27 Ocak 2017 Cuma

Ashâb-ı Bedir.....Sâbit bin Sa‘lebe (R.A.)




قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: فَضْلُ الصَّلَاةِ فِي أَوَّلِ الْوَقْتِ عَلَى آخِرِهِ كَفَضْلِ الْآخِرَةِ عَلَى الدُّنْيَا. (تاريخ إصبهان)
بيغمبر أفندمز محمد مصطفى صلى الله عليه وسلم بيوردلر   ."إلك وقتنده قلنان نمازين صون وقتنده قلنان نماز اؤزرينه فضيلتى ، آخرتيك دنيايه فضيلتى كبدر ."
Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa (sallallâhü aleyhi ve sellem) buyurdular: “İlk vaktinde kılınan namazın son vaktinde kılınan namaz üzerine fazîleti, âhiretin dünyaya fazîleti gibidir.”
 (Hadîs-i Şerîf, Ebû Nuaym, Târîhu Isbehan)
Hicrî:    29  Rebîulâhir   1438  Fazilet Takvimi 

Ashâb-ı Bedir.....Sâbit bin Sa‘lebe (R.A.)

Sâbit bin Sa‘lebe (radıyallâhu anh) Ensâr'dan ve Hazrec kabilesinin Seleme oğullarındandır. Akabe'de bulunan yetmiş kişiden idi. Bedir, Uhud ve Hendek Gazâlarında; Hudeybiye, Hayber ve Mekke'nin fethinde bulunmuştur.
Huneyn Gazâsı'ndan sonra Tâif Muhâsarası'nda Resûl-i Ekrem Efendimizin (sallallâhü aleyhi ve sellem) yanında bulunmuş ve Tâif'de şehîd olmuştur.
(Üsdü'l-Gâbe)

BAZI SULTANLARIN MESLEKLERİ

Osmanlı sultanlarının çoğu kendi ihtiyaçlarını el emekleri ile yaptıkları şeyleri satarak karşılarlardı.
Sultan Çelebi Mehmed Han, yay kirişi yapardı.
Fatih Sultan Mehmed Han, iyi bir bahçıvandı.
Yavuz Sultan Selim Han ve Kânûni Sultan Süleyman Han kuyumcu idiler.
Sultan Üçüncü Murad Han ok yapardı.
Sultan Üçüncü Mehmed Han ile Sultan Birinci Ahmed Han kaşık ve okçuların parmaklarına taktıkları yüzükleri yaparlardı.
Sultan Üçüncü Ahmed ve Sultan İkinci Mahmud Han iyi hattat idiler.
Sultan Birinci Mahmud Han, abanoz ve fildişinden kürdanlar yapardı.
Sultan Üçüncü Osman Han, marangoz idi.
Sultan Üçüncü Mustafa Han, atölyesinde işçilerle beraber çalışır, ince elişi yaparlardı.
Sultan Birinci Abdülhamid Han, ok ve yay yapardı.
Sultan Üçüncü Selim Han nakkâş idi ve desen yapmada mahirdi.
Sultan İkinci Abdülhamid Han ince marangozlukta pek usta idi.
Sultan Birinci Mahmud Han, kuyumculukla meşgul olurken, vezirlerden birisi pâdişâhın yanına gelir ve:
“Şevketlüm, bunca hazîne ki sizindir; niçin böyle uğraşıp kendinize zahmet edersiniz” deyince hamiyetli pâdişâh dedi ki:
“Bu, milletin hazînesidir, bunu milletin ihtiyacına harcamak gerekir. İkincisi, insan olana durmadan çalışmak düşer. İnsanın çalışıp alın teri dökerek kazandığı paranın bereketi başkadır İçinde alınteri, göz nuru bulunan kazanç helal olur, tadı ve bereketi olur.”
(Tarihin Satır Aralarından, Ç.B.Y)
Hicrî:    29  Rebîulâhir   1438  Fazilet Takvimi 



26 Ocak 2017 Perşembe

BİR SAAT ADÂLET YETMİŞ YIL İBÂDETTEN HAYIRLIDIR



قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: اَلْعَدْلُ حَسَنٌ وَلَكِنْ فِي الْأُمَرَاءِ أَحْسَنُ. (كنز)
بيغمبر أفندمز محمد مصطفى صلى الله عليه وسلم بيوردلر   ."آدالت كوزلدر ، لكن إدارجلرده دها كوزلدر ."
Peygamber Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) buyurdular: “Adâlet güzeldir, lakin idarecilerde daha güzeldir.” 
(Hadîs-i Şerîf, Kenzü’l-Ummâl)
Hicrî:    28  Rebîulâhir   1438  Fazilet Takvimi 

BİR SAAT ADÂLET YETMİŞ YIL İBÂDETTEN HAYIRLIDIR


Adâlet: Haksızlık ve zulüm yapmamak, yapılması lâzım gelen şeyleri dürüst olarak yapmaktır. Adâletli olan zata “âdil” denir. Adâletin zıddı zulümdür, haksızlıktır.
Adâlete riâyet etmek, İslâm dininde en büyük vazifelerden ve en güzel hasletlerdendir:
اِنَّ اللّٰهَ يَاْمُرُ بِالْعَدْلِ وَالْاِحْسَانِ وَاٖيتَاٸِ ذِى الْقُرْبٰى وَيَنْهٰى عَنِ الْفَحْشَاءِ وَالْمُنْكَرِ وَالْبَغْیِ يَعِظُكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ
“Haberiniz olsun ki Allah size adâleti, ihsânı (iyiliği) ve yakınlığı olanlara (muhtaç oldukları şeyleri) vermeyi emrediyor ve çirkin işlerden, münkerden, azgınlıktan nehyediyor, dinleyip anlayıp tutasınız diye size va'zediyor.” meâlindeki (Nahl sûresinin, 90.) âyet-i kerimesi adâleti emreder.
Diğer bir âyet-i celîlede de
وَاَقْسِطُوا اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُقْسِطٖينَ
(meâlen) “Adâlette bulununuz. Şüphe yok ki, Allahü Tealâ âdil olanları sever.” (Hucurat sûresi, âyet 9) buyurulmuştur.
Bir hadîs-i şerîfte Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa (s.a.v.) de: “Âdil olanlar, hükümlerinde, âile ve çoluk çocukları hakkında ve memur oldukları hususlarda adâletli davrananlar, Allahü Teâlâ katında nurdan minberler üzerindedirler.” buyurmuştur. Yani, yüksek, nûrânî mertebelere nâil olacaklardır.
Diğer bir hadîs-i şerîfte de: “Âdil bir hükümdarın bir saatlik ibâdeti, başkasının yetmiş senelik ibâdetine denk bulunur.” buyrulmuştur.
İşte adâlete İslâm nazarında pek büyük kıymet ve ehemmiyet verilmiştir. Bu pek âdilâne esas sayesinde de Müslüman olmayanlar da asırlarca rahat, müreffeh bir halde Müslümanların arasında yaşamışlardır.
Güzel bir terbiyeye, güzel bir îtikâda sahip olan, Allâhü Teâlâ'nın azabından korkan, âhiret gününe îman eden, ilâhi adâletin muhakkak tecellî edeceğini bilen bir insan, her halde adâlete riâyet eder.
Hicrî:    28  Rebîulâhir   1438  Fazilet Takvimi 



25 Ocak 2017 Çarşamba

GÜNAHIN ZARARLARI



قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: ... وَأَحِبَّ لِلنَّاسِ مَا تُحِبُّ لِنَفْسِكَ تَكُنْ مُسْلِمًا. (ت)
بيغمبر أفندمز محمد مصطفى صلى الله عليه وسلم بيوردلر   ."... كندين ايجن سويب آرضو اتديكيك ، إنسانلر إيجنده سو،كى ( كامل ) مسلمان اولاسيك ."
Peygamber Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) buyurdular: “…Kendin için sevip arzu ettiğini, insanlar için de sev ki (kâmil) Müslüman olasın.” 
(Hadîs-i Şerîf, Sünen-i Tirmizî)
Hicrî:    27  Rebîulâhir   1438  Fazilet Takvimi 

GÜNAHIN ZARARLARI


Bir kul küçük bile olsa bir günah işlediği zaman onu küçük görmemelidir. Zîrâ bir günahta on zarar vardır:
1- Her zaman kendisini gören, her hâlini bilen ve yaratıcısı olan Allâhü Teâlâ'yı gadablandırmış olur.
2- Allâhü Teâlâ'nın ve müminlerin düşmanı, yaratılmışların en buğzedileni olan Şeytan'ı sevindirmiş olur.
3- En güzel yurt olan cennetten uzaklaşmış olur.
4- En kötü yurt olan cehenneme yaklaşmış olur.
5- En çok sevdiğine (yani kendisine) eziyet etmiş olur.
6- Allâhü Teâlâ'nın tertemiz olarak yarattığı nefsini (kendisini) kirletmiş olur.
7- Kendisini muhafaza etmekle vazifeli hafaza meleklerine eziyet etmiş olur.
8- Peygamber Efendimizi (s.a.v.) üzmüş olur.
9- Yer, gök, gece ve gündüz aleyhine şâhitlik eder.
10- İnsanlara ve diğer bütün mahlûkâta hıyânet etmiş olur. Zîrâ şâhitliği kabul olunmayacağından hak iddia eden birinin lehine yapacağı şâhitlik kabul olunmaz ve o kimse bu yüzden hakkından mahrum kalır.
Diğer mahlûkâta hıyâneti şudur ki, işlediği günahtan dolayı yağmurlar azalır, bereket kalkar.
Bunlardan dolayı -küçük bile olsa- günahlardan sakınmalıdır.
(Şerhu Şir'atü'l-lslam)

SADECE KENDİNİ DÜŞÜNMEMELİDİR

Evliyâullâhın meşhurlarından Seriyyü's-Sekatî (kuddise sirruh) (vefatı h. 253) “Bir defa söylediğim ‘Elhamdülillah’ kelimesinden dolayı otuz senedir istiğfar ediyorum.” dedi.
“Bu nasıl olur?” denilince şöyle dedi:
“Bir gün Bağdad'da yangın çıkmıştı. Yolda birisiyle karşılaştım. Bana, ‘Senin evin yangında zarar görmedi’ dedi. Ben de bunun üzerine ‘Elhamdülillah' dedim. İşte otuz senedir bu söylediğimden dolayı pişmanlık duyuyor ve tevbe ediyorum. Zîrâ ben Müslümanların başına gelen bir sıkıntıda yalnız kendi nefsim için hayır temenni etmiş oldum.”
 (Risale-i Kuşeyriyye)
Hicrî:    27  Rebîulâhir   1438  Fazilet Takvimi