3 Mayıs 2025 Cumartesi

HACCIN HİKMETİ


 

قال رسول الله صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : مَا مِنْ مُسْلِمٍ يُلَبِّي إِلَّا لَبَّى مِنْ عَنْ يَمِينِهِ أَوْ عَنْ شِمَالِهِ مِنْ حَجَرٍ أَوْ شَجَرٍ أَوْ مَدَرٍ حَتَّى تَنْقَطِعَ الْأَرْضُ مِنْ هَاهُنَا وَهَاهُنَا. (ت)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) بيوردولر : ( حج و عمره ياباركن ) تلبيه كتيرن ( لبيك ... دين ) هجبر مسلمان يوقتور كى شورادان و شورادان ( صاغندان و صولوندان ) آرضين نهايتنه قدار صاغنده و صولونده بولونان بتون طاشلر ويا آغاجلر ويا طوبراقلرده اونونله برابر تلبيه كترمش اولماسين . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:  (Hac ve umre yaparken) telbiye getiren (lebbeyk… diyen) hiçbir Müslüman yoktur ki şuradan ve şuradan (sağından ve solundan) arzın nihayetine kadar sağında ve solunda bulunan bütün taşlar veya ağaçlar veya topraklar da onunla beraber telbiye getirmiş olmasın.”

(Sünen-i Tirmizî)

Hicrî:  05  Zilkâde   1446  Fazilet Takvim

 

 

HACCIN HİKMETİ

 

Allâhü Teâlâ, Âdem aleyhisselâm’a, “Ey Âdem! Benim için yeryüzünde, gökteki beytimin hizâsında bir beyt yap ki melekler, Beyt-i Ma‘mûr’un etrafında tavaf ettikleri gibi, sen ve evlatların da onun etrafında tavaf ederek bana ibadet ediniz.” buyurdu. Âdem aleyhisselâm, Mekke-i Mükerreme’ye gidip meleklerin refakatinde, Beytullâh’ı inşa etti. Sonra Cenâb-ı Hakk’a şöyle yalvardı: “Yâ Rabbi! Şüphesiz her çalışanın bir ücreti vardır, benim de bir ücretim var mıdır?” Allâhü Teâlâ da “Evet, vardır. Ne dilersen yerine getirilecektir.” buyurdu.

Âdem aleyhisselam, “Yâ Rabbi! Beni tekrar Cennet’e gönder.” dedi. Allâhü Teâlâ, “Bu, senin için (âhirette) gerçekleşecektir.” buyurdu. Hz. Âdem, “Yâ Rabbi! Hatalarımı itiraf ettiğim gibi, zürriyetimden, günahlarını itiraf edip sana yalvararak bu Beyt’i (Kâbe-i Muazzama’yı) tavaf edenleri de affetmeni istiyorum.” dedi. Allâhü Teâlâ, “Ey Âdem! Ben, seni affettim. Senin zürriyetinden, bu Beyt’i ziyaret edip günahlarından tevbe edenleri de affettim.” buyurdu.

Nûh Tufanı’ndan İbrâhim aleyhisselam zamanına kadar, Kâbe-i Muazzama’nın yeri belirsiz kaldı. Allâhü Teâlâ, Hz. İbrâhim’e, Kâbe-i Muazzama’yı tekrar inşa edip insanları hacca davet etmesini emir buyurdu. İbrâhim (a.s.), “Yâ Rabbi! Buna sesim yetmez.” dedi. Allâhü Teâlâ, “Sen davet et, duyurmak bize aittir.” buyurdu. Bunun üzerine Hz. İbrâhim, Makâm-ı İbrâhim’in üzerine çıkıp baktı ve bütün yeryüzünü, dağları, taşları, ovaları, kara ve denizleri, insan ve cinleri, hepsini önünde toplanmış gördü. İki elinin işaret parmaklarını kulaklarına koyarak doğuya, batıya, kuzeye ve güneye doğru dönerek şöyle seslendi: “Ey insanlar! Beytü’l-Atîk’i (Kâbe-i Muazzama’yı) ziyaret etmek, sizlere farz kılındı, Rabb’inizin davetine icâbet edin, gelin.”

İbrâhim (a.s.) zamanından günümüze kadar haccetmeye muvaffak olanlar, onun bu davetine “Lebbeyk, Lebbeyk!” diyenlerdir. Bir kimse, o vakit bu davete kaç kere “Lebbeyk” diyerek cevap vermişse ona, o kadar haccetmek nasip olur. (Lebbeyk: ‘Emrine âmâdeyim’ demektir.)

Hicrî:  05 Zilkâde  1446  Fazilet Takvim

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

2 Mayıs 2025 Cuma

TAKVÂ NASIL ELDE EDİLİR?


 

قال رسول الله صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : نِعْمَ الْعَوْنُ عَلَى تَقْوَى اللهِ الْمَالُ. (ض)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) بيوردولر : الله تعالى يه تقوى اوغرونده ( عصياندان صاقنمق إيجن ( حارجانان مال ، ( كشيه ديننى قورومقته ) نه كوزل ياردمجيدر . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:  Allâhü Teâlâ’ya takvâ uğrunda (isyandan sakınmak için) harcanan mal, (kişiye dinini korumakta) ne güzel yardımcıdır.”

 (Kuzâî, Müsnedü’ş-Şihâb)

Hicrî:  04 Zilkâde   1446  Fazilet Takvim

 

 

TAKVÂ NASIL ELDE EDİLİR?

 

Âl-i İmrân Sûresi’nin 102. ve 103. âyet-i celîlelerinde şöyle buyurulmuştur -meâlen-: “Ey iman edenler! Hakkıyla müttakî olun, Allah’tan nasıl korkmak lâzımsa öyle korkun ve ancak Müslüman olarak can verin. Hepiniz, Allâh’ın ipine sımsıkı sarılın, parçalanıp ayrılmayın.”

Allâhü Teâlâ’dan hakkıyla korkmak, takvâ mertebelerinin en kâmilidir ki iki mana ile izah edilir:

Birincisi; devamlı Allâhü Teâlâ’ya itâat edip aslâ isyan etmemek, dâimâ zikir üzere bulunup onu bir an bile unutmamak ve her hâlde şükredip hiçbir küfrâna düşmemektir. Bu, Allâhü Teâlâ’nın şânına lâyık surette bir takvâ hâlidir. Ancak bu hâl, peygamberler gibi masûm bir fıtrat üzere yaratılmış olanlardan başkasına nasip olmayan bir hâldir. Nitekim büyükler, “Seni hakkıyla bilemedik ve sana hakkıyla ibadet edemedik.” derler. Buna binâen bu âyet-i celîle nâzil olduğu zaman Ashâb-ı Kirâm’ın çok ibadet etmekten ayakları şişmiş, alınlarının derileri soyulmuş ve bunun üzerine: “Allah’tan, gücünüz yettiğince korkun.” emri (Teğâbün S., â. 16) nâzil olmuştur.

İkincisi, Allah yolunda hakkıyla, gücünün yettiği kadar mücâhede etmek ve bu husûsta hiç kimsenin kötülemesinden korkmamak; hattâ anası, babası dahi kendi aleyhinde olsa bile Allah için adâlet ve hakkaniyetten ayrılmamaktır. İşte “Allah’tan, gücünüz yettiğince korkun.” ifadesi, bunun beyanıdır.

Allah’tan hakkıyla korkmak ve her hâlde Müslüman olarak ölebilmek için de her şeyden önce, Allâh’ın ipine (İslâm’a ve Kur’ân’a), topluca yapışarak tevhîd üzere birleşmek, tefrikadan sakınmak lâzımdır. “Ben, kendi başıma dinimi, imanımı muhafaza edebilirim.” demek tehlikelidir. Kendi başına kalmak isteyen fertlerin, iman ve İslâm üzere hüsn-i hâtime ile gidebilmesi şüphelidir. Kişi, en ufak bir zorlama ve tazyik altında her şeyini zâyi edebilir. Hadîs-i şerîfte, “Allâh’ın yardımı, cemaat iledir.” buyurulmuştur.

Bütün ehl-i iman, kelime-i vâhide (Ehl-i Sünnet itikadı) üzere birleşmedikçe hakîkî takvâya eremez, Allâhü Teâlâ’nın rızasına ulaşamazlar.

Hicrî:  04 Zilkâde  1446  Fazilet Takvim

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

HACCIN ŞARTLARI VE KISIMLARI


 

قال رسول الله صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : تَابِعُوا بَيْنَ الْحَجِّ وَالْعُمْرَةِ فَإِنَّهُمَا يَنْفِيَانِ الْفَقْرَ وَالذُّنُوبَ كَمَا يَنْفِي الْكِيرُ خَبَثَ الْحَدِيدِ وَالذَّهَبِ وَالْفِضَّةِ. (ت)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) بيوردولر : حج و عمري بش بشه يابنز . زيرى بو إيكيسى ، كوروكون ، دمير ، آلطن و كوموشون كيرينى _ باسنى كيدرديكى كبى ، فقيرليكى و كوناحلرى كيده رير ، يوق أدر . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:  Hac ve umreyi peş peşe yapınız. Zira bu ikisi, körüğün; demir, altın ve gümüşün kirini-pasını giderdiği gibi, fakirliği ve günahları giderir, yok eder.”

(Sünen-i Tirmizî)

Hicrî:  03 Zilkâde   1446  Fazilet Takvim

 

 

HACCIN ŞARTLARI VE KISIMLARI

 

Haccın farz olmasının şartları: 1- Müslüman olmak. 2- Haccın farz olduğunu bilmek. 3- Bâliğ (ergin) olmak. 4- Akıllı olmak. 5- Hür olmak. 6- Hacca gidip geleceği nakil vasıtası ve yol masrafları için parası olmak. 7- Vakit (hac ayları). 8- Hacca gidip dönünceye kadar, bakmakla mükellef olduğu kimselerin geçimlerini temin etmiş olmak.

Haccın farz olması için zekâtta olduğu gibi belli bir nisâb yoktur.

Haccın edâsının farz olmasının şartı: 1- Sıhhatli olmak, 2- Yol emniyetinin olması, 3- Hacca gitmeye (hapislik gibi) bir mâni olmaması, 4- Kadınların yanında kocası veya güvenilir bir mahreminin bulunması, 5- Kocası ölen veya boşanmış olan kadının iddetinin bitmiş olması.

Hac, hükmü itibarıyla üç kısımdır:

Farz Hac: Kendisinde haccın şartları bulunan kimselerin, ömürlerinde bir defa yapmaları icap eden hacdır.

Vacip Hac: Bir kimsenin nezrederek (adayarak) üzerine vacip kıldığı hacdır. Başlandıktan sonra bozulan nafile haccın kazâsı da vaciptir.

Nafile Hac: Farz ve vacip olan hac dışındaki hacdır. Henüz hac kendisine farz olmayan çocuğun veya kölenin yapacağı hac da nafiledir.

Farz, vacip yahut nafile hac, edâsı itibarıyla üç kısımdır:

Hacc-ı İfrâd: Hac mevsiminde umresiz olarak yapılan hacdır.

Hacc-ı Temettû: Aynı senenin hac aylarında umre ve haccı, ayrı ayrı ihramlarla (niyetlerle) edâ etmektir. Temettû haccına niyet eden kimse -umresini yapıp ihramdan çıktıktan sonra tekrar, hac için ihrama girmeden önce- dilediği zaman bir Mekkeli gibi umre yapabilir. Hacc-ı temettû, hacc-ı ifrâddan daha faziletlidir.

Hacc-ı Kırân: Bir ihrâmla (niyetle) umre ve haccı beraber yapmaktır. Hacc-ı kırân, hacc-ı ifrâd ve hacc-ı temettûdan daha faziletlidir. Hacc-ı kırân ve hacc-ı temettû, âfâkî olanlar (Mîkât hâricinden Mekke-i Mükerreme’ye gelenler) içindir.

(Hac Rehberi, Fazilet Neşriyat)

Hicrî:  03 Zilkâde  1446  Fazilet Takvim

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"