قال سُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : اَلْمُؤْمِنُ وَاهٍ رَاقِعٌ فَسَعِيدٌ مَنْ هَلَكَ عَلَى رَقْعِهِ. (طص)
رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) بيوردولر : مؤمن ، إشلديكى هر حطاسنه همن بشمان اولوب توبه أدن در . سعيد كمسه ده بو توبسى أؤزرينه وفات أدندر . "
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Mümin, işlediği her hatasına hemen pişman olup tevbe edendir. Saîd kimse de bu tevbesi üzerine vefat edendir.”
(Süyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr)
Hicrî: 16 Receb 1447 Fazilet Takvim
MÂLİK BİN DÎNÂR HAZRETLERİNİN TEVBESİ -1
Mâlik bin Dînâr rahimehullâh, Basra’da yaşamış olan âlim ve zâhidlerin meşhurlarından olup Tâbiîndendir. Hicret’in 131. senesinde vefat etmiştir. Tevbe ederek sâlihlerin yoluna girmesini, kendisi şöyle anlatmıştır:
“Tevbe etmeden evvel zaptiye idim. Günlerim gaflet ve günahlar içinde geçiyordu. Evlendim; sevgisi kalbimi tamamen kaplayan bir kız evlâdım oldu. Lâkin iki yaşını doldurduğunda vefat etti. Üzüntümden kederlere boğuldum, sararıp soldum.
Şâbân ayının on beşinci (yani Berât) gecesi geldiğinde -ki cuma gecesi idi- gaflet içinde yatsı namazını da kılmadan yatmıştım. Rüyamda; kabir ehlinin kabirlerinden çıktıklarını ve bütün yaratılmışların tekrar diriltilip mahşer meydanına toplandıklarını gördüm. Ben de aralarındaydım. Peşimden bir şeyin geldiğini hissettim, dönüp baktığımda, çok büyük, kapkara ve gök gözlü bir ejderha, ağzını açmış, bana doğru süratle geliyordu. Korku içinde hemen kaçmaya başladım. Ondan kaçarken kendisinden güzel kokular saçılan, temiz elbiseli, yaşlı bir zâtla karşılaştım. Selam verdim. Selamımı aldı. Ona: ‘Bana yardım et, beni kurtar.’ dedim. Bana:
‘Ben zayıfım, o canavar ise benden çok daha güçlüdür. Ona güç yetiremem. Velâkin sen, süratle kaçmaya devam et. Umulur ki Allâhü Teâlâ, seni ondan kurtaracak birini karşına çıkarır.’ dedi.
Ardıma bakmadan kaçmaya devam ettim. Sonra oradaki en yüksek yerlerden birine çıktım. Oradan Cehennem’in tabakalarını ve korkunç hâllerini gördüm. Peşimden kovalayan ejderhanın korkusundan oraya atlayacak oldum. ‘Geri dön, sen buranın ehlinden değilsin!’ diye bir ses işittim. O söze itimatla oradan döndüm, ejderha da ardımca geliyordu. Tekrar yaşlı adamla karşılaştım ve ona dedim ki:
‘Ey ihtiyar! Beni, bu ejderhadan kurtarmanı istemiştim, niçin yapmadın?’ Yaşlı adam ağladı ve bana dedi ki:
‘Ben zayıfım. Ama sen şu dağa doğru git. Zira orada Müslümanların emanetleri vardır. Eğer senin için de orada bir emanet varsa o, sana yardım edecektir.’
(Devamı var)
Hicrî: 16 Receb 1447 Fazilet Takvim
SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder