2 Ocak 2022 Pazar

KUR’ÂN-I KERÎM’E ABDESTSİZ DOKUNULMAZ


 

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : خَيْرُكُمْ مَنْ تَعَلَّمَ الْقُرْآنَ وَعَلَّمَهُ. (خ)

رسول الله  ( ﷺ )  بيوردولر  :  سزين أك خيرلينز ، قرآن كريمى أؤكرنن وأؤكرتنينزدر  . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:   Sizin en hayırlınız, Kur’ân-ı Kerîm’i öğrenen ve öğreteninizdir.”

(Sahîh-i Buhârî)

Hicrî:   29   Cemaziyelevvel   1443    Fazilet Takvim

 

KUR’ÂN-I KERÎM’E ABDESTSİZ DOKUNULMAZ

 

Abdestsiz bir kimse Kur’ân-ı Kerîm’e dokunamaz ve onu eline alamaz.

Kur’ân-ı Kerîm’in âyet-i kerîme yazılmış olan ve olmayan kısımları aynı hükümdedir. Bu sebeple, âyet yazılmış olan kısımlarına abdestsiz el sürülmediği gibi yazı olmayan kenarına dahi abdestsiz dokunulmaz. Kur’ân-ı Kerîm’e el sürmek veya dokunmak için abdest almak farzdır. Velev ki bir parça kâğıt veya duvar üzerine yazılmış bir âyet-i kerîme olsun.

Fıkıh, hadîs ve akâid gibi din ile alâkalı kitaplara dokunmak için hürmeten abdest alınır. Zira bunlarda da âyet-i kerîmeler bulunabilir. Hanefî âlimleri arasında kendilerine “Şemsü’l-Eimme” lakabı verilmiş iki zâttan biri olan Halvânî (rah.): “Biz, bu ilme, hürmet ile nâil olduk. Çünkü ben, abdestsiz olarak elime kâğıt almadım.” demiştir. Diğer zât İmâm Serahsî de (rah.) ilimle meşgul olduğu bir gece, bir rahatsızlığından dolayı on yedi defa abdest almıştır.

Kur’ân-ı Kerîm’i, kapalı iken kılıfı haricinde bir şeyle, mesela temiz bir bez ile veya elbisenin kolu ile tutmakta bir kerâhet yoktur. Fakat abdestsiz olarak elbisenin kolu veya ucu ile âyet-i kerîmeye dokunmak tahrîmen mekruhtur.

İçinde dînî ilimlerden bahsedilen, Allâhü Teâlâ’nın ismi ve Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem’in ismi gibi, hürmet gösterilmesi gereken şeylerin yazılı olduğu kâğıtları başka işlerde kullanmamalıdır.

 

CEMÂZİYELÂHİR İCTİMÂI, RU’YET VE BAŞLANGICI

 

Hicrî-Kamerî 1443 yılı Cemâziyelâhir ayı ictimâı, 2 Ocak Pazar günü Türkiye saati ile 18:34’tedir. Ru’yet ise 3 Ocak Pazartesi, Türkiye saati ile 09:28’dedir.

Hilâl’in görüldüğü yerler: Türkiye, Almanya, Avusturya, Mekke-i Mükerreme, Medine-i Münevvere, Çin, Büyük Okyanus, Hong Kong, Vietnam, Tayland, Yeni Zelanda, Papua Yeni Gine, Avustralya Kıtası, Endonezya, Malezya, Filipinler, Japonya, Güney Kore.

Hilâl’in görüldüğü günü takip eden 4 Ocak Salı günü de Cemâziyelâhir ayının 1. günüdür.

Hicrî:   29   Cemaziyelevvel   1443    Fazilet Takvim

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

1 Ocak 2022 Cumartesi

BESMELE-İ ŞERÎFE’NİN FAZİLETİ


قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : كَانَ جَبْرَائِيلُ عَلَيْهِ السَّلَامُ إِذَا جَاءَنِي بِالْوَحْيِ أَوَّلَ مَا يُلْقِي عَلَيَّ بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ. (قط)

رسول الله  ( ﷺ )  بيوردولر  :  جبرائل عليه السلام ، بانه وحى إيله كلديكى زمان ، إلك إلقى أتديكى ( اوقوديغى ) شى ’ بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ ‘ اولوردى  . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:   Cebrâîl aleyhisselâm, bana vahiy ile geldiği zaman, ilk ilkâ ettiği (okuduğu) şey ‘Bismillâhirrahmânirrahîm’ olurdu.”

(Sünen-i Dârekutnî)

Hicrî:   28   Cemaziyelevvel   1443    Fazilet Takvim

 

BESMELE-İ ŞERÎFE’NİN FAZİLETİ

 

Hayırlı olan her işin başında besmele çekmek; yani “Bismillâhirrahmânirrahîm” demek müstehâbdır.

Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) buyurmuştur ki: “(Allâhü Teâlâ’nın ilk yarattığı şey Kalem’dir.) Kalem’in ilk yazdığı şey ‘Bismillâhirrahmânirrahîm’dir. Siz de bir şey yazacağınız zaman evvela onu yazın. O, (peygamberlere) indirilmiş olan her kitabın anahtarıdır. Cebrâîl aleyhisselâm, onu bana getirdiği zaman üç defa tekrar etti ve dedi ki:

Bu, senin ve ümmetin içindir. Ümmetine emret ki hiçbir işlerinde onu terk etmesinler. Zira ben onu, baban Âdem aleyhisselâm’a indirdiğimden beri, bir an bile olsun terk etmedim. Diğer melekler de terk etmediler.”

Resûlullah Efendimiz (s.a.v.), Ebû Hüreyre (r.a.) Hazretlerine buyurdu ki: “Ey Ebû Hüreyre, abdest alacağın zaman ‘Bismillâh’ de. Zira böyle dersen, Hafaza melekleri, abdestin bitinceye kadar sana sevap yazmaya devam ederler.”

Enes bin Mâlik (r.a.) da demiştir ki: Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, şöyle buyurdu: “İnsanların elbiselerini çıkaracakları zaman ‘Bismillâhirrahmânirrahîm’ demeleri, avret yerlerini, cinlerin görmelerine mâni olan bir perdedir.”

Resûlullah Efendimizden (s.a.v.) şöyle rivâyet olunmuştur: “Kıyamet günü Ümmet-i Muhammed’in bir rekât namazı, İsrâiloğulları’nın bin rekât namazından -sevap bakımından- üstün olur. Onlar, Cenâb-ı Hakk’a bunun hikmetini sorunca, Allâhü Teâlâ, “Çünkü onların (Ümmet-i Muhammed’in) namazlarında ‘Bismillâhirrahmânirrahîm’ vardı, buyurur.”

Tâbiîn’den Ebû Müslim Havlânî’nin (rah.) bir hizmetçisi vardı. Hizmetçi, onu öldürmek için birkaç defa zehir içirmişti. Fakat zehir, ona hiç tesir etmedi. Bir müddet sonra hayretler içinde kalan hizmetçi, suçunu itiraf ederek, zehrin tesir etmemesinin sebebini sordu. Havlânî (rah.), “Ben yediğim veya içtiğim her şeyden evvel (ihlas ve samimiyetle) Bismillâhirrahmânirrahîm derim. Bu sebeple yiyip içtiğim hiçbir şey bana zarar vermez.” dedi.

Hicrî:   28   Cemaziyelevvel   1443    Fazilet Takvim

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"