21 Eylül 2016 Çarşamba

BÜCEYR BİN EBÎ BÜCEYR (R.A.)



قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: مَنْ أَرْضَى وَالِدَيْهِ فَقَدْ أَرْضَى اللهَ وَمَنْ أَسْخَطَ وَالِدَيْهِ فَقَدْ أَسْخَطَ اللهَ. (كنز)
بيغمبر أفندمز صلى الله عليه وسلم بيوردلر ."    كم آراباسنه راضى أدرسه محقق الله تعالى،ي راضى أتمش اولور . كم ده آنا - باباسنى اؤفكه لنديريرسه محقق ، الله تعالى،ي غضبلاندرمش اولور ."
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular: “Kim anababasını râzî ederse muhakkak Allâhü Teâlâ’yı razı etmiş olur. Kim de ana-babasını öfkelendirirse muhakkak Allâhü Teâlâ’yı gadablandırmış olur.” 
(Hadîs-i Şerîf, Kenzü’l-Ummâl)
Hicrî:   13  Zilhıcce   1437  Fazilet Takvimi 

Ashâb-ı Bedir…BÜCEYR BİN EBÎ BÜCEYR (R.A.)


Büceyr bin Ebî Büceyr radıyallâhü anh hazretleri Muhâcirlerdendir. İbn-i Mende’den başka bütün âlimler Bedir’de bulunduğunu beyân etmişlerdir.

ALTI KİŞİYE BAĞIŞLANAN ALTIYÜZBİN KİŞİ

Abdullâh Cevherî rahimehullah anlattı:
“Bir sene hacda Arafât’ta idim. Gecenin sonuna doğru uyudum. Rüyamda gökten iki meleğin indiğini gördüm. Biri diğerine:
“Bu sene Arafât’ta kaç kişi  vakfe yaptı?” dedi. Diğeri:
“Altı yüz bin kişi. Amma içlerinden sadece altı kişinin haccı kabûl edildi” dedi.
Bunu işitince çok üzüldüm. Bu sırada diğer melek:
“Peki, Allâhü Teâlâ bütün hacılar hakkında nasıl muâmele eyledi?” dedi.
“Kerîm olan Allâhü Teâlâ onlara rahmet nazarıyla baktı ve haccı kabul edilen altı kişinin her birine yüz bin kişiyi bağışladı. Altı yüz bin hacıyı o altı kişi hürmetine afvedip tamamının haclarını kabûl etti.” dedi. (İmam Yâfiî, Ravzu’r-Reyâhîn)
Hicrî:   13  Zilhıcce   1437  Fazilet Takvimi 



CİMRİLİKTEN KURTARAN ÜÇ ŞEY




قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: إِنَّ اللهَ طَيِّبٌ يُحِبُّ الطَّيِّبَ نَظِيفٌ يُحِبُّ النَّظَافَةَ كَرِيمٌ يُحِبُّ الْكَرَمَ جَوَادٌ يُحِبُّ الْجُودَ. (ع)
بيغمبر أفندمز صلى الله عليه وسلم بيوردلر ."    محقق الله تعالى نقصان صفتلردان منزهدر . نازفتر ، تمزليكى سَوِرْ . كريمدر ، لُطُفْ و إحسانى سَوَرْ . جومرتدر ، جومرتليكى سَوَرْ ."
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular: “Muhakkak Allâhü Teâlâ noksan sıfatlardan münezzehtir, güzeli sever. Nazîftir, temizliği sever. Kerîm’dir, lütuf ve ihsânı sever. Cömerttir, cömertliği sever.” 
(Hadîs-i Şerîf, Müsned-i Ebû Ya’lâ)
Hicrî:   12  Zilhıcce   1437  Fazilet Takvimi 

CİMRİLİKTEN KURTARAN ÜÇ ŞEY


Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular ki:
“Kendisinde şu üç şey bulunan kimse nefsinin cimriliğinden (hırsından) korunmuş olur: Zekâtını gönül hoşluğu ile severek veren, müsafire ikrâm eden, beklenmeyen felâket anında cömert davranan.” (Taberânî, Kebîr)

KİBİRLENME, GÜN GELİR FAKİR OLURSUN

Sâdî Şirâzî anlattı: “Bir fakir, asık suratlı bir zengine gidip ihtiyacını söyledi. Taş kalpli zengin adam, fakire hiç yardım etmediği gibi zavallı fakire bağırıp çağırdı. Fakir çok üzüldü:
“Ne garip! Ben fakirim, yüzümün asık olmasında şaşılacak bir şey yok. Acaba bu zenginlere ne oluyor da surat asıyorlar? Bunlar gün gelip dileneceğinden, muhtaç düşeceğinden korkmuyorlar mı?” dedi.
Zengin kızdı, evin hizmetçisine fakiri dışarı attırdı.
Aradan yıllar geçti. Bu fakir adam zengin oldu. Çok cömertti, yardım etmekten çok hoşlanırdı.
Zengin ise nimetlere şükretmediği için nesi varsa kaybetti. Öyle ki bir parça ekmeğe dilenecek hâle düştü. Hizmetçisi de zengin ve cömert olan birine -bir zamanlar zenginin kapısından kovulan fakire- hizmetkâr oldu.
Bir akşamüstü, bu cömert adamın hânesine bir dilenci geldi. Hizmetçi, dilenciye biraz yiyecek verirken bir zamanlar hizmetçilik ettiği eski efendisi olduğunu gördü. Onu gönderdikten sonra şaşkınlık içinde, ağlaya ağlaya yeni efendisinin yanına geldi.
- Dilenciye bir tabak yemek götürmüştüm. Meğer o, bir zamanlar zenginlik içinde yüzen eski efendimmiş. Şimdi dileniyor. Buna üzüldüm, dedi. Cömert adam:
- O, elinde nimet varken şükretmedi, zekat ve sadaka vermedi. Bu sebeple nimeti elinden gitti. Biz böyle olmamalıyız, dedi. (Bostan’dan Seçmeler, Çamlıca B.Y.)
Hicrî:   12  Zilhıcce   1437  Fazilet Takvimi 



19 Eylül 2016 Pazartesi

ALLAH YOLUNDA HİZMETİN MÜKÂFÂTI



قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: إِنَّ مِنْ خَيْرِ النَّاسِ رَجُلًا عَمِلَ فِي سَبِيلِ اللهِ عَلَى ظَهْرِ فَرَسِهِ أَوْ عَلَى ظَهْرِ بَعِيرِهِ أَوْ عَلَى قَدَمِهِ حَتَّى يَأْتِيَهُ الْمَوْتُ. (ن)
بيغمبر أفندمز صلى الله عليه وسلم بيوردلر ."    محقق إنسانلريك خيرلسى ، اؤلونجيه قدار آطنين صرطنده ويا دوه سنيك صرطنده ويا آياقلارى اؤزرنده  ( بنكلى ويا يايه اولراق ) الله يولنده جالشاندر ."
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular: “Muhakkak insanların en hayırlısı, ölünceye kadar atının sırtında veya devesinin sırtında veya ayakları üzerinde (binekli veya yaya olarak) Allah yolunda çalışandır.” 
(Hadîs-i Şerîf, Sünen-i Nesâî)
Hicrî:   11  Zilhıcce   1437  Fazilet Takvimi 

ALLAH YOLUNDA HİZMETİN MÜKÂFÂTI


Resûlullâh’ın (s.a.v.) Ashâb’ından biri, tatlı ve güzel bir su pınarının bulunduğu bir vâdîden geçti. Pınarın güzelliğine hayran kaldı ve:
‘Keşke insanlardan ayrılsam da bu vâdîde ikâmet etsem! Fakat Resûlullâh bana izin vermeden ben aslâ böyle bir şey yapamam.’ dedi ve niyetini Resûlullâh’a (s.a.v.) arzetti.
Resûlullâh (s.a.v.) şöyle buyurdu:
“Böyle bir şey yapma. Muhakkak sizden birinizin Allah yolunda bulunması evinde yetmiş sene namaz kılmasından daha fazîletlidir. Allah’ın sizi bağışlamasını ve cennete koymasını istemez misiniz? Allah yolunda cihâd ediniz. Kim bir deve sağımı kadar Allah yolunda cihâd ederse, cennet ona vâcib olur.” (Sünen-i Tirmizî)

AZ BİR AMELİN KAZANDIRACAĞI MÜKÂFAT

Silsile-i Sâdât’ın yedinci halkası olan Ebû Ali Fârmedî (k.s.) hazretlerinin üstazı İmam Ebu’l-Kâsım el-Kuşeyrî (k.s.) bir gün hamama girmişti. Ebû Ali Fârmedî (k.s.), üstazı istemeden onun ihtiyaç duyduğu birkaç kova sıcak suyu hamama götürdü. Üstazı hamamdan çıkıp namaz kıldıktan sonra,
‘Suyu kim getirdi?’ diye sordu. Ebû Ali Fârmedî (k.s.), acaba edebe aykırı bir şey mi yaptım düşüncesiyle sükût etti. Şeyhi üç defa sorunca,
‘Ben getirdim, efendim’ diye cevap verdi. Üstâzı,
“Ey Ebû Ali, sen Ebu’l-Kâsım’ın yetmiş senede elde edemediğini bir kova su ile elde ettin.” buyurdu. (Silsile-i Sâdât-ı Nakşibendiyye, Fazilet Neşriyat)

BİLMECELER:

Ben varmadan o varır, her şeyden çok yol alır? (Ses)
Elsiz ayaksız kuyu kazar? (Damla)
Canı var, kanı yok, yolda gider, izi yok?
(Karınca)
Hicrî:   11  Zilhıcce   1437  Fazilet Takvimi 



6 Eylül 2016 Salı

KURBAN PARASI NASIL ÇIKAR?



kurban

Kurban Parası Nasıl Çıkar?


Yıl 2010 ve Kurban Bayramı yaklaşıyordu. Evim kira ve üç evladım da okuyordu. Dört ayrı bankaya kredi borcum vardı. Nasıl olduysa 5 kredi kartımın hepsinin limiti dolu idi. Ancak asgari ödemelerini yatırabilecek durumdaydım. Ne olursa olsun kurban kesmemiz gerektiği anlatılıyordu. Kurban kesmek istiyordum ama zor geçiniyordum, nefes alamaz hale gelmiştim sanki…
Her kurban mevzu olduğunda mevzuyu alttan almamaya çalışıyorum. Ancak bir taraftan da çocuğunuz hastalansa, işiniz bozulsa, bir dileğiniz olsa çözüm olarak şifa niyetine kurban tavsiye edilmesini de çok anlayamıyordum. Hatta kurban konusunu işleyenlerin bizi anlamadığını düşünerek sitem ediyordum.
Kurban yaklaştı ve geldi. Tabii, daha önceki senelerde kurban kesiyordum ama ödemede çok zorlanıyordum. Ödeyene kadar neredeyse ikinci kurban geliyordu. Ödemeyi geciktirdiğim için sıkıntıya giriyordum.
2010 yılı kurban bayramı yaklaştığında beklemediğim bir yerden para geldi. Ama öyle çok da değil. Ne kurbana tam yetiyor ne de diğer konulara. Ama yine de kurban alınabilir bir meblağ var elimde. Ancak bir taraftan da durumunuz ortada, bize düşmez diyordum. Netice de kesmemeye karar verdim. Yurt dışında kurban ucuz olduğu için oraya göndereyim diye düşündüm, düşünürken de o fırsatı da kaçırdım…

Eldeki para nasıl bitti?

Kurban hizmeti bitti ve ikinci gününün akşamı eve gittim. Hanım “ Ocak arıza yaptı gaz kaçırıyor! Hemen bir şey yapmamız lazım!” dedi. Tamirinden anlayan bir arkadaşı çağırdım. Hortumunu değiştirdi. Hortum parasını 25 lira olarak verdik. Tamir için ücret almadı. Ama düzelmedi ertesi gün koku devam etti.
Yeni ocak aldık ve ona da 225 lira verdik. Bayram sonrasında tamirciye götürdük belki başka bir yerde kullanırız diye ama tamirci arızasının bulunmadığını söyledi.
Bayram bitti ertesi gün dolandırıcıya 200 lira kaptırdım. O da ayrı bir hikaye. Basireti bağlanır ya bazen insanın, göremez olur, öyle olmuştum. Dolandırıcı tam 2 saat tiyatro yaptı. Tanımadığım uzak bir akrabam olduğuna, üstelik doktor olduğuna inandırdı. Beni 2 saat içinde 8 sefer sarılıp öptü, 200 lirayı hak etti.

Ara toplam: 450 etti

O günün akşamı akrabaları ziyaretten döndük. Hanım, oğlumuzu muhakkak psikiyatra götürmemiz gerektiğine beni ikna etti. Sonradan bakıyorum da burada da basiretim bağlanmıştı. Aslında daha önce hastaneye psikiyatra götürmüştük. Ayrıca belediyenin doktoruna da 3 defa gitmişti. Hiçbiri, bir şey bulamamıştı. Ama biz bu sefer ünlü bir doktora götürdük. 400 lira da ödeme yaptık. Tabii doktor 4 seans yaptı. Sonunda bize “Aslan gibi bir çocuk bir şeyi yok.” dedi.
Yekûn 850 lira.
Kurban kaç paraydı?

Daha bitmedi

Konuyu yazmaya karar verdiğimde okurların bu kadar da olur mu diyebileceğini düşünerek bu bölümü yazmak istemiyordum. Ancak hakikati perdelemenin manası yok diye düşündüm.
Süleyman Hilmi Tunahan (k.s)’nin kurban kesmeyenler için kendisinden veya ailesinden bu kurban kanı kadar kan çıkar meselesi vardı. Kurban sonrası bende bir hastalık peyda oldu. Adı su fıtığı (hidrosel). Anlatmak istemediğim bu kısımdı.
Takriben bayramdan üç ay sonraydı. Doktorlar muhakkak ameliyat olmanız lazım, dediler. Ameliyat olmaya karar verdim. Beni üç defa ameliyat için hazırlayıp ertelediler. Her seferinde tahliller için altı tüp kan verdim. Toplamda ise 18 tüp kan vermiş oldum. Ancak boşuna çıktı. Daha sonra ameliyat olmama gerek kalmadan rahatsızlığım geçiverdi.
Daha en başında “Param yok ki nasıl cebimden çıkacak?” diye düşünmüştüm. Rabb’im daha büyük bir imtihana tabii tutmadan bana göstermiş oldu. Merak etmeyin bu yıl dersimi iyi aldım. Ben kurbanımı öyle ya da böyle keseceğim inşallah. Siz de kesmenin yollarını arayın.
İNSAN VE HAYAT


EN KÖTÜ TİCÂRET ve ORTAK KESİLEN KURBANIN TAKSÎMİ



قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: مَنْ حَجَّ وَلَمْ يَزُرْنِي فَقَدْ جَفَانِي. (إحياء)
بيغمبر أفندمز صلى الله عليه وسلم بيوردلر ."    كم حجه در ده بنى زيارت أتمزسه بانه أزيت أتمش اولور ."
Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Kim hacceder de beni ziyâret etmezse bana eziyet etmiş olur.” 
(Hadîs-i Şerîf, İhyâu Ulûmiddîn)
Hicrî:   23  Zilkâde   1437  Fazilet Takvimi 

EN KÖTÜ TİCÂRET

Rivâyet olunduğuna göre:
İblîs aleyhilla‘ne her gün dünyayı elinde kaldırır ve:
“Kim kendisine zarar verecek, fayda vermeyecek, onu hüzünlere salıp sevindirmeyecek şeyi satın alır?” der. Dünyâ ehli:
“Biz alırız” derler.
“Acele etmeyin, o ayıplıdır” der,
“Olsun, yine de alırız” derler.
“Onun bedeli dinar ve dirhemler (altın veya gümüş) değildir. Onun bedeli ancak cennetten sizin nasibinizdir. Çünkü ben onu dört şeye karşılık satın aldım: Allâh’ın la‘neti, gazabı, azâbı ve mahrumiyet. Cenneti de onun karşılığında sattım.” der.
“Bunu kabul ediyoruz” derler.
“Ben bu alışverişte kâr da etmek istiyorum. Dünyayı asla terketmeyeceğinizi kalblerinize iyice yerleştirmenizi istiyorum” der,
“Evet” derler ve dünyayı alırlar. Şeytan der ki:
“Ne kötü ticâret.” (Tefsîr-i Rûhu’l-beyân)

ORTAK KESİLEN KURBANIN TAKSÎMİ

Kurban, ortak kesildiğinde etini tartarak taksîm etmek icap eder:
Taksîm ederken ortakların hisselerinde et ile beraber deri, ayak, baş, ciğer veya yağından ve işkembesinden bir parça olursa, tahmîn ile taksim câiz olur.
Ortaklardan birine veya her hangi bir kimseye ‘Etini istediğin gibi taksîm edebilirsin.’ diye vekâlet verilirse yine tahmînen taksim câiz olur.
Taksim etmeden hepsi birlikte etini pişirip yeseler, câizdir.
Bir kimse kendisi, âilesi ve büyük çocukları için kurban etmek niyetiyle bir sığır alsa etini taksim etmek şart olmaz.
Hicrî:   23  Zilkâde   1437  Fazilet Takvimi