3 Mayıs 2024 Cuma

ARAZİ-TOPRAK MAHSULLERİNİN ZEKÂTI: ÖŞÜR


 

قَالَ اللّٰهُ تَعَالَى : كُلُوا مِنْ ثَمَرِهِ إِذَا أَثْمَرَ وَآتُوا حَقَّهُ يَوْمَ حَصَادِهِ وَلَا تُسْرِفُوا إِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْمُسْرِفِينَ. (سورة الأنعام، ١٤١)

الله تعالى شويله بيوردى ( مئالا ) : ميوه ورديكى زمان هر برينيك ميوه سندن يينز . حصت زمانى ده حقنى ( عشرونى ) ورينز و إصراف ده أتمينز . شبهه يوقكى الله تعالى إسراف أدنلرى سومز . "

Allâhü Teâlâ şöyle buyurdu -meâlen:  “Meyve verdiği zaman her birinin meyvesinden yiyiniz. Hasat zamanı da hakkını (öşrünü) veriniz ve israf da etmeyiniz. Şüphe yok ki Allâhü Teâlâ, israf edenleri sevmez.”

(En’âm Sûresi, âyet 141)

Hicrî:   24  Şevval  1445  Fazilet Takvim

 

 

ARAZİ-TOPRAK MAHSULLERİNİN ZEKÂTI: ÖŞÜR

 

Öşür arazisinden çıkan mahsûlün zekâtına, öşür denir. Öşür, onda bir (1/10) demektir. Öşür; âyet-i kerîme, hadîs-i şerîf ve icmâ ile sabit bir farzdır. Âyet-i kerîmede -meâlen-: “Ey iman edenler! Kazandıklarınızın ve sizin için yerden çıkarmış olduğumuz şeylerin temiz (ve helâl) olanlarından (Allah yolunda) infâk ediniz (harcayınız)! Ve kendinizin, ancak göz yumarak alabileceğiniz kötü ve haram olan şeyi vermeye yeltenmeyiniz. Ve bilin ki Allah Ganî’dir (mutlak zengindir, herkes ona muhtaçtır, sadakalarınız sırf sizin menfaatiniz içindir) ve Hamîd’dir (herkes, Allâh’a hamd ve şükür borçludur).” buyurulmuştur.

Bir arazi, yağmur, çay veya ırmak sularıyla sulanırsa mahsûlâtın onda bir nispetinde; dalyanlar, dolaplar, hayvanlar veya satın alınacak sular ile bütün sene veya senenin yarısından fazla sulanırsa yirmide bir nispetinde öşür verilir. Tohumlar, işçi ücretleri vesair masraflar bundan düşülmez.

Öşürde, arazi sahibinin akıllı, bâliğ (ergin), zengin olması şart değildir. Öşürde itibar, arazi sahibine değil, araziyedir. Yani, mal sahibi; çocuk, deli veya fakir de olsa öşür ile mükelleftir. Arazide yılda kaç mahsul elde edilirse, hepsinden ayrı ayrı öşür vermek lâzımdır. Diğer malların zekâtında, malın-paranın üzerinden bir yıl geçmesi şart olduğu hâlde, mahsûllerde bir yıl geçmesi icap etmez. Bal, ceviz, susam, fındık, fıstık, çam fıstığı, payam (badem), zeytin, pamuk, palamut, pelit, keten tohumu, şeker kamışı, şeker pancarı, çay yaprağı, çayır otu, dut yaprağı, fesleğen yaprağı, buğday, mısır, pirinç, nohut, mercimek, bakla, fasulye, soğan, sarımsak, kavun, karpuz, salatalık, üzüm, incir, elma, armut, şeftali, erik gibi her türlü mahsulden ve yulaf, fiğ, burçak gibi her türlü hayvan gıdasından öşür verilir.

Öşrü verilen üzüm bağının içinde meyve ağaçları olsa veya bağ arasında soğan, sarımsak ekilse, o ağaçların meyvelerinden ve ekilenlerden de öşür vermek lâzımdır. Öşür arazisi içinde, ekilmediği hâlde kendiliğinden çıkan mahsulden de öşür verilir.

Hulasa, İmâm-ı Âzam Hazretleri, “Araziden elde edilen mahsulün azında da çoğunda da öşür farzdır.” buyurmuşlardır.

(Öşür Rehberi, Fazilet Neşriyat)

Hicrî:    24 Şevval  1445  Fazilet Takvim

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

2 Mayıs 2024 Perşembe

KUDÜS’ÜN FETHİ


 

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : أَنَا زَعِيمٌ بِبَيْتٍ فِي رَبَضِ الْجَنَّةِ لِمَنْ تَرَكَ الْمِرَاءَ وَإِنْ كَانَ مُحِقًّا وَبِبَيْتٍ فِي وَسَطِ الْجَنَّةِ لِمَنْ تَرَكَ الْكَذِبَ وَإِنْ كَانَ مَازِحًا وَبِبَيْتٍ فِي أَعْلَى الْجَنَّةِ لِمَنْ حَسَّنَ خُلُقَهُ. (د)‏

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) بيوردولر : بن ، حقلى بله اولسه مناقشاي ترك أدن كمسه إيجن جنتيك كنارنده بر كوشكه كفليم . شقه بله اولسه آصلا يالان سويلمين إيجن جنتيك اورطاسنده بر كوشكه كفليم . آخلاقنى كوزللشترن إيجين ده جنتيك أك أؤست درجسنده بر كوشكه كفليم . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:  “Ben, haklı bile olsa münakaşayı terk eden kimse için Cennet’in kenarında bir köşke kefilim. Şaka bile olsa aslâ yalan söylemeyen için Cennet’in ortasında bir köşke kefilim. Ahlâkını güzelleştiren için de Cennet’in en üst derecesinde bir köşke kefilim.”

(Sünen-i Ebû Dâvûd)

Hicrî:   23  Şevval  1445  Fazilet Takvim

 

 

KUDÜS’ÜN FETHİ

 

Hicret’in 15. senesinde Amr bin Âs (r.a.), Gazze, Sebastıyye, Nablus, Yafa beldelerini ve civarlarını fethettikten sonra Kudüs’ü muhasara etti ve şehirdekilere beldenin teslimi için haber gönderdi.

Kudüs’ün ileri gelenleri, Halîfe Hazret-i Ömer (r.a.) bizzât gelip de söz ve af teminatı verirse o vakit beldeyi kendisine teslim edecekleri cevabını verdiler. Keyfiyyet, Medîne-i Münevvere’ye arz olundu.

Hazret-i Ömer (r.a.), Medîne-i Münevvere’de yerine Hazret-i Ali’yi bırakıp kendisi Kudüs-i Şerîf’e gitti. Şam kumandanlarının yerlerine birer vekil bırakıp kendisiyle görüşmek üzere Câbiye’ye gelmeleri için bir gün tayin ederek mektuplar gönderdi.

O gün Şam emirleri Câbiye’ye gelip kendisiyle görüştüler. Halife’yi bekleyenler arasında Ebû Ubeyde Hazretleri ile Yezid bin Ebî Süfyan ve Hazret-i Hâlid de (r. anhüm) vardı. Hazret-i Ömer (r.a.), yamalı gömlekle bir deveye binerek Câbiye’ye gelirken onlar, bakımlı atlara binip güzel elbiseler giymiş oldukları hâlde ileri varıp karşıladılar.

Hazret-i Ömer (r.a.), onları böyle giyinmiş görünce hiddetlendi. Bineğinden indi, “Siz, ne çabuk fikir ve düşüncenizden dönmüşsünüz. Bu kılıkla beni karşılamaya mı çıktınız?” diye azarladı. Onlar da “Yâ Emîra’l-Mü’minîn! Bu, bir kuru gösterişten ibarettir. Üzerlerimizde ancak silahlarımız vardır.” diye mazeret beyan ettiler. Onun üzerine “Peki” deyip bineğine bindi ve Câbiye’ye vardı. Bineğinin üzerinde iken Amr bin Âs ile Şurahbil bin Hasene Hazretleri gelip dizini öptüler. O da onları kucakladı, iltifat etti.

Câbiye’de iken Kudüs-i Şerif’in ileri gelenleri onunla görüştüler. O da onlara eman verdi ve cizye vermek üzere onlarla antlaşma yaptı. Bundan sonra Kudüs’e gitti. Kudüs ahalisi, Kudüs-i Şerîf’i Hazret-i Ömer’e (r.a.) teslim ettiler.

Resûl-i Ekrem (s.a.v.) Hazretleri, Şâm beldelerinin fetholunacağını Ashabına haber vermişti. Hazret-i Ömer (r.a.), bu müjdenin ve mucizenin kendi zamanında meydana gelmesinden dolayı pek ziyade memnun oldu. Büyük bir neşeyle Ashâb-ı Kiram’ın birçoğu ile beraber Kudüs-i Şerîf şehrine girdi. Kubbetü’s-Sahre’yi süpürüp temizledi ve bir Mescid-i Şerîf bina edilip ibadete açılmasını emrederek Medîne-i Münevvere’ye döndü.

Hicrî:    23 Şevval  1445  Fazilet Takvim

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

1 Mayıs 2024 Çarşamba

MAL VE BEDEN İLE YAPILAN İBADET: HAC


 

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : تَعَلَّمُوا مَنَاسِكَكُمْ فَإِنَّهَا مِنْ دِينِكُمْ. (الجامع الصغير)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) بيوردولر : حجه آئد عبادتلرينزى أؤكرنينز . زيرى او دينينزدن بر قسمدر . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:  “Hacca ait ibadetlerinizi öğreniniz. Zira o, dininizden bir kısımdır.”

(Süyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr)

Hicrî:   22  Şevval  1445  Fazilet Takvim

 

 

MAL VE BEDEN İLE YAPILAN İBADET: HAC

 

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurdular: “İslâm, beş esas üzerine kurulmuştur. Bunlar; Kelime-i Şehâdet getirmek (Allâhü Teâlâ’dan başka ilah olmadığına ve Muhammed Mustafâ’nın (s.a.v.), Allâh’ın kulu ve resûlü olduğuna şehâdet etmek), namaz kılmak, zekât vermek, Ramazan orucunu tutmak ve Kâbe-i Muazzama’yı haccetmektir.”

Hac ibadeti, İslâm’ın beş esasından biridir. Hem mâlî hem de bedenî bir ibadettir. Hicret’in dokuzuncu senesinde farz kılınmış ve Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, o sene Hazret-i Ebûbekir’i (r.a.) hac emîri tayin etmişlerdir. Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) de hac farîzasını ertesi sene îfâ buyurmuşlardır.

Şartları kendinde bulunan kişiye, ömründe bir kere haccetmek, farz-ı ayındır. Bu kişi, mâlî imkânı müsait olduğu hâlde, ömrünün sonuna kadar sıhhati müsait olmazsa vekil gönderir. Haccın bazı hikmet ve faydaları:

Allâhü Teâlâ’ya karşı kendini hakîr göstermek, insanlara karşı mütevazı olmak.

Mal nimetinin ve beden sağlığının şükrünü edâ etmek.

Kâbe-i Muazzama’nın, insanların ruhlarına inşirâh (genişlik) vermesi.

Nefsi tezkiye ve terbiye etmek.

Dinleri bir, renkleri ve dilleri ayrı olan Müslümanların kaynaşmaları.

Hacer-i Es‘ad’ı selamladıkça ezelde verdiğimiz ahid ve mîsâkı hatırlamak ve imanı tazelemek.

İslâm’ın doğup yayıldığı yerleri görüp, Peygamber Efendimizin (s.a.v.) ve Ashâb’ının İslâm için bin bir güçlük ve meşakkat içinde verdiği mücadeleyi hatırlamak.

• Bembeyaz ihrâma bürünerek, beyaz kefene sarılıp âhiret yolculuğuna çıkmanın, kabirden kalkıp mahşere gitmenin bir temsilini yaşamak.

• Hac, Müslümanlarda ömür boyu yâd edilecek güzel hatıralar bırakır.

(Hac Rehberi, Fazilet Neşriyat)

Hicrî:    22 Şevval  1445  Fazilet Takvim

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"