9 Ocak 2026 Cuma

RECEB AYINDA KILINACAK NAMAZ


 

قال سُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : أَوَّلُ مَا يُرْفَعُ مِنَ النَّاسِ الْأَمَانَةُ وَآخِرُ مَا يَبْقَى الصَّلَاةُ وَرُبَّ مُصَلٍّ لَا خَيْرَ فِيهِ. (طص)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) بيوردولر : إنسانلردان إلك آلنب قالديرلجق شى أمانته رعايت در . أك صونه براقلاجق اولان ده نمازدر . نجه نماز قلانلر ده واردركى كندنده هيجبر حير يوقدر  . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:  İnsanlardan ilk alınıp kaldırılacak şey emanete riâyettir. En sona bırakılacak olan da namazdır. Nice namaz kılanlar da vardır ki kendinde hiçbir hayır yoktur.”

(Taberânî, el-Mu’cemu’s-Sağîr)

Hicrî:  20  Receb   1447  Fazilet Takvim

 

RECEB AYINDA KILINACAK NAMAZ

 

Receb-i şerîfin 1’i ile 10’u arasında 10 rekât, 11’i ile 20’si arasında 10 rekât ve 21’i ile 30’u arasında 10 rekât kılınacak hâcet namazı vardır. Bunların üçünün de kılınış şekli aynıdır. Yalnızca namazların sonlarında okunacak dualarda fark vardır. Bu 30 rekât namazı kılanlar, hidâyete ererler. Bu namazı kılanın kalbi ölmez. Bu 30 rekât namaz, Resûlullah Efendimizin (s.a.v.) berberi Selmân-ı Pâk (r.a.) Hazretleri tarafından rivâyet edilmiştir. Bu namazlar, akşam namazından sonra da, yatsı namazından sonra da kılınabilir. Fakat, cuma ve pazartesi gecelerinde ve bilhâssa teheccüd vaktinde kılınması daha faziletlidir.

Kılınışı: Hâcet namazına şu niyetle başlanır: “Yâ Rabbi, teşrifleriyle dünyayı nûra gark ettiğin Efendimiz hürmetine, sevgili ayın Receb-i şerîf hürmetine, beni feyz-i İlâhî’ne, afv-ı İlâhî’ne, rızâ-yı İlâhî’ne nâil eyle, âbid, zâhid kullarının arasına kaydeyle, dünya ve âhiret sıkıntılarından halâs eyle, rızâ-yı şerîfin için” Allâhü Ekber.

Her rekâtte 1 Fâtiha-i şerîfe, 3 Kul yâ eyyühe’l-kâfirûn, 3 İhlâs-ı şerîf okuyup 2 rekâtte bir selâm verilir. Böylece 10 rekât tamamlanır.

• İlk on gün içinde kılınan namazdan sonra, 11 defa “Lâ ilâhe illallâhü vahdehû lâ şerîke leh, lehü’l-mülkü ve lehü’l-hamdü yuhyî ve yümît ve hüve Hayyün lâ yemût, biyedihi’l-hayr ve hüve alâ külli şey’in kadîr” okunup dua edilir.

• İkinci on gün içinde yani Receb-i şerîfin 11’i ile 20’si arasında kılınan 10 rekâtten sonra, 11 defa: “İlâhen Vâhiden Ehaden Sameden Ferden Vitran Hayyen Kayyûmen Dâimen Ebedâ” okunup dua edilir.

Üçüncü on gün içinde, yani Receb-i şerîfin 21’i ile 30’u arasında kılınan 10 rekâtten sonra da 11 defa: “Allâhümme lâ mânia limâ a‘tayte, velâ mu‘tıye limâ mena‘te, velâ râdde limâ kadayte, velâ mübeddile limâ hakemte, velâ yenfeu ze’l-ceddi minke’l-ceddü. Sübhâne Rabbiye’l-Aliyyi’l-a‘le’l-Vehhâb, Sübhâne Rabbiye’l-Aliyyi’l-a‘le’l-Vehhâb, Sübhâne Rabbiye’l-Aliyyi’l-a‘le’l-Kerîmi’l-Vehhâb, yâ Vehhâbü yâ Vehhâbü yâ Vehhâb” okunur ve dua edilir.

(Duâ ve İbâdetler, Fazilet Neşriyat)

Hicrî:  20 Receb  1447  Fazilet Takvim

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

8 Ocak 2026 Perşembe

İHLÂS SÛRESİ’NİN SEBEB-İ NÜZÛLÜ -2


 

قال سُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : مَنْ قَرَأَ كُلَّ يَوْمٍ مِائَتَيْ مَرَّةٍ قُلْ هُوَ اللهُ أَحَدٌ مُحِيَ عَنْهُ ذُنُوبُ خَمْسِينَ سَنَةً إِلَّا أَنْ يَكُونَ عَلَيْهِ دَيْنٌ. (ت)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) بيوردولر : كيم ‘‘قُلْ هُوَ اللهُ أَحَد ، دى ( إخلاص سوره سنى ) هر كون إيكى يوز دفا اوقورسه – أؤزرنده بورج ( يعنى قل حقى ) اولمادقجه أللى سنه لك ( كوجوك ) كونحلرى سلينر    . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:  Kim ‘Kul hüvellâhü ehad’ı (İhlâs Sûresi’ni) her gün iki yüz defa okursa –üzerinde borç (yani kul hakkı) olmadıkça- elli senelik (küçük) günahları silinir.”

(Sünen-i Tirmizî)

Hicrî:  19  Receb   1447  Fazilet Takvim

 

İHLÂS SÛRESİ’NİN SEBEB-İ NÜZÛLÜ -2

 

Resûlullah Efendimizin, İhlâs Sûresi’ni okumasından sonra Âmir, “Eğer Müslüman olursam, benim için imtiyaz olarak ne var?” diye sordu, “Müslümanlar için ne varsa senin için de aynısı vardır.” buyurdular. “Peki, vefatından sonra yerine beni tayin eder misin?” diye sordu, Peygamberimiz (s.a.v.), “Ne senin ne de kavmin için, böyle bir imtiyaz olabilir. Bu iş ancak Allâh’a aittir; o, dilediğini ve seçtiğini, Müslümanlara halife kılar.” buyurdular. Âmir, “En azından çöl ve kırlara beni emîr tayin etsen, şehirler senin idarende olsa.” deyince “Bu da olmaz” buyurdular. Âmir, tekrar “Peki, benim için imtiyaz olarak ne var?” diye sordu, Efendimiz (s.a.v.), “Sana, binek husûsunda yardım ederim, onun üzerinde, Allah yolunda gazâ edersin.” buyurdular. Âmir, “Benim zaten üzerinde savaştığım bineklerim vardır.” deyince, Peygamber Efendimiz (s.a.v.), “Hayır, bu, ancak Allah yolunda ve İslâm uğrunda olmalıdır.” buyurdular.

İstediği hiçbir şeye nâil olamayan Âmir, bu defa Peygamber Efendimize, “Benimle biraz yürüseniz, husûsî arz edeceklerim var.” dedi. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de onunla birlikte yürümeye başladılar. Âmir, önceden anlaştığı Erbed bin Kays’a, “Onunla konuşurken elimi omuzuna koyduğumu gördüğün an, arkasından kılıçla hücum et” diyerek bir suikast tertip etmişti. Biraz yürüdükten sonra Efendimizle konuşurken, elini mübarek omuzuna koydu, bir taraftan da Erbed’e hücum etmesi için işaret ediyordu. Erbed ise kılıcını çekmeye davrandığında Cenâb-ı Hak ona mâni oldu, bir türlü kınından çıkaramadı. Âmir işaret etmeye devam ediyor, o ise kılıcını sıyırmaktan âciz kalıyordu. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ise ardındaki Erbed’i görmüşlerdi. Zira önünü gördüğü gibi ardını da görmek, onun husûsiyetlerindendi. Resûlullah Efendimiz, “Allâh’ım, bu ikisinin hakkından dilediğin gibi geliver.” diye dua ettiler. Âmir ve Erbed, korkuya kapılarak kaçtılar.

Âmir, daha sonra Peygamber Efendimiz (s.a.v.) tarafından kavmine gönderilen irşâd heyetini, Bi’r-i Maûne’de pusuya düşürüp şehit eden eşkıyanın da başı olmuştur. Allâhü Teâlâ, Erbed’i, bulutsuz bir havada gökyüzünden indirdiği bir yıldırım ile helâk etti. Âmir’in ise boynunda, yumrucak denilen habîs bir hastalık çıktı. Şiddetli acılar içinde öldü.

Hicrî:  19 Receb  1447  Fazilet Takvim

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

7 Ocak 2026 Çarşamba

İHLÂS SÛRESİ’NİN SEBEB-İ NÜZÛLÜ -1


 

قال سُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : أَمَا يَسْتَطِيعُ أَحَدُكُمْ أَنْ يَقْرَأَ ثُلُثَ الْقُرْآنِ فِي كُلِّ لَيْلَةٍ قَالُوا وَمَنْ يُطِيقُ ذَاكَ قَالَ يَقْرَأُ قُلْ هُوَ اللهُ أَحَدٌ. (طس)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) بيوردولر : سزدن برينزين ، هر كجه قرآنى كريم يك أؤجده برينى اوقومايه كوجى يتمزمى ؟ بيوردولر . ( آصحابى كرام ) ‘‘ بونه كميك كوجى يتر ( يارسول الله ) ’’ دديلر . ‘‘ ( قرآنى كريم يك أؤجده برينه معادل اولان ) قُلْ هُوَ اللهُ أَحَد ى ا اوقويان ( يك كوجى يتر ) ’’ بيوردولر . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:  Sizden birinizin, her gece Kur’ân-ı Kerîm’in üçte birini okumaya gücü yetmez mi? buyurdular. (Ashâb-ı Kirâm) “Buna kimin gücü yeter (yâ Resûlallah)” dediler. “(Kur’ân-ı Kerîm’in üçte birine muâdil olan) Kul hüvallâhü ehad’ı okuyan(ın gücü yeter).” buyurdular.

(Taberânî, el-Mu‘cemü’l-Evsat)

Hicrî:  18  Receb   1447  Fazilet Takvim

 

İHLÂS SÛRESİ’NİN SEBEB-İ NÜZÛLÜ -1

 

Bu mübarek sûre, Nâs Sûresi’nden sonra Mekke-i Mükerreme’de nâzil olmuştur. Dört âyet-i kerîmedir. Cenâb-ı Hakk’ın birliğini, yüce vasıflarını en mükemmel, en hâlisâne sûrette bildirdiği için “İhlâs Sûresi” denilmiştir. Bununla birlikte, “Necat, Marifet, Tevhîd, Kulhüvallâhü ehad Sûresi” isimleri de verilmiştir.

Abdullah bin Abbâs radıyallâhü anhümâ, İhlâs-ı Şerîf Sûresi’nin sebeb-i nüzûlü ile alâkalı şöyle buyurmuştur:

Bu sûre-i celîle, Âmir bin Tufeyl ve Erbed bin Kays’ın suâlleri üzerine nâzil olmuştu. Şöyle ki:

Bir gün Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, mescitte Ashâbı ile oturuyorlardı. Bu sırada Benî Âmir kabilesinin reîslerinden olan Âmir bin Tufeyl, Sevgili Peygamberimizi görmek üzere mescide girdi. İnsanlar, Âmir’i görünce kendisine yöneldiler, zira güzel bir görünüşe sahipti, yalnız gözleri şaşı idi.

Âmir, insanlara Peygamber Efendimizi soruyordu, kendisine gösterdiler.

Ashâb-ı Kirâm’dan bir zât da Fahr-i Âlem sallallâhü aleyhi ve sellem Efendimize, “Yâ Resûlallah! Şu Âmir bin Tufeyl’dir, yanınıza gelmek istiyor” diye arz etti.

Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, “Bırakın gelsin, eğer Allâhü Teâlâ, ona hayır murat etti ise, onu hidâyete erdirir.” buyurdular.

Âmir, Peygamber Efendimizin başucunda dikilerek “Muhammed, sen misin?” dedi.

Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, “Evet, benim.” buyurdular.

Âmir, “Bizleri neye davet ediyorsun?” diye sordu.

Resûlullah Efendimiz (s.a.v.), “Benim ve her şeyin rabbi olan Allâhü Teâlâ’ya iman etmeye davet ediyorum.” buyurdular.

Âmir, “Bana Rabb’inin vasfından haber ver” dedi.

Bunun üzerine İhlâs Sûre-i Celîle’si nâzil oldu. Bu mübarek sûre, Cenâb-ı Hakk’ın sıfatlarını, en hâlis bir tarzda beyan etmiş oldu.

(Devamı var)

Hicrî:  18 Receb  1447  Fazilet Takvim

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3