30 Temmuz 2021 Cuma

UHUVVET (KARDEŞLİK)


 

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: إِذَا أَحَبَّ أَحَدُكُمْ أَخَاهُ فَلْيُعْلِمْهُ إِيَّاهُ. (ت)

رسول الله  ( ﷺ )  بيوردولر  :  سزدن برينز ( الله إيجن ) ، بر دين قردشنى سوديكى زمان ، بونى اوكا بلديرسين . "

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular: Sizden biriniz (Allâh için), bir din kardeşini sevdiği zaman, bunu ona bildirsin.”

(Sünen-i Tirmizî)

Hicrî:   19   Zilhicce    1442    Fazilet Takvim

 

UHUVVET (KARDEŞLİK)

 

Uhuvvet; muhabbet, dostluk, kardeşlik ve bağlılık manalarınadır. Allah rızası için, karşılıksız olan âhiret kardeşliğidir. Müslümanlar arasında bulunan din kardeşliği, soy kardeşliğinden daha kıymetlidir. Bu sûretle kardeşlik bağı kuranlar birbirlerinden hiçbir menfaat beklemeden ciddî olarak ülfet ve muhabbet ederler. İşlerini birlikte müzâkere eder ve müşkil işlerinin çaresini araştırırlar. Birbirlerini birkaç gün görmeseler ararlar, bulurlar ve hâllerini sorup, gerektiğinde birbirlerine yardım ederler. Vefat edenlerinin ruhlarına sevap olan şeyler hediye ederler. Yetimlerinin mahzun kalplerini iyilik ve hediye ile sevindirirler.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Muhâcirîn-i Kirâm’dan her birini Ensâr-ı Kirâm’dan biriyle kardeş etmişlerdi. Şöyle ki;

Medîne-i Münevvere ahâlisinden olup İslâmiyet’i kabul etmiş ve Ensâr-ı Kirâm unvanını almış bulunan zâtlar, İslâm dininin telkin buyurmakta olduğu pek büyük insanî bir hayattan hakkıyla istifade etmişlerdir. Bu mübarek zâtlar, Medîne-i Münevvere’ye hicret edenleri pek sevmişlerdi. Onlara, çok yardımlarda bulunmuşlar, onlara ganimet mallarından verilen şeylerden dolayı memnun olmuşlar, ihtiyaçları olsa bile onları kendilerine tercih etmişlerdir.

“…Ve kendilerinde bir ihtiyaç bulunsa dahi onları (mümin kardeşlerini) kendilerine tercih ederler. Ve her kim de nefsinin cimriliğinden korunursa, işte felâha ermiş olanlar onlardır.” meâlindeki Haşr Sûresi’nin 9. âyet-i kerîmesi Ensâr-ı Kirâm’ın o yüksek ahlâkının faziletini tasvir buyurmaktadır. Onlar, cimrilikten temizlenmiş ve Allâh’ın himâyesine mazhar olan zâtlardır ki, dünyada da ahirette de kurtuluşa nail olmuşlardır.

İmâm Gazâlî Hazretleri İhyâu Ulûmi’d-Dîn adlı eserinde kardeşlik bağının derecesini üç mertebeye ayırır:

En aşağı mertebesi, kardeşlik bağı kurduğu kimseye her hususta başkalarına davrandığı gibi davranmak.

Orta mertebesi, kardeşlik bağı kurduğu kimseyi her hususta kendisiyle müsâvî tutmak.

En yüksek mertebesi de kardeşini kendine tercih etmektir.

Hicrî:   19   Zilhicce    1442    Fazilet Takvim

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

28 Temmuz 2021 Çarşamba

ELLİ SIDDÎKİN SEVABINA NÂİL OLMAK


قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: ...فَاعْمَلْ عَمَلَ امْرِئٍ يَظُنُّ أَنَّهُ لَنْ يَمُوتَ أَبَدًا وَاحْذَرْ حَذَرًا يَخْشَى أَنْ يَمُوتَ غَدًا‏. (هق)

رسول الله  ( ﷺ )  بيوردولر  :  هيج أؤلميه جكنى ظان أدن كمسه كبى ( دنيا إيجن ) جالش . يارين أؤلجكندن قورقان كمسه كبى ده ( دنيادان ) ساقن ( آخرتين إيجن جالش ) . "

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular: …Hiç ölmeyeceğini zanneden kimse gibi (dünya için) çalış. Yarın öleceğinden korkan kimse gibi de (dünyadan) sakın (âhiretin için çalış).”

 (Beyhakî, es-Sünenü’l-Kübrâ)

Hicrî:   18   Zilhicce    1442    Fazilet Takvim

 

ELLİ SIDDÎKİN SEVABINA NÂİL OLMAK

 

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular ki:

Sizden biri, Allâhü Teâlâ’dan, öğrenme meşakkati çekmeksizin ilim; aramaksızın da hidâyet vermesini ister mi? Allâhü Teâlâ’nın, sizden birinizin körlüğünü giderip (gözündeki gaflet perdesini kaldırıp), kendisini görür (işlerin hakîkatine muttali‘) kılmasını ister mi?

Dikkat edin, kim dünyaya rağbet eder ve onda emeli uzun olursa (bir ömre sığmayacak dünyevî hayallere dalmış bulunursa), Allâhü Teâlâ, o kimsenin kalbini rağbetinin çokluğu miktarınca kör eder (basîret gözünü kapatır). Kim de dünyada zühd üzere bulunur (dünyaya rağbet etmez) ve onda emeli kısa olursa, Allâhü Teâlâ, o kimseye öğrenme meşakkati olmadan ilim ve aramaksızın hidâyet verir.

Haberiniz olsun ki sizden sonra birtakım kavimler gelecek. Onların mülk ve saltanatları ancak kıtâl (öldürme) ve zulüm ile ayakta durur. Zenginlikleri ancak âcizlik ve cimrilikle olur. Sevgileri ancak dinden çıkarmak ve hevâya (nefsinin isteklerine ve bidate) tâbi olmakla olur.

Dikkat edin, sizden kim bu zamana yetişir de zengin olmaya imkânı varken fakirliğe, makam-mevki sahibi olmaya imkân bulduğu hâlde onlara tenezzül etmemeye ve (böyle kimselere) kendini sevdirme imkânı varken, sırf Allah rızası için buğzlarına ve düşmanlıklarına sabrederse, Allâhü Teâlâ, o kimseye elli sıddîkın sevabını ihsân eder.”

 

DÂVÛD ALEYHİSSELÂM’IN NASİHATİ

 

Dâvûd aleyhisselâm, oğlu Süleyman aleyhisselâm’a şöyle nasihat etti:

Henüz elde edemediğin şey için tevekkül et.

Elindekine razı ol.

Elinden kaçırdığına da sabret.”

Hicrî:   18   Zilhicce    1442    Fazilet Takvim

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"