2 Ekim 2026 Cuma

NEFSİN HEVESLERİNİ TERK ETMENİN EHEMMİYETİ


قَالَ اللّٰهُ تَعَالَى : وَمَنْ جَاهَدَ فَاِنَّمَا يُجَاهِدُ لِنَفْسِهِ اِنَّ اللّٰهَ لَغَنِىٌّ عَنِ الْعَالَمِينَ. (سورة العنكبوت، ٦)

الله تعالى شويله بيوردى ( مئالا ) : و هر كيم ( دشمانله ويا نفسيله ) جهاد أدرسه آنجق كندسى إيجن جهاد أدر ( فايداسى آنجق كندسنه آئد اولور ) . محقق الله تعالى ، عالملر ( يك طاعت و مجاهدلريك ) دن ألبتده مستغنى در ( اونلره إحتياجى يوقدر ) . "

Allâhü Teâlâ şöyle buyurdu –meâlen  : “Ve her kim (düşmanla veya nefsiyle) cihâd ederse ancak kendisi için cihâd eder (faydası ancak kendisine ait olur). Muhakkak Allâhü Teâlâ, âlemler(in tâat ve mücâhedelerin)den elbette müstağnîdir (onlara ihtiyacı yoktur).”

(Ankebût Sûresi, âyet 6)

Hicrî:  21  Rebîulâhir   1448  Fazilet Takvim

 

NEFSİN HEVESLERİNİ TERK ETMENİN EHEMMİYETİ

 

Mümin, her fiilini, Allah rızası için yapmalı, onun yolunda gayret göstermelidir. Nitekim Tevbe Sûresi’nin 20 ve 21. âyet-i celîlelerinde buyurulmuştur ki: “O zâtlar ki, iman ettiler, Allah yolunda hicret ettiler ve Allah yolunda mallarıyla, nefisleriyle cihâda atıldılar. Allâh indinde onların dereceleri pek büyüktür. İşte kurtuluşa erenler de onlardır. Rableri, onları, tarafından bir rahmet ve rızasıyla ve Cennetler ile müjdeler. Onlar için, o Cennetlerde ebedî nimetler vardır.”

İman etmek ve Allah yolunda gayret göstermek, ibadet ve tâatlerin en üstünü, Cenâb-ı Hakk’a yaklaştıran amellerin en büyüğüdür.

Mümin kula yakışan, hiçbir sûrette Allâhü Teâlâ’ya ve Resûlüne itaatten ayrılmamaktır. İhlâsla, Allah yolunda gayret eden kuluna, Cenâb-ı Hak yardım eder, onu âhirette, en yüce makamlara ulaştırır.

Ömür geçmektedir; onu, Allah yolunda sarf etmekle nefsin hevesleri peşinde tüketmenin farkını ve neticesini iyice idrâk etmelidir. Zira Allâhü Teâlâ’nın takdir ettiği ölüm, muhakkak gelecektir.

Bilhâssa nefsin gayrimeşru isteklerine karşı koymak, kötü huylarını temizlemek en büyük bir cihâddır. Zira, korkaklık, cimrilik, hırs gibi nefsin kötü ahlâkı ve şeytanın vesveseleri, insanı, Allah yolundan alıkoyan başlıca sebeplerdir. Bir sonraki gününün, önceki gününden hayırlı olmasını dileyen mümin, nefsiyle mücadele ve mücâhede etmelidir. Nefsinin kötü huylarını temizlemeye muvaffak olan, en büyük kerametlere nâil olur. Zünnûn-i Mısrî (rah.) buyurmuştur ki: “Hirâ Dağı’nı ziyaretim sırasında Mevlâ’yı zikreden bir zât gördüm, bu dereceye nasıl ulaştın, diye sordum. Dedi ki: “Allâhü Teâlâ’nın rızasını kazanmak için nefsimin arzu ve isteklerini terk ettim. Rabb’im de benim derecemi yükseltti.”

Malum olmalıdır ki kulun nefsini salâha erdiren, hakikatte Allâhü Teâlâ’dır. Nefisle mücâhede usulünü talim eden hakîkî bir mürşid-i kâmile tâbi olmak, onun tarifi üzere Allâh’ı zikretmek, bu yolda Allâh’ın yardımına vesile olur.

Hicrî:  21  Rebîulâhir   1448  Fazilet Takvim

 

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder