30 Mart 2016 Çarşamba

NAMAZIN ŞARTLARINDAN: HADESDEN TAHÂRET



قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: إِذَا تَوَضَّأْتُمْ فَابْدَأُوا بِمَيَامِنِكُمْ. (هـ)
بيغمبر أفندمز صلى الله عليه وسلم  بيوردلر :" عبدست آلديغنز وقيت صاغ طرافلرنزدان باشلاينز ."
Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Abdest aldığınız vakit sağ taraflarınızdan başlayınız.” 
(Hadîs-i Şerîf, Sünen-i İbn-i Mâce)
Hicrî: 18  Cemaz,yelâhir  1437  Fazilet Takvimi

NAMAZIN ŞARTLARINDAN: HADESDEN TAHÂRET


Hadesden tahâret, yeterli miktarda temiz su bulunup kullanmaya da imkân bulunan yerde gusül lâzım olduysa gusül, abdest lâzım olduysa abdest almak; su bulunmayan yerde yâhud bulunup bir mâni yüzünden suyu kullanmak mümkün olmayan yerde teyemmüm etmektir.
Hades demek, cünüb veya abdestsiz olmaktır. Cünüblükten gusül ile abdestsizlikten de abdest ile temizlenilir.
Abdest ve gusülde kullanılması câiz olan sular:
Bakıldığında su denilebilecek sulardır: Yağmur, kuyu ve deniz suları gibi. Böyle sular bir yerde beklemekle kokusu değişse yahut sabun ve toprak gibi temiz bir şey karışmakla bazı vasfı değişse de kullanılması yine câiz olur.
Balık ve kurbağa gibi suda doğup yaşayan hayvanların ve sinek, arı ve çekirge gibi kansız hayvanın su içinde ölmesi suyu bozmaz.
Ağzı temiz olan insan ve eti yenilen hayvanların ve atın içtikleri suyun artıklarıyla abdest ve gusül almak ittifakla câizdir. (Dürr-i Yekta Şerhi)

MUTFAĞIMIZ: YUMURTALI EKMEK 

Malzemeler:    
1 adet kuru soğan,
2 adet yeşil biber,
2 kaşık tereyağı,
1 adet yumurta,
1 tatlı kaşığı salça,
Bir miktar bayat ekmek, tuz, kırmızıbiber, kekik.
Hazırlanışı:
Bir kapta küçük küçük doğranılan soğan ve biberler tereyağında kavurulur. Daha sonra salça, tuz, kekik ve kırmızıbiber ilave edilir. Küp şeklinde doğranmış bayat ekmek parçalarını da koyup biraz kavrulur, içine yumurta kırılıp 1-2 dakika karıştırılır. Sıcak ikram edilir.
Hicrî: 18  Cemaz,yelâhir  1437  Fazilet Takvimi




ALLÂHÜ TEÂLÂ GANÎ'DİR



قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: إِنَّ الرِّزْقَ يَطْلُبُ الْعَبْدَ كَمَا يَطْلُبُهُ أَجَلُهُ. (هب)
 بيغمبر أفندمز صلى الله عليه وسلم  بيوردلر ." محقق رزق ، أجلنيك قولو آراديغى كبى آرار ( بولور ) ."
Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Muhakkak rızık, ecelinin kulu aradığı gibi arar (bulur).” 
(Hadîs-i Şerîf, Beyhakî, Şuabü’l-Îmân)
Hicrî: 17  Cemaz,yelâhir  1437  Fazilet Takvimi

ALLÂHÜ TEÂLÂ GANÎ'DİR


Allâhü Teâlâ Hadîs-i Kudsî’de buyurdu ki:
“Ey kullarım! Muhakkak ben zulmü kendime haram kıldım ve onu aranızda (yani birbirinize zulmü de) haram kıldım. Öyleyse birbirinize zulmetmeyiniz.
Ey kullarım! Benim doyurduklarım hâriç hepiniz açsınız. Öyleyse benden isteyin, sizi doyurayım.
Ey kullarım! Benim giydirdiklerim hâriç hepiniz uryansınız. Öyleyse benden sizi giydirmemi isteyin, giydireyim.
Ey kullarım! Sizin evveliniz ve âhiriniz, bütün insan ve cinlerin tamamı sizin en fâcirinizin kalbi üzere olsa bu benim mülkümden bir şey eksiltmez.
Ey kullarım! Sizin evveliniz ve âhiriniz, insanlar ve cinleriniz (yani bütün yaratılmışlar) tamamı sizin en takvâlınızın kalbi üzere olsa bu benim mülküme bir şey ziyâde etmez.
Ey kullarım! Sizin önce geleniniz ve sona kalanınız, insan ve cinniniz tamamı bir düzlükte toplansa, benden isteseler, ben de her birine istediğini versem bu benim mülkümden hiç bir şey eksiltmez. Eline bir iğne alıp okyanusa bir defa daldırıp çıkardığında ne kadar eksilirse ancak o kadar eksiltebilir.
Ey kullarım! Sizin işlediğiniz bütün amellerinizi sizin için muhâfaza ediyorum. Her kim -amel defterinde- hayırlı ameller bulursa Allâhü Teâlâ’ya hamd etsin. Bundan başka (yani günahlarını) bulan ancak kendi nefsini ayıplasın.” (er-Rikkatü ve’l-bükâ, İbn-i Kudâme)

BEYİT:

Halk-ı cihan lutf ile hep şâd olur
Bir söz ile bir gönül âbâd olur
Âzerî Çelebi (İbrâhim)
(İnsanlar, gördükleri iyilikler ile sevinir, neşelenir, güzel bir söz ile gamlı bir gönül saadete erer.)
Hicrî: 17  Cemaz,yelâhir  1437  Fazilet Takvimi




25 Mart 2016 Cuma

PEYGAMBER EFENDİMİZ'İN SELÂMI ALMASI



قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: أَلَا أُنَبِّئُكُمْ بِخِيَارِكُمْ قَالُوا بَلَى يَا رَسُولَ اللهِ قَالَ خِيَارُكُمْ أَطْوَلُكُمْ أَعْمَارًا وَأَحْسَنُكُمْ أَخْلَاقًا. (حم)
" بيغمبر أفندمز صلى الله عليه وسلم  بيوردلر : دقت أدينز سزه أك خيرلنزى خبر وره يممى ؟ " بيوردولر. آصحاب كرام " أوت يا رسول الله " ده ديلر . سزيك أك خيرلنز اؤمرو أك اوزون و آحلاقى أك كوزل اولاننزدر . بيوردلر ."

“Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem ‘Dikkat ediniz. Size en hayırlınızı haber vereyim mi?” buyurdular. Ashâb-ı Kirâm “Evet yâ Resûlallah” dediler. ‘Sizin en hayırlınız ömrü en uzun ve ahlâkı en güzel olanınızdır.’ buyurdular.” 
 (Hadîs-i Şerîf, Müsned-i Ahmed
Hicrî: 16  Cemaz,yelâhir  1437  Fazilet Takvimi

PEYGAMBER EFENDİMİZ'İN SELÂMI ALMASI


Peygamber Efendimiz (s.a.v.) kabirlerinde mânevî hayat ile diridirler ve gelenlerin selamlarını alırlar. Eyüb Sabri Paşa Mir’ât-ı Haremeyn kitabında diyor ki:
Sâlihlerden Süleyman bin Sehim Medenî (rah.) anlattı: 
“Nebiyy-i Zîşân Hazretlerini rüyamda gördüm ve ‘Yâ Resûlallah! Zât-ı saâdetinizi ziyâret için şevkle gelip kabr-i saâdetiniz huzûrunda selam verenlerin selam ve kelâmları mâlûmunuz olur mu?’ diye sordum.
“Evet! Selamlarına mukâbele ederim ve hâcetlerini yerine getiririm!” buyurdular. 
Sâlihlerden İbrâhim bin Beşşar (rah.) der ki: “Ben bir defa hac ettikten sonra sırf kabr-i saâdeti ziyâret niyeti ile Medîne-i Münevvere’ye gitmiştim. Hücre-i Mutahhara’ya girip selam verdim “Ve aleyke’s-selam” diye Peygamberimiz’in (s.a.v.) selâm verdiğini işittim.” 
Bu zâtlar sâlihlerin büyüklerinden olduklarından sözleri sahihtir. 

AMELLERDE DİKKAT EDİLECEK ŞEYLER

Evliyâdan Hâtem-i Esam Hazretleri’ne: Amellerinizi işlerken nelere dikkat ediyorsunuz? diye sormuşlar. O da şöyle cevap vermiş: 
Şu dört esasa dikkat ediyorum:
Birincisi, Allâhü Teâlâ’nın benim için bir rızık verdiğini, hiç kimsenin rızkının başkasına gitmeyeceği gibi benim rızkımın da benden başkasına gitmeyeceğini bildim ve buna inandım.
İkincisi, Allâhü Teâlâ’nın bana farz kıldığı ibâdetleri benden başka kimsenin yerine getiremeyeceğini bildim. İşte ben bunlarla meşgul oluyorum.
Üçüncüsü, Rabb’imin beni her an gördüğünü bildim de ondan hayâ ediyorum.
Dördüncüsü, benim için takdir olunan bir ecelimin olduğunu ve bana doğru yaklaştığını bildim de ben de (sâlih ameller işleyip yasaklardan kaçınarak) ona doğru yaklaşıyorum. (Tenbîhü’l-Gafilîn) 
Hicrî: 16  Cemaz,yelâhir  1437  Fazilet Takvimi


HALÎFE HARUN REŞÎD (R.H.)



َالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: صِنْفَانِ مِنَ النَّاسِ إِذَا صَلَحَا صَلَحَ النَّاسُ وَإِذَا فَسَدَا فَسَدَ النَّاسُ: اَلْعُلَمَاءُ وَالْاُمَرَاءُ. (كنز)
بيغمبر أفندمز صلى الله عليه وسلم  بيوردلر :" إنسانلردان إيكى صنف واردر كى اونلر إي اولورسه بتون إنسانلر إي اولور ، ( او إيكى صنف )  بوزولورسه بتون إنسانلربوزولور . اونلر عالملر و إداره جلردر ."
Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “İnsanlardan iki sınıf vardır ki onlar iyi olursa bütün insanlar iyi olur; (o iki sınıf) bozulursa bütün insanlar bozulur. Onlar âlimler ve idârecilerdir.” 
(Hadîs-i Şerîf, Kenzü’l-Ummâl)
Hicrî: 15  Cemaz,yelâhir  1437  Fazilet Takvimi

HALÎFE HARUN REŞÎD (R.H.)


Harun Reşîd bin Muhammed Mehdî, 23. İslâm halîfesi ve beşinci Abbâsî sultanıdır.
Harun Reşîd, bir sene gazâ eder, bir sene de hacca giderdi. Babası, henüz 15 yaşında iken onu Rum diyârına gazâya göndermişti. Her gün yüz rekât namaz kılar ve bin dirhem sadaka verirdi.
Gazâya gitmeyip hacca gittiği sene ailesinin ve kumandanlarının en büyüklerini sefere gönderirdi. Kendisi de bütün masraflarını karşıladığı yüz âlimi, yanında hacca götürürdü.
Hac etmeyip gazâya gittiği sene de bütün nafakalarını ve masraflarını karşıladığı üç yüz kişiye haccettirirdi.
Halîfe olduğu sene rüyasında Peygamberimiz’i (s.a.v.) gördü. Ona:
“Hilâfet bu ay sana geçecektir. Hemen gazâya çık ve haccet, Haremeyn (Mekke-i Mükerreme ve Medîne-i Münevvere) halkına çok ihsânda bulun.” buyurdular. Rum tarafına gazâya çıktı, sonra dönüp aynı sene sonunda haccetti, Haremeyn sâkinlerine çok sadaka verdi.
Devleti idâre husûsunda kendisinden önceki Halife Mansûr gibi dirâyetli idi. Lâkin cömertlikte onu geçti. Kendisinden önce onun kadar malını tasadduk eden halife görülmemişti.
Hicretin 186. senesinde Rum diyârındaki bütün Müslüman esirleri fidye verip kurtardı.
Hadis âlimi Ebû Muâviye Darîr (rah.) anlattı: Her ne vakit Harun Reşid’in meclisinde Peygamber Efendimiz anılsa “Sallallâhü alâ-seyyidî” derdi.
İlmi ve âlimleri çok sever ve hürmet ederdi. Kendi kusurları için çok ağlardı. Fudayl bin Iyâd’ın meclisine gidip vaazını dinlerdi. H. 170’de halife oldu, 23 sene 2 ay 15 gün halifelik etti ve 193 senesinde vefât eyledi. Rahmetullâhi aleyh. (Târihu’l-hulefa, İmâm Suyûtî)
Hicrî: 15  Cemaz,yelâhir  1437  Fazilet Takvimi