taş atan, sonra o taş sıçrayıp da kendi gözünü kör eden kimse gibidir. Hasedcinin her sözü ve fiili, ateşin ekinleri yaktığı gibi amelini yakar, tüketir. Nitekim hadîs-i şerîfte: “Hased, ateşin odunu yediği gibi iyi amelleri(n sevabını) yer (bitirir).” buyurulmuştur.

Hicrî:   22   Rebiulahir   1443    Fazilet Takvim

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"